RSS Feed
Mar 2

Karşılıksız Sevmeyi Biliyor musunuz?

Posted on Salı, Mart 2, 2010 in Ask

Sevmek, insanın en değerli duygusudur. Yaşamın temel taşı ve belirleyicisidir. Denizi, güneşi, mehtabı, beslediğimiz hayvanı sevmekten mutluluk duyarız. Ancak konu insanı sevmeye gelince, dengeler bozulur.

Karşılıksız Sevmeyi Biliyor musunuz?

Karşılıksız Sevmeyi Biliyor musunuz?

Mehtabı severiz çünkü ondan bir beklentimiz yoktur. Mehtapsız geceler bizi hayal kırıklığına uğratmaz. Onun varlığı bizim için yeterlidir, mehtap da bizi sevsin diye beklemeyiz.

Konu ne zaman bir insanı sevmeye gelse, beklentilerimiz de başlar. Sevgimize karşı sevgi isteriz. Birini sevdiğimiz zaman, kendimizden de hoşnut oluruz çünkü iyi bir davranış içindeyizdir. Bununla birlikte, karşımızdaki kişi bizi sevsin diye, tavrımızı değiştirmeye, gereğinden fazla taviz vermeye başladığımızda; sevdiğimiz kişinin bize bir şekilde borçlandığını düşünürüz. Sevgimiz karşılıksız kaldığında, kalbimizin ortasına büyük bir acı çöker.

Çoğu insan, hayatında en az bir kere bu acıyı yaşamıştır. Bu öyle şiddetli, derin ve sarsan bir acıdır ki; bizi hem psikolojik, hem fiziksel olarak tüketir. Kendimizi değersiz ve yersiz hissetmemize sebep olur.

Sevgisizlik, zaman içinde farklı duyguların oluşmasına yol açar. Nefret, öfke, yaşamdan vazgeçme, özgüven eksikliği gibi duygular, genellikle bu tarz bir kaybedişin ardından ortaya çıkar. Çevrenizdeki sert, bencil, çabuk yıkıp geçebilen, karşısındakini düşünmeyen insanları düşünün. Onların hayat hikayelerini dinlerseniz, geçmişte yaşanan pek çok hayal kırıklığının izlerini bulursunuz.

Sevgiyi yakalayamamak, arka arkaya yaşanan kötü deneyimler, zamanla kişinin düşünce yapısını ve davranışlarını etkiler. Sevgisizlikle yoğrulan insanlar, sonunda başkalarına zarar vermekten zevk alır hale gelirler. “Madem beni sevmiyorlar, o zaman korksunlar “ düşüncesi gelişir.

Sevgisiz insanlar, başkaları üzerinde güç uygularlar. Vermekten, paylaşmaktan kaçınırlar. Parçalamak, dağıtmak, yok etmek eğilimindedirler. Böylece daha üstün ve daha iyi olduklarını hissederler. Bu durum zamanla oluşur. Yaşadığımız acı dolu deneyimler, yavaş yavaş ruhumuzu ele geçirir. Bu yoldan çıkmak, kendimizi mutlu etmek için yapmamız gereken şey, değişmektir.

Sevme biçimimizi, sevgiye bakış açımızı değiştirmemiz gerekir. Sevmek; karşılık görelim veya görmeyelim, değerli ve doyurucu bir duygudur. Sevgimize karşılık beklemek, ticari bir anlaşmaya benzer. Oysa beklentisiz sevgi, sizi hayal kırıklıklarından ve yaşayacağınız o büyük bozgunlarından kurtaracaktır.

Karşımızdakileri değiştirme çabası içine girmeden, olduğu gibi sevmeye başladığımızda, sevmek yeteneğini kazanırız. Beklentileriniz ne kadar yüksek olursa, sevgisizliğe de o kadar yakın durursunuz. Beklediğini bulamayan sevgi, ruhsal rahatsızlıkları ve mutsuzluğu getirir. Gerçek sevgiyle tanıştığınızda; gerçek mutlulukla, özgürlükle, ruhun sonsuz dinginliğiyle ve dünyanın size sunduğu mucizelerle karşılaşırsınız. Karşılıksız sevin! Sevdikçe çoğalacaksınız….

Mar 2

Doğru Nefes Alıyor musunuz?

Posted on Salı, Mart 2, 2010 in Saglik

Bilinçli nefes almak çok önemlidir. Bir insan günde ortalama 50 bin kere nefes alır. Bu nefeslerin yanlış alındığını düşünürsek, ne kadar hayati bir konu olduğu anlaşılacaktır.

Doğru Nefes Alıyor musunuz?

Doğru Nefes Alıyor musunuz?

Şimdi durun ve kendinizi dinleyin. Nasıl nefes alıyorsunuz? Sığ ve küçük nefesler mi alıyorsunuz, yoksa karın boşluğundan derin nefesleriniz mi var?

Ne zaman sıkılsak, endişelensek veya paniğe kapılsak, sığ nefesler alırız. Aslında çoğumuz genelde sığ nefes alıp, ciğer kapasitemizin ancak %30’unu kullanırız. Bunun anlamı ise, kendimizi hayatın kaynağı oksijenden mahrum ettiğimizdir.

Doğru nefes almak, oksijenin tüm hücrelerimize yayılmasını sağlar. Oksijen hem cildimizi, hem iç organlarımızı besler. Enerjimizi yükseltip, kalp atışlarımızı düzenler.

Derin nefes alma tekniğini geliştirmek, kriz anlarında daha sakin kalabilmemizi, daha iyi uyumamıza ve egzersizlerden daha fazla faydalanmamıza olanak sağlar. Doğru nefes aldığımızda bedenimizin duruşu değişir, düzelir ve daha estetik görünmemizi sağlar.

Her nefes aldığımızda, oksijen molekülleri ciğerlerimizden kana geçer. Orada, kırmızı kan hücrelerinde bulunan pigmentlerle birleşir ve kana kırmızı rengi veren bir bileşim ortaya çıkar. Daha sonra bu oksihemoglobin, kan dolaşımı sayesinde tüm vücuda dağılır. Bu dolaşım sırasında, solunumun atığı olan karbondioksiti toplar ve nefesle dışarı atmak üzere yeniden ciğerlerinize taşır. Ciğerlerinizin sadece üst kısmını kullanarak sığ nefesler aldığınızda, bu atığı dışarı atmakta pek etkili olamazsınız. Derin nefes almayı öğrendiğinizde, vücudunuza detoks yaptırmış olursunuz.

Nefes egzersizleri:

Her gün doğru nefes alma tekniği üzerinde 5-10 dakika egzersiz yapın.

Göğüs kafesiniz yerine, karın boşluğunuzun derinlerinden nefes almaya odaklanın.

Havayı burnunuzdan ağır ağır alın. Onun vücudunuza girişini, beyninize ve oradan da derinize kadar tüm hücrelerinize yayılışını hissedin.

Karnınızın şişmesine izin verin. Sonra sakin ve ölçülü biçimde nefesinizi ağzınızdan verin .

Nefes alıp verirken, nefesinizi aldığınız kadar süreyi, verirken de kullanın.

Bıraktığınız havanın, kirli atık ürünlerini vücudunuzdan uzaklaştırdığını, temizlenip arındığınızı hissedin…

Mar 2

Diyabetik Gıda Kilo Verdirmez!

Posted on Salı, Mart 2, 2010 in Saglik

Diyet yapanların sıklıkla düştüğü hatalardan biri, diyabetik ürünler tüketmektir. Oysa diyabetik ürünler kalori bakımından diğer gıdalardan farklı değildir.

Diyabetik Gıda Kilo Verdirmez!

Diyabetik Gıda Kilo Verdirmez!

Diyabet hastaları, diyabetik ürünlerin piyasaya sunulmasıyla mutlu oldular. Onlar için özenip yiyemedikleri, çikolata gibi ürünleri yiyebilmeleri sevindiriciydi. Ancak kilo problemi olan ve diyete girenler, diyabetik ürünleri alarak yanılgıya düştüler. Çünkü diyabetik ürünler sadece şeker içermez, onun haricinde tüm kalori içerikleri aynıdır.

Diyet ürün ile diyabetik ürün arsında fark vardır. Light ürün, kalorisi azaltılmış üründür. Diyabetik ürün ise, sanayi şekeri, yani sukroz olmayan üründür.

Buna benzer bir yanılgı da kepek ekmeği için geçerlidir. 1 dilim kepek veya buğday ekmeği, ortalama 65 kaloridir. Bir dilim beyaz ekmek de ortalama 65 kaloridir. Bu iki ekmeğin arasından kepek ekmeğinin öne geçmesinin sebebi, besleyici değeridir. Kepek ve çavdar ekmeği B grubu vitamin ve mineraller içerir. Bu sayede kan şekerinin aniden yükselmesine ve kolesterol düzeyinin dengelenmesine yardımcı olur.Tatlandırıcı konusunda da biraz bilinçli davranmakta yarar vardır. Tatlandırıcı kullanımı sınırlı olmalıdır. 10-12 adetten fazlası zararlıdır. Bazı türleri yüksek dozda kullanıldığında, yağ oluşumunu destekler. Bazıları ise ishal yapabilir. Diyet kola, diyet muhallebi gibi ürünlerin içindeki miktar da, bu dozun içinde kalacak şekilde hesaplanarak tüketilmelidir.

Etiketleri okumak:

Marketlerde diyabet hastaları ve diyet yapanlar için ürünler vardır. Bu ürünlerin ambalajında yazan bilgileri okumalısınız.

Diyabetik: Şeker yerine tatlandırıcıyla hazırlanmış ürünlerdir. Ürünün yağ ve kalorisinde azalma olmayabilir. Diyabetik ürünlerde kalorisi olmayan tatlandırıcılar kullanılabileceği gibi, kalorili olan tatlandırıcılar da kullanılabilir. Bu yüzden etiket iyi okunmalıdır.

Light: Normal ürünlerden üçte bir oranında daha az kalorili veya %50 oranında daha az yağlı ürünlerdir. Az kalorili ya da az yağlı ürünler, %50 az sodyum içeriyorsa, bu da light olarak nitelendirilir.

Ekstra Light: Üründeki yağın %1’dan daha az olmasıdır.

Diyet: Kalorisi azaltılmıştır.

Azaltılmış etiketi: %25 oranında daha az kalori, doymuş yağ, kolesterol veya sodyum içeren ürünlerdir…