Sayfalar
Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Archive for the ‘Egitim’ Category

Dershane ve özel okullarda yeni dönem

Cumartesi, Nisan 10th, 2010

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) yapılan düzenlemeyle, dershanelerde en az 3 yerine 6 derslik olması, dershanelerin bütün birimlerinin, aynı binanın birbirine bitişik daire veya bitişik alt ve üst katlarında veya bitişik binaların birbirine bağlantılı aynı katlarında olması şartı getirildi.

Edinilen bilgiye göre, MEB, Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesini günümüz şartlarına göre, değişen, gelişen yöntem ve tekniklere uygunluk sağlaması için yeniden düzenledi.

Bu yönergenin yürürlüğe girmesiyle, 17 Kasım 2004 tarihli Özel Öğretim Kurumlarına Ait Standartlar Yönergesi” yürürlükten kaldırıldı.

Yetkililer, yeni yönergenin teknolojiye ve günümüz şartlarına uygun olmasının amaçlandığını kaydetti.

Buna göre yönergede, özel öğretim kurumlarının yerleşim planı, derslik sayıları, dersliklerde öğrencinin kullanım alanı, kurumlarda bulunması gereken bölümler ile ilgili hususlar yer alıyor.

Özel okullardaki dersliklerin pencere alanları, dersliklerde öğrenci için kullanım alanları, merdivenler ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldı.

Özel okullarda bedensel özürlü bireyler için okulun bahçe ve bina girişi ile zemin katının merdiven bulunan bölümlerinde rampa bulunacak.

Özel öğretim kurumları, mevcut tuvalet ve lavabolarının birini 1 yıl içerisinde bedensel özürlü bireylerin kullanımına uygun hale getirecek.

-EN FAZLA 30 ÖĞRENCİYE BİR DERSLİK-

Okulların seviyesine göre en az öğretim süresi kadar derslik bulunacak. Derslikler, okul öncesi eğitim kurumlarında en çok 20 öğrenciye, fen liseleri ve sosyal bilimler liselerinde en fazla 24 öğrenciye, diğer sınıflarda en fazla 30 öğrenciye bir derslik olacak şekilde hesaplanacak.

Okullarda bedensel özürlü bireylerin kullanımına uygun şekilde düzenlenmiş tuvalet ve lavabo bulunacak.

İlköğretim okullarında ayrıca teknoloji ve tasarım dersliği de bulunması gerekecek.

Yönergede, laboratuvar konusunda da bir düzenleme yapıldı. Buna göre, aynı bina veya kampüs içinde birden fazla program uygulayan ortaöğretim kurumlarında her program için ayrı laboratuvar istenmeyecek. Bundan sonra aynı kampüs içindeki kurumlar ortak laboratuvar kullanabilecek.

Özel okullarının büro hizmetleri, rehberlik ölçme ve değerlendirme odalarında, öğretmenler odasında ve yemekhanede Atatürk resmine ek olarak İstiklal Marşı ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin de bulunması gerekecek.

Özel ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında sağlık odası bölümü bulunması zorunluluğu kaldırıldı.

-ÖZÜRLÜLER İÇİN RAMPA-

Bedensel özürlü bireylere ait öğretim programı uygulayan özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin merdivenlerinin her iki tarafında da özürlülerle ilgili Türk Standartları Enstitüsü standartlarına uygun korkuluk ve küpeşte yapılacak.

Özel eğitim okullarının merdivenleri için gerekli standartlarda rampa olacak. Bedensel özürlü bireyler için asansör bulunacak.

-”DERSHANE AÇMAK ZORLAŞACAK”-

Özel dershanelerle ilgili hükümlerin de yer aldığı yönergeye göre, dershanelerin dersliklerinde en az 6 derslik olacak. En az 20′şer metre kare olacak dersliklerde en çok 30 öğrenci bulunabilecek.

Yetkililer yapılan değişiklikle dershane açmanı zorlaştırıldığını, dershanelerin eskiden 3 derslikle açılabilirken, şimdi en az 6 derslikle açılabileceğini belirtti.

Özel dershanelerin nerelerde açılabileceğinin düzenlendiği yönergede, özel dershanelerin bütün birimleri aynı binanın birbirine bitişik daire veya bitişik alt ve üst katlarda; bitişik binaların birbirine bağlantılı aynı katlarında ve aynı bahçe içerisinde tamamı kuruma ait binalarda olacak.

Dershanelerin kurucu, müdür ve müdür yardımcısı odalarında, rehberlik servisi odasında, öğretmenler odasında, laboratuvarlarda Atatürk resminin yanı sıra İstiklal Marşı ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi yer alacak.

Yönergede, hizmet içi eğitim merkezleri ve uzaktan öğretim ve Özel Motorlu Taşıt sürücü kurslarıyla ilgili de düzenlemelere yer verildi..

Öğretmenlere 7 yıl zorunlu hizmet

Cumartesi, Nisan 10th, 2010

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin tabi olacağı atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde radikal değişikliklere gidiyor.
NTV’nin haberine göre hazırlanan yönetmelik taslağı, öğretmenlerin fiziki özelliklerinden zorunlu çalışma sürelerine kadar bir değişiklik öngörüyor. Taslağa göre, öğretmen atamaları yılda bir kez, Ağustos ayında yapılacak.

Zorunlu hizmet
Taslak Türkiye’yi üç çalışma bölgesi ve altı hizmet alanına ayırıyor. Zorunlu hizmet alanları sadece il ve ilçe bazında olmayacak. Örneğin, bir mahalle ya da aynı ilçe içindeki bir başka okul da zorunlu hizmet alanı olabilecek.

3 ila 5 yıl arasında değişen zorunlu hizmet sürelerinde de üst sınır 7 yıla çıkarılıyor.

Yüzdeki yara öğretmenliğe engel
Taslakta, öğretmenlerin fiziki özelliklerine dair düzenlemeler de var. Yüzde 50′den fazla görme bozukluğu olanların sınıf ve okul öncesi öğretmen olamayacak. Engellilik düzeyi yüzde 40′dan fazla olanların öğretmenlik yapabileceğine ilişkin sağlık kurulu raporu getirecek. Genel yüz hatlarını bozan ve yüz ifadesini engelleyen kalıcı yara ve yanığı bulunanlar özürlü sayılacak ve okul öncesi ve sınıf öğretmeni olamayacak.

Taslak, olimpiyatlarda, uluslararası şampiyonalarda ilk üçe giren ve 10 kez milli takım forması giymiş sporcular için KPSS şartı aranmadan beden eğitimi öğretmenliğine başvurabilme kolaylığı da getiriyor…

YÖK´ün katsayıya formül arayışı sürüyor

Salı, Şubat 23rd, 2010

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Danıştayın YÖK´ün farklı katsayı kararını durdurmasının ardından ´´Alanları değiştirmeyeceğiz, sistemin hesaplamasını değiştirmeye çalışıyoruz. Alanında giderse mesela 10 puan, gitmezse 0. Burada toplama işlemi yapıyorsunuz, çarpma işlemi yok´´ dedi.
Gazikent Üniversitesi´nin davetlisi olarak Gaziantep´te bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Danıştayın YÖK´ün itirazını reddetmesine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yaptıkları ön çalışmanın daha basit bir sistem olacağını belirten Özcan, ´´Ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı budur. Alanındaysa şu kadar ek puan alıyor, test puanları da şudur. Toplarsanız öğrencinin puanı çıkar´´ dedi.
Bir gazetecinin ´´Farklı katsayı mı? Tek katsayı mı olacak?´´ sorusu üzerine Özcan, ´´Alanında gidene bir şey eklenecek, gitmeyene eklenmeyecek. Daha basite indirgenecek´´ diye konuştu. Özcan, ´´Alanları değiştirmeyeceğiz. Sistemin hesaplamasını değiştirmeye çalışıyoruz. Alanında giderse mesela 10 puan, gitmezse 0. Burada toplama işlemi yapıyorsunuz, çarpma işlemi yok´´ dedi.
´Yanlış anlaşılma olmasın´
Bir soru üzerine Özcan, yeni sistemi ortaya koyarken teknik detayı ile birlikte vereceklerini belirterek, ´´Yanlış anlaşılma olmasın. Tatminkar bilgi verince insanların ikna edilmesi daha kolay oluyor. 14 gibi bir rakama çıkmaları da ondandır zaten´´ dedi. Gerekçeyi henüz görmediklerini belirten Özcan, ´´Türkiye´nin böyle hukuk alanında bu kadar sorun yaşadığı zamanda 14-15 oyla tabii hoş bir şey´´ diye konuştu. Özcan, YÖK Genel Kurulunun 4 Martta toplanacağını hatırlatarak, 18 Mart´ta da bir toplantı yapacaklarını, bu toplantıda bu konunun yanı sıra disiplin dosyalarını görüşeceklerini söyledi.
Bir gazetecinin ´´Toplantı olağanüstü mü olacak?´´ sorusu üzerine Özcan, ´´Hayır. 18´inde kesin bir sonuç çıkacak´´ dedi. Özcan, ´´Katsayılarda bindelik sisteme mi, yüzdelik sisteme mi devam edilecek?´´ sorusuna karşılık olarak, ´´Hayır, çok detay söyleyemem. Ama daha basit bir şey olacak´´ yanıtını verdi. Bu konuda üç başlık olduğunu ifade eden Özcan, bunlardan birinin ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı (AOBP), diğerinin testlerden alınan skor, bir diğerinin ise katsayı olduğunu belirtti.
Bunları herkesin daha iyi anlayacağı, basit bir hale getirmeye çalıştıklarını anlatan Özcan, şunları kaydetti: ´´Onun için bir çalışma grubu kurup, onlardan çalışma isteyeceğiz. Ön çalışmamız da var. Ana hatları da belli. Yapacağımız şey daha basit bir sistem olacak. AOBP budur. Alanındaysa şu kadar ek puan alıyor. Test puanları da şudur. Toplarsanız öğrencinin puanı çıkar. Biliyorsunuz istatistikte öğrenci notlarını arttırmak istediğinizde mesela 1.2 katsayısı ile çarparsınız ya da belli bir katsayı eklersiniz. İşte 10 puan gibi mesela. Ama çarptığınızda öğrenciler arasındaki eşitlik bozulur. Türkiye´de yıllardan beri yapılan budur. Onun daha düzgünü eğer öğrencilere puan vermek gerekiyorsa ilave katsayıdan dolayı, bir rakamı bir sabite eklemek daha iyidir. İstatistiki olarak daha doğru sonuçlar verir.´´
ÇAPRMA YERİNE TOPLAMA
Özcan, AOBP´nin Milli Eğitim Bakanlığı´ndan geldiğini ve ÖSYM´ce hesaplandığını belirterek bu konuda kendilerinin bir şey yapmadığını belirtti. Katsayının ise bir rakamla çarpıldığını anımsatan Özcan, ´´Katsayı bir rakamla çarpılıyordu, artık yükseltmek değil buraya bir sabit koyalım. 5 puan… Alanında gidiyorsa o puanı verin, yoksa vermeyin. Ve bir de test puanı var, üçünü toplayacağız işte. Artık çarpma filan yok; sabit olacak. O sabiti ekleyeceksiniz´´ dedi.
Bir gazetecinin ´´Farklı katsayı mı olacak?´´ sorusu üzerine Özcan, ´´alanında giden öğrencilere bir puan ekleneceğini, gitmeyenlere ise eklenmeyeceğini´´ yineledi. ´´İletişim lisesini bitiren, iletişim fakültesine girebilecek mi?´´ şeklindeki bir soruya karşılık, ´´Hayır gidemeyecek. Orada bir değişiklik yok´´ diyerek yanıtladı. Alanları değiştirmeyeceklerini vurgulayan Özcan, ´´Sistemin hesaplamasını değiştirmeye çalışıyoruz. Alanında giderse mesela 10 puan, gitmezse 0. Burada toplama işlemi yapıyorsunuz, çarpma işlemi yok´´ dedi.
Bir gazetecinin ´´Peki bu karar da Danıştaya giderse ne olacak?´´ sorusuna ise Özcan, ´´Bu istatistiksel olarak daha doğru bir şey. Eğer komisyondan güzel bir şey gelirse size duyururuz´´ dedi. Özcan, komisyonda istatistikçilerin ve matematikçilerin olduğunu ifade etti. Özcan, başka bir soru üzerine, sistemdeki puan aralığının değişmeyeceğini söyledi.
Bir gazetecinin yasada ortaöğretim puanının katsayı ile çarpılmasının olduğunu söylemesi üzerine, ´´Hayır (ekleyin) diyor. (Ortaöğretim başarı puanını bir şekilde yansıtın) diyor´´ dedi. Özcan, ´´Önümüzdeki sene bir yasa değişikliği olabilir mi?´´ sorusunu ise, ´´Onu bilemiyorum. Kanun değişikliği yapmak rasyonel görünmüyor´´ yanıtını verdi.
SINAVIN ANA HATLARI DEĞİŞMEYECEK
Özcan, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Muhittin Şimşek ve Prof Dr. Berrak Kurtuluş ile birlikte Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı´yı ziyaret etti. Özcan, ziyaret sırasında gazetecilerin ´´Danıştay´ın iptal kararına´´ ilişkin sorusunu yanıtlarken, iptal kararının henüz ellerine ulaşmadığını, iptal kararının gerekçelerini henüz görmediklerini, bir değerlendirme yapmaları için erken olduğunu ifade ederek, ´´Gün içinde belki web sayfalarına da koyarlar ve bir şey söylemek mümkün olur´´ diye konuştu.
Sınava girecek öğrencilerden derslerine çalışmaya devam etmelerini isteyen Özcan, sözlerinin şöyle sürdürdü: ´´Öğrencilerimize şunu söyleyebiliriz: Sınavın ana hatları değişmeyecek, değişse değişse belki birkaç küçük rakam değişecek. Onun için onların gerçekten merak edecekleri bir şey yok. Onlar çalışmaya devam etsinler. Zaten Danıştay ile iyi bir yere geldik, 14-15 gibi bir rakamla reddedildi, 14 Sayın Danıştay üyesini ikna etmiş durumdayız. Bu sefer çok detay vermiştik. Düzenlemeyle ilgili o türden bir çalışma daha yaparsak, düzenlemeyle birlikte teknik detayları da beraberinde sunarsak belki dava açılmadan geçebilir diye düşünüyoruz.´´ Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı da Özcan´ı Gaziantep´e görmekten mutluluk duyduklarını belirtti…

Anadolu, Fen Lisesi Öğretmenliği İçin Yeni Düzenleme Yapıldı

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

Milli Eğitim Bakanlığı, 20/10/2006 tarihli ve 26325 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Spor Liseleriyle Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçme sınavı ve Atamalarına Dair Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve yeni düzenlemeyi içeren bir yönetmelik yürürlüğe koymuştur. Bahsettiğimiz bu yönetmelik 19.09.2009 tarihli Resmi (daha fazla…)

MEB, 9 Bin 820 Öğretmeni Atadı

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009

Burada konuşan Bakan Çubukçu, eğitim sistemine giren her öğretmenin bakanlık olarak varmak istedikleri hedeflere bir adım daha yaklaşmaları nedeniyle anlam ve önem taşıdığını vurguladı.

Dünyanın büyük bir hızla değiştiğini belirten Çubukçu, bu süreçte bilgi çağının kendine özgü koşullarının kritik düşünebilen, sorun çözmede farklı yaklaşımlar getirebilme becerisi kazanmış bireyler yetiştirilmesini gerekli kıldığını ifade etti.

“Bu bireyleri yetiştirecek olanlar dün olduğu gibi bugün de gelecekte de öğretmenler olacaktır” diyen Bakan Çubukçu, şöyle devam etti: “Eğitim teknolojilerindeki hiç bir gelişme öğretmenlerin işlevini azaltmıyor aksine her birimiz içimizdeki ‘bir şey’ olma kapasitesini ortaya çıkarmak ve geliştirmek için öğretmenlerin rehberliğine daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Ama ihtiyaç duyduğumuz öğretmen altını çizerek söylemeliyim ki nitelikli öğretmendir. Öğretmenlerimiz, öğrencisinin ilerisinde olmalı, ona yol gösterebilmeli, danışmanlık ve kolaylaştırıcılık rolü oynamalı, bilginin güç olduğu gerçeğini bin an olsun unutmayarak becerilerini bir öğrenci gibi geliştirmeli, her zaman niteliklerini artırma arayışı içinde olmalıdır. Önümüzdeki süreçte daha sıklıkla duyacağımız hayat boyu öğrenme alışkanlığını önce öğretmenlerimizin kazanması gerekiyor ki, öğrencilerine, topluma iyi bir rehber ve rol model olsunlar.”

Öğretmenlik mesleğinin geliştirilmesine ilişkin her hizmetin, her destek ve yatırımın diğer alanlara yapılan yatırımlardan daha önemli, öncelikli ve değerli olduğunu söyleyen Bakan Çubukçu, bu çerçevede Bakanlığın yürüttüğü projeleri anlattı.

Öğretmen atamalarına ilişkin her türlü işlemin artık elektronik ortamda yapıldığına işaret eden Çubukçu, bu çerçevede artık iş takipçiliğinin ortadan kalktığını kaydetti.

MEB’e bağlı resmi eğitim kurumlarında 542 bin 231′i kadrolu, 68 bin 647′si sözleşmeli toplam 610 bin 878 öğretmenin görev yaptığını belirten Bakan Çubukçu, 2003 ve 2009 yılları arasında 227 bin 702 öğretmen ataması yapıldığını anlattı.

Bakan Çubukçu, şöyle devam etti: “Bakanlığımız öğretmen ihtiyacına yönelik olarak 2010 yılında da öğretmen atamalarına devam edecektir. Bakanlığımızın 2010 yılı öğretmen ihtiyacının giderilmesine yönelik çalışmaları sürmektedir. 2010 Bütçe Kanunu’nun 22. maddesindeki yüzde 25 oranının yüzde 100′e çıkarılması için Maliye Bakanlığı nezdinde girişimler devam etmektedir. Yine 22. maddedeki rezervden ayrılan kadrolar ile öğretmen ihtiyacının karşılanamaması durumunda Bakanlığın ilave kadro kullanımını sağlayacak bir düzenlemenin Bütçe kanunu kapsamına alınması teklifinde bulunulacaktır. Böylece 2010 yılı öğretmen ihtiyacının büyük oranda karşılanması planlanmaktadır.”

 

 

Bakan Çubukçu, öğretmenlere de şöyle seslendi: “Bugün yapılacak kadrolu öğretmen atamasıyla 2009-2010 eğitim-öğretim yılı faaliyetlerinin ders yılı sonuna kadar etkili, verimli ve kesintisiz şekilde yürütülmesi sağlanmış olacak. Görev alacak kadrolu öğretmenlerimizden bu hassasiyetimizi bizimle paylaşarak, kendilerini bekleyen öğrencilere hizmet ermek üzere mümkün olan en kısa sürede görevlerine başlamalarını rica ediyorum. Her birinizin öğretmenlik mesleğine ve ülkemizin yarınlarına hem kendinizi hem de öğrencilerinizi yenileyerek, yetiştirerek katkıda bulunacağınıza yürekten inanıyorum.”

MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın da 10 bin kadro için 37 bin 228 başvuru yapıldığını, bunlardan 35 bin 175′inin başvurusunun onaylandığını bildirdi. Yalçın, atanan öğretmenlerin yarından itibaren göreve başlayabileceklerini ifade etti.

Konuşmaların ardından Bakan Çubukçu, salonda bulunan öğretmen adaylarından ve diğer katılımcılardan birer numara söylemelerini isteyerek oluşturulan 9 haneli başlangıç numarasıyla atamaları başlattı. Bilgisayar kurası sonucunda 10 bin kadroya koşulları uygun olan 9 bin 820 öğretmen tercihlerine göre atandı. Atamalar sırasında ekrandan atandıkları yerleri gören adaylar, birbirlerine sarılarak sevinçlerini paylaştı.

Ogrencilerin Sinav Puanlarini Incelemesi

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, il milli eğitim müdürlüklerine, Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) katılan öğrencilerden Yılsonu Başarı Puanı (YBP) ile SBS puanları arasında 20 ve daha fazla fark olanların belirlenerek bunun nedenlerinin incelenmesi, sorumlu öğretmen ve yöneticiler hakkında işlem yapılması talimatı verdi.

Çubukçu, il milli eğitim müdürlüklerine “SBS Sonuçlarının Değerlendirilmesi” konulu bir genelge gönderdi.

Genelgede, OKS’nin 2008’de son kez yapıldığını ve aynı yıl Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi’nin uygulamaya konulduğunu anımsatan Çubukçu, Ortaöğretime Geçiş Sistemi’nin en önemli unsuru olan SBS’nin ilköğretimin 6, 7 ve 8. sınıflarında sadece o sınıf düzeyindeki öğretim programlarında yer alan kazanımların dikkate alındığı, öğrencinin kişisel başarısını ölçen objektif bir ölçme aracı olduğunu belirtti. YBP’nin ise öğrencilerin öğretim yılı boyunca tüm derslerde göstermiş oldukları performansa dayalı değerlendirmelerin sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden Çubukçu, her iki boyutta da değerlendirmelerin öğretim programlarındaki kazanımlarla ilişkili olarak belirlendiğini anlattı.

Bu sistemin öğrencilerin ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmesinde çok boyutlu ve sürece dayalı bir sıralama sağlamasının yanında öğrenci, öğretmen ve okul başarılarının değerlendirilmesi ve geliştirilmesi için de önemli bir bilgi kaynağı oluşturduğunu belirten Çubukçu, diğer taraftan da e-Okul sistemiyle öğrenci ve okul bilgilerinin merkezi bir veri tabanında toplandığını, bunun da araştırma-geliştirme çalışmaları için imkan sağladığını anlattı.

SBS sonuçları ile e-Okul imkanlarının uygun şekilde, değerlendirilmesinin öğrenci ve okul başarılarının artırılmasında önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Çubukçu, bakanlıkta bu yönde araştırma ve değerlendirme çalışmalarının sürdüğünü, değerlendirme sonuçlarının ilgili konuların geliştirilmesi ve iyileştirilmesi amacıyla kullanıldığını dile getirdi.

-”KABUL EDİLEMEZ DURUMA GELDİ”-

Söz konusu verilerin öğrenci ve okul bazında değerlendirmesinin yapılarak öğrenci başarısının artırılmasına yönelik önlemler alınmasının “önemli ve gerekli” olduğunu vurgulayan Çubukçu, şunları kaydetti: “Bu sebeple 7 ve 8. sınıflarda görev yapan öğretmenlerimizin sınıflarında bulunan öğrencilerin e-Okul bilgileri ve SBP sonuçlarına göre incelemeler yaparak, veli ile iş birliği suretiyle öğrencinin zayıf yönlerini belirleyerek noksanlıklarının giderilmesi ve başarının artırılması için çalışmalar yapmaları gerekmektedir. Bunun için okul içinde veya aynı eğitim bölgesinde bulunan okullarda zümre öğretmenlerinin, öğrencilerin başarısına katkı sağlayacak çalışmaları işbirliği içinde yürütmeleri gerekmektedir.

Ayrıca, son zamanlarda çeşitli platformlarda dile getirilen, bazı okullarda YBP’lerin gerçeğe aykırı olarak yükseltildiği iddiaları öğretmenlik mesleğinin onuru ve okullarımızın itibarı açısından kabul edilemez bir duruma gelmiştir. Söz konusu iddialar Bakanlığımız tarafından incelenmektedir.” Konuya ilişkin geçen yıl da bir genelge yayımlandığını belirten Çubukçu, bu genelgede de il milli eğitim müdürlüklerinde komisyonlar kurularak öğrencilerin YBP ve SBS puanı arasında 30 ve daha fazla fark görülen öğrencilerin durumlarının incelenmesinin, haksız bir uygulama söz konusu ise mevzuat çerçevesinde gerekli işlemin yapılmasının istendiğini anımsattı.

Nimet Çubukçu, “Bu yıl da aynı çalışmaların yapılarak, sınava katılan öğrencilerden YBP ve SBS puanları arasında 100 puanlık sisteme göre 20 ve daha fazla fark olanların belirlenmesi, bu farkın nedenleri ile ilgili inceleme yapılması, haksız bir uygulama varsa sebep olan öğretmen ve yöneticiler hakkında gerekli işlemin yapılması, sonuçtan ilgili genel müdürlüklere bilgi verilmesini” istedi.

Kok hucrenin kendini yenileme yetenegi

Çarşamba, Aralık 2nd, 2009

Bir kök hücresinin yakın çevresi, ona yaşamını sürdürmesi ve ‘bakımı’ için gerekli desteği sağlayan, özelleşmiş bir bölge konumunda. Ancak ABD’deki Saik Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü’nde yapılan bir çalışmadan anlıyoruz ki, kök hücresi de “hiç birşey sonsuza kadar sürmez” kuralından muaf değil. Yaşlanma süreci içinde bu destek düzeyi giderek düşüyor ve kök hücrelerinin kendilerini sınırsızca yenileme yeteneği de paralel olarak azalıyor.

Yetişkin kök hücreleri, bireyin yaşamı boyunca hasarlı doku onarımı için hücre deposu işlevi görürler. Ancak deri, karaciğer, kan ve kas gibi bazı dokuların sürekliliği ve kendini yenileme becerilerinin yaşla birlikte hızla azaldığı biliniyor. “Doku yenilenmesinin yaşla azaldığı, elbette bildiğimiz birşeydi” diyor araştırmacılardan Monica Böyle. “Ancak kök hücre komşuluğundaki birçok bileşeni bilmiyorduk. Bu nedenle merak ettiğimiz de, değişen şeyin ne olduğuydu.”

Enstitü araştırmacıları görece yaşlı meyvesineklerinde, kök hücrelerinin kalıcılığını sağlayan ve “upd” kısaltmasıyla bilinen bir büyüme faktörü düzeyindeki ani düşüşle, testislerdeki kök hücresi sayısının da azaldığını bildiriyorlar. Çalışma bulgularına göre, upd’deki bu düşüş, yaşlanmakta olan bireylerde görülüyor. Aksine, kök hücre ‘mahallesindeki’ upd’nin zorlamalı biçimde etkinleştirilmesiyse yaşlı nüfusta kök hücre kaybını oldukça geciktiriyor. “Bulgularımız, kök hücre bölgesindeki bileşenlerin zaman içinde değiştiğini ve bu değişimin, kendini yenileyen kök hücresi kaybetmeye başladığınız bir noktaya kadar sürdüğünü gösteriyor” diye açıklıyor araştırmacılar. “Hatta tahmin ediyoruz ki, komşu bölge işlevlerindeki bozulma bir süre sonra, kendisini yenilemek için komşularınca üretilen büyüme faktörlerine gereksinim duymayan kök hücrelerinin ‘seçilmesine’ neden olacak.” Tüm bunların ötesinde, kök hücre çevresinin de zamanla yaşlandığı gerçeği, doku yenilenmesi alanında kök hücrelerinden nasıl yararlanılması gerektiği konusunda da yeni bakış açıları gerektiriyor.

Mesleki eğitim kampüsü açıldı

Cumartesi, Haziran 20th, 2009

Türkiye’nin ilk mesleki eğitim kampüsü İzmir’de hizmete girdi. Hayırsever İşadamı Salih İşgören tarafından kazandırılan kampüsün  açılışını Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül yaptı.  Hayırsever işadamı Salih İşgören ve eşi  Nevvar İşgören’in  ismini taşıyan okulun açılış töreninde  duygusal  anlar  yaşandı.

Açılışını  Başbakan  Recep   Tayyip Erdoğan’ın  yapacağı bildirilen  Nevvar-Salih  İşgören Eğitim  Kampüsü için geniş  güvenlik önlemleri alındı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın iş y oğunluğundan dolayı bir saat  gecikmesi  üzerine,  yerine kampüsü  Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül açtı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan tören, ilköğretim öğrencilerinin  Kafkas halk  oyunları gösterisiyle renklendi. İlk konuşmayı İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ragıp  Üye yaptı . Eğitime  hayırsever desteklerinin unutulmayacağının altını çizen Üye, Salih İşgören’e teşekkür etti. İzmir  Milli Eğitim Müdürü’nün ardından kürsüye çıkan Salih İşgören, 20 yıl önceki ilk hayrının, Vecdi Gönül İzmir valisiyken beş derslikli bir okul olduğunu söyleyerek;  “Gül  bahçesinin  goncaları olan gençlerimiz, geleceğimizin teminatıdır. Eğitim ülke gelişimini doğrudan ilgilendiren  bir olgudur. Malını hayır işlerinde harcayanlar Allah’ın sevgili kuludur.  Öldükten  sonra  yaşamı isteyenler, ölmeden hayır yapsın” şeklinde konuştu….

Hayırsever  işadamı  Salih  İşgören’i 20 yıldır tanıdığını belirten Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül,  devlet  işlerinin protokole göre yürümediğini vurgulayarak, Başbakan Erdoğan’ın özrünü iletti.  Gönül;  “Kampüs  açılışı  beni  20  yıl  öncesine götürdü. Sayın Salih İşgören, 20 yıl önce öyle bir Besmele çekmiş ki hayır işleri  artarak devam etti” dedi. Bakan Vecdi Gönül, daha sonra İşgören’e bir plaket verdi.  Plaketi  gözyaşları içinde alan İşgören, plaketi eşi adına kabul ettiğini söyledi . Açılış  kurdelesinin  kesilmesinin ardından okul bahçesine sembolik olarak bir fidan dikildi. Açılışa katılan  Mill i Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, İzmir Valisi Mustafa   Cahit Kıraç, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü  Mehmet  Ragıp  Üye ve çok sayıda davetli ile Salih İşgören sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti.

KAMPÜS İÇİN 20 MİLYON TL
Türkiye’nin  ilk  mesleki  eğitim  kampüsü  olan  Nevvar-Salih İşgören Eğitim Kampüsü’nün yaklaşık 20  milyon liraya mal olduğu öğrenildi. 5 lisenin bulunduğu kampüste, 2 bin 520 öğrenci  öğrenim  görecek. Salih  İşgören’in,  bugüne  kadar eğitime 210 milyon lira tutarında bağış yaptığı bildirildi.

Nevvar-Salih  İşgören  Eğitim  Kampüsü’nün  yapım aşamaları ise şu şekilde sıralandı; Kampüsün  yapıldığı  yer olan , Sümerbank  Holding A.Ş.’nin  varlıklarından İzmir Basma Sanayi Fabrikası, 1953 yılında 160 bin metrekarelik alana  kuruldu  Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından 14 Kasım 2000  tarihinde  İzmir   İl  Özel  İdaresi’ne devredildi. İl Genel Meclisi ise 11 Haziran 2001′de fabrikanın , eğitim  hizmetlerinde kullanılması için İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne devrine karar verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kampüs için Salih İşgören ve eşi  merhum  Nevvar  İşgören’le 4 Şubat  2005 tarihinde İzmir Valiliği’nde protokol imzaladı….

Yaklaşık  dört yıl süren  inşaatla otelcilik ve turizm meslek lisesi, ticaret meslek lisesi, denizcilik meslek  lisesi , teknik  ve  endüstri meslek lisesi, kız teknik  ve  meslek  lises i binaları yapıldı. Bu okullarda, şu anda 196 öğrenci bulunduğu  bildirildi.  Okul içinde halen spor salonu, uygulama oteli ve konferans merkezi, 12 lojman  ve bin  500 metrekareden oluşan atölye binalarının restorasyon ve
inşaat çalışmalarının devam ettiği kaydedildi….

Başarılı liseliye erken mezuniyet

Pazartesi, Haziran 15th, 2009

Milli Eğitim Bakanlığı, başarılı lise öğrencilerine bir yıl önce mezun olma şansı tanıyacak. İşte ayrıntılar;

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, lisede belli bir not barajını tutturanların bir yıl erken mezun edilmelerine yeşil ışık yaktı. Mezunların, üniversiteye geçişte de ödüllendirilmesi için YÖK yetkilileriyle görüşülecek.Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “başarılı öğrencinin erken mezun edilmesi”ne olanak sağlayacak yönetmelik değişikliğine “yeşil ışık” yaktı. Uzun süredir Talim ve Terbiye Kurulu’nun gündeminde olan düzenlemenin aksaklıklara yol açmadan gerçekleşmesi için yürütülen çalışmaların da sonuna gelindi. “Erken mezunlar”ın üniversiteye geçişte de ödüllendirilmesi konusunda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yetkilileriyle de görüşmeler yapılması planlandı.

 

Bakan Nimet Çubukçu’ya verilen brifingde belli bir not barajını tutturan öğrencinin liseden 4 yıl yerine 3 yılda mezun olmasının planlandığı ve bu konuda yürütülen çalışmalar anlatıldı. Konuyla yakından ilgilenen Çubukçu, böyle bir düzenlemenin başarıyı ödüllendirmek olacağını, bu ödülün de üniversiteye geçişte de sürmesi gerektiğini belirtti.

Not ortalaması 85-90 olacakOrtaöğretim Yönetmeliği’nde yapılması öngörülen değişiklikle, “erken mezuniyet” gerçekleştirilecek. Bundan yararlanmak için öğrencinin ortaöğretimin 9,10 ve 11. sınıf derslerinin tamamının ortalamasının en az 85 olması öngörüldü.

 

Böyle bir başarıyı elde eden öğrencinin, istemesi halinde bir üst sınıfı yani 12. sınıfı okumak yerine, 11. sınıf sonunda 12. sınıfın sınavlarına girip başarılı olması halinde erken mezuniyet hakkı elde edecek. Bunun için öğrencinin Haziran ve Eylül aylarında toplam 12 dersten sınav a girip başarılı olması gerekiyor.Böylece, öğrenci 4 yıl yerine 3 yılda mezun edilecek ve kendisine lise bitirme diploması verilecek.

100 öğrenciden en az 40′ı yararlanırMilli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, Fen liselerinde 100 öğrenciden en az 40′nın bir yıl erken mezun olabileceklerini, Anadolu liselerinde ise 100 öğrenciden 8-10′unun bu haktan yararlanabileceğini, genel liselerde ise 100 öğrenciden ancak 2′sinin erken mezuniyet hakkı elde edebileceğini söylediler.

 

YÖK’e “siz de ödüllendirin” önerisiErken mezun olan öğrencinin ÖSS’ye başvurması halinde sınava alınmasının sağlanması yolunda da YÖK yetkilileriyle görüşmeler yapılacağını, ayrıca lise birincilerinin “ek puan”la ödüllendirildiği gibi, liseyi erken bitiren öğrenciler için de “başarıyı ödüllendirme”nin getirilmesi için YÖK yetkililerine öneri götürülecek.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, çalışmalarını tamamladıktan sonra, konu YÖK’e götürülecek. Çalışmaları yürüten bir yetkili, “Erken mezuniyet hem öğrenciye, hem aileye, hem de ülkeye katkısı olacak. Başarının ödüllendirilmesi de öğrenciler için önemli bir adım olacak” dedi.

Kaç netle üniversite kazanılır?

Pazartesi, Haziran 15th, 2009

Büyük gün 14 Haziran. Milyonu aşkın aday ÖSS’de ter dökecek. Başkan Yarımağan sınavla ilgili önemli bilgiler verdi.

ÖSS, 14 Haziran Pazar günü Türkiye’de ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da, toplam 4 bin 602 binada, 70 bin 850 salonda gerçekleştirilecek. Sınavda 207 bin 857 kişi (bina sorumlusu, bina yöneticisi, salon başkanı, gözetmen, hizmetli, nakil kuryesi, denetmen) görev yapacak.

Sınav saat 09.30′da başlayacak ve 3 saat 15 dakika sürecek. ÖSYM Başkanı Yarımağan, yaptığı açıklamada, hazırlıklara ilişkin bilgi vererek, sınava girecek adaylara önerilerde ve uyarılarda bulundu. Sınavla ilgili hazırlıkların yapıldığını belirten Yarımağan, sınav evrakının sınav merkezlerine nakledilmesiyle hazırlıkların sona ereceğini kaydetti.

Sınava gireceğinizi yeri görün

Yarımağan, özellikle büyük şehirlerdeki adayların sınava girecekleri binayı sınavdan önce mutlaka görmelerini önererek, “Çünkü sınav günü gidiş geliş, ulaşım güçlükleri olabilir. Adaylara, sınav yerine ne kadar sürede gidildiğini, nasıl gidildiğini öğrenmelerini öneriyorum, pazar günü sıkıntı çekmemeleri için” diye konuştu. Sınavın, 09.30′da başlayacağını anımsatan Yarımağan, ancak adayların en geç 08.30′da sınava girecekleri yerlerde olmaları gerektiğini vurguladı. Adayların kimlik kontrollerinden geçirilerek salonlara alınacaklarına işaret eden Yarımağan, bu nedenle zamanında gitmelerinin önemli olduğunu söyledi.

Cep telefonu uyarısı

Adayları cep telefonu konusunda da uyaran Yarımağan, “En önemli konu cep telefonu. Cep telefonu ile binaya kesinlikle girilmeyecek. Bina içinde, bir adayın üzerinde kapalı bile olsa cep telefonu bulunduğu tespit edilirse adayın sınavı geçersiz sayılıyor. Adayların zarara uğramamak için cep telefonlarını yanlarına almamaları, ya evde bırakmaları ya da biriyle geliyorlarsa onlara vermeleri gerekiyor. Binaya girişte cep telefonlarını emanete alma işlemleri çok zor oluyor, telefonlar birbirine karışıyor. Bizim kurallarımız arasında emanet yok. O yüzden adayların binaya telefonları yanlarında olmadan girmeleri gerekiyor. Bunu dikkate alsınlar” dedi….