Sayfalar
Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Archive for the ‘Blog’ Category

Dişlerini hırsızlıkta kullanıyor!

Salı, Haziran 23rd, 2009
Dişlerini hırsızlıkta kullanıyor!

Çin  polisi , bir  dizi  hırsızlık  olayını  sonunda  çözdü   ve karşılaştıkları gerçek onları  da şoka uğrattı. Bu hırsızın üzerine yok! Dişlerini yemek yemek yerine hırsızlıkta  kullanıyor…..

Çin polisi uzun bir zamandır , nasıl  olduğunu  bir türlü anlayamadığı bir dizi hırsızlık olayını sonunda çözdü ama kendileri de şoke oldular.

Çin’in Chongqing  eyaletinde evlerin içine parmaklıklı pencerelerden girip hırsızlık yapan suçlu yakalandı. Müfettişler gizemli soygunları araştırırken parmaklıklarda derin diş izleri buldu ve bunun üzerinde bir otel odasında yaşayan ve dişiyle ceviz kırabilen bir adamı sorguya aldı….

Sorgulama  sonucunda 23 yaşındaki Xiong suçunu itiraf etti. İş bulamadığı için hırsızlık yapan, son  iki yıldır girdiği  evlerin sayısını bilmediğini söyleyen Xiong, bir dağ köyünde büyüdüğünü  ve  bu  yeteneğini  ceviz kabuklarını kırarak geliştirdiğini ifade etti.

Xiong, 1  cm’ye kadar  kalınlığı  olan  çelik  ürünlerini çiğneyebiliyor. Polis onu bulmakta bu nedenle  bu kadar  zorlanmış  zaten, çünkü  arkasında iz bırakacak hiç bir alet kullanımıyordu  Xiong. Parmaklıkları dişleriyle çiğneye çiğneye  kırıyordu……..

BMW

Pazartesi, Haziran 22nd, 2009

BMW (Bayerische Motoren Werke AG’nin kısaltması) (Türkçe: Bavyera  Motor  Fabrikası A.Ş.), Alman, otomobil, motosiklet, motor ve bisiklet üreticisi. BMW ayrıca, Mini ve Rolls-Royce, otomobil şirketlerinin  sahibidir. Çalışan sayısı 107.539 dir.2007 cirosu 56,018  Milyar Avro’dur aynı yıl 1.541.503 otomobil üretmiştir. Bu üretimin  1.302.774 adet BMW markası altındadır. Ayrıca aynı yıl motosiklet üretimi 103.396 adettir.  Şirketin sloganı ve resm kurumsal dili İngilizcedir. Sloganı ‘sheer  driving  pleasure ‘ (Gerçek Sürüş Keyfi). Bu sloganla, ünlü Alman teknolojisini ve AR-GE’deki kendine güveni vurguluyor.Şirket, 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya’nın   Münih  kentinde  kurulmuştur   ve  mimari   olarak




meşhur  merkezi  halen   oradadır. İlk zamanlarda  sadece uçak motoru üreten şirket, 1928 yılında satın aldığı  Fahrzeugtechnik Eisenach A.G. otomobil şirketinden sonra otomobil üretimine girmiştir. BMW ilk otomobil seri üretimini 1929′da 3/15 PS ismindeki otomobil ile başlamıştır.

 

BMW ilk olarak uçak motoru üretimi yapan bir firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmı da uçak pervanesini temsil etmektedir.

Üretildiği  ülke:  Almanya
Kurucusu:  Karl Friedrich Rapp
İsmi Nereden Geliyor: Bayerische  Motoren Werke ( Bavyera  Motor  Fabrikası )
Amblemin Anlamı: BMW ilk olarak   uçak motoru üretimi yapan bir  firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı  gökyüzünü beyaz kısmı da  uçak pervanesini   temsil etmektedir. Mavi beyaz  damalı  desen aynı  zamanda  Bavyera eyaletinin  bayrağını  simgelemektedir.

13 BİN ŞARKI YUTAN WALKMAN

Pazar, Haziran 14th, 2009

Sony ağır yara aldığı ATRAC ses formatından vazgeçmese de yeni walkman’lerinde MP3 formatını da destekliyor. Firma sahip olduğu flaş bellekli walkman’lerinin yanısıra yeni girdiği sabit diskli ürün gamında da 20 GB kapasiteli NW-HD5 kodlu ürünüyle cazip bir seçenek sunuyor.
13 bin şarkı kapasiteli cihaz tek şarjla 40 saat gibi görülmemiş bir çalma ömrüne sahip. Alüminyum kaplamalı walkman sadece 125 gram ağırlığında. NW-HD5′in ayrıca 30 GB kapasiteli bir üst sürümü de bulunuyor.

3. ŞAHSIN ŞİİRİ :(

Cumartesi, Haziran 13th, 2009

Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu,ağlardım
Beni sevmiyordun,bilirdim
Bir sevdiğin vardı,duyardım
Çöp gibi bi oğlan,ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu,ağlardım
Ne vakit Maçka’dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin,bakardın
Üşürrdüm,içim ürperirdi
Felaketim olurdu,ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin,mum giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi yüzü
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım…..

ATİLLA İLHAN

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU

Cumartesi, Haziran 13th, 2009

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde “onca ayrılığın birinci
dereceden failidir”
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse…

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!!!!

BADEMLI ALABALIK

Pazar, Mayıs 17th, 2009

MALZEMELER:
4 adet alabalık fileto
50 gr un
3 adet çırpılmış yumurta
100 gr kızarmış file badem
Yeterince tuz ve biber
Kızartma için 1 su bardağı sıvı yağ

HAZIRLANIŞI
Önce balıkları tuz ve biberleyin. Daha sonra her iki tarafını da una bulayıp çırpılmış yumurtaya batırın. Bir tavada kızgın yağda her iki tarafını da kızartın.
Roko, yeşil soğan ve limonla birlikte servis edin. En son file bademleri balığın üstüne serpin.

İnsanlik

Salı, Nisan 14th, 2009

LEZZETLİ BİR YEMEK TARİFİ

Yemeğin Adı : İNSANLIK

KULLANILACAK MALZEME

Bir Ölçek : GÜNAYDIN,

iki ölçek :İYİ GÜNLER,

Birazcık : İLGİ

Bir Tutam : ANLAYIŞ,

Kararınca : NEZAKET,

Bir tatlı kaşığı : HOŞGÖRÜ. HAZIRLANIŞI :

Malzemeyi iç dünyanızdan alın,

yıkamaya gerek yoktur,

nasılsa malzemeniz temizdir.

Gönül teknenizde nazikce karıştırın.

Kokusu her yanınıza sinince,

içine duygu şerbeti ekleyip karıştırın.

Karışımı hayat tabağının üzerine

yavaşça yerleştirin.

Üstünü sevgi marmelatı ile süsleyin.

Bir kaç parça gökkuşağı rengi ile süsleyin.

DOYA DOYA İKRAM EDİN VE YİYİN.

AFİYET OLSUN.

Şansizliga katlanmak ama hatalardan hayılanmamak

Çarşamba, Nisan 1st, 2009

Sanssizliga katlanabiliriz, çünkü disaridan gelir ve tümüyle rastlantisaldir. Oysa yasamda bizi asil yaralayan, yaptigimiz hatalara hayiflanmaktir. (Oscar Wilde)

İlginç

Pazartesi, Mart 30th, 2009

_Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
_Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamış. _Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
_Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.

İpsiz Recep kimdir?

Pazar, Mart 29th, 2009

Recep tüm varlığını yoksul halkla paylaşmayı sevdiği için kendisine “İpsiz” lakabı takılır. Karadeniz Bölgesi’nde oluşturduğu grubu ile Kurtuluş Savaşı’nda düşmana karşı mücadele edip, birçok başarı elde eden İpsiz Recep, milis yüzbaşı rütbesiyle İstiklal Madalyası alır.Balıkçı tekneleri ile Kuvay-ı Milliye’ye asker ve silah taşıyan, cesareti ve gözü pekliğiyle halkın gönlünde yer eden destansı kahramandır.