Sayfalar
Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Archive for the ‘haberler’ Category

Havalar nasıl olacak?

Pazartesi, Mayıs 7th, 2012

Yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemizin doğu kesimlerinde görülecek olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; Adıyaman, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Kars, Ardahan ve Bayburt çevrelerinde kuvvetli (yer yer dolu yağışı ve yağış anında lokal kısa süreli fırtına) olacağı tahmin ediliyor.

HAVA SICAKLIĞI: Önemli bir değişiklik olmayacağı, mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu’da güneybatılı yönlerden hafif, arasıra orta kuvvette, yağış alan yerlerde yağış anında yer yer kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.

UYARILAR

KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI
: Yağışların; Adıyaman, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Kars, Ardahan ve Bayburt çevrelerinde kuvvetli (yer yer dolu yağışı ve yağış anında lokal kısa süreli fırtına) olacağı bekleniğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (Su baskını, Ani sel, lokal dolu yağışı vb.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

BÖLGELERİMİZDE HAVA

MARMARA: Az bulutlu ve açık, öğle saatlerinde parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

EGE
: Az bulutlu ve açık, öğle saatlerinde parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

AKDENİZ: Batısı parçalı ve az bulutlu, doğusu çok bulutlu, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye ile Adana ve Mersin’in iç kesimlerinin kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

İÇ ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, doğusunun (Yozgat, Nevşehir, Niğde, Kayseri, Sivas) kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BATI KARADENİZ
: Parçalı, zamanla iç kesimlerinin çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz ile Samsun dışında Orta Karadeniz geneli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra Bayburt çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Kıyı kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde yer yer sis bekleniyor.

DOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, Şırnak ve Hakkari dışında bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Malatya, Elazığ, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde kuvvetli (yer yer dolu yağışı ve yağış anında lokal kısa süreli fırtına) olacağı tahmin ediliyor. Bölgenin güneydoğusunda hafif toz taşınımı bekleniyor.

GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin doğusunda hafif toz taşınımı bekleniyor…

Havalar nasıl olacak?

Beyindeki ‘tanrı noktası’ bulundu

Pazar, Nisan 22nd, 2012

Bilim adamları yıllardır üzerinde kafa yorulan insan beynindeki tanrısal noktayı bulduklarını açıkladı.

Beyindeki tanrı noktası bulundu

insan beynindeki tinsel faaliyetleri araşırdı. Araştırmaya göre tinsel aşkınlık beynin sağ lobundaki faaliyetlerin azalmasıyla bağlantılı.

Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, ruhani faaliyetler beynin ön lobuyla da alakalı.

Prof. Brick Johnstone “Manevitayla ilgili nöropsikolojik bulgular elde ettik. Ama bu faaliyetler beynin spesifik bir bölgesinde gerçekleşmiyor. Tinsellik çok dinamik bir olgu ve beynin birçok bölgesiyle alakalı” dedi…

Arılar her şeyin farkında

Pazar, Nisan 22nd, 2012

Arıların, nesneler arasındaki ilişkilerin farkında olduğu ortaya çıktı.

bugüne dek bu ilişkilerin memelilere özgü olduğunun sanıldığını ancak arıların da bir nesnenin diğerinin “altında”, “yanında” ya da “üzerinde” olduğunu “anlayabildiğini” belirledi.

Bu “beklenmedik saptama”, “kavramsal bir bilginin özümsenmesinin” ancak memelilerinki kadar büyük beyinle mümkün olabileceği tezine gölge düşürdü. İnsanların farklı nesneler arasında bağ kurduğunu ve “aynı”, “farklı”, “daha büyük” ya da “diğerinin üzerinde” gibi kavramlar kullandığını belirten bilimadamlarından Profesör Martin Giurfa, arıların da besin kaynağına ulaşmak için kavramlar oluşturabildiğine dikkati çekti.

Araştırmacılar, konumu değişen bazı görüntülerin arasına yerleştirilen iki delik aracılığıyla arıların şekerli suya ya da acı bir sıvıya ulaşabilmelerini sağladı.

Otuz kadar denemeden sonra arıların hatasız olarak şekerli suya giden “bağı kurduğu”, hatta bunu daha önce görmedikleri görüntüler kullanıldığında bile yapabildiği vurgulandı.

Bilimadamları insanlara ve bazı primatlara özgü olduğu sanılan bu yeteneğin arılarda da bulunmasının “konuşma olmasa da” ve “beyin çok küçük olsa da” karmaşık bilişsel çözümlemelerin mümkün olduğunu gösterdiğini belirtti. ayrıca hayvanlarda kavrama, insan psikolojisi, sinirbilimi, yapay zeka gibi konulardaki birçok teze de gölge düşürmüş oldu…

Arılar her şeyin farkında!

Olimpiyatta öpüşmek yasak

Perşembe, Nisan 19th, 2012

Uluslararası Olimpiyat Komitesi atletlerden, rakipleri ile öpüşmemelerini istedi. Bu karara gerekçe olarak “hijyen” gösterildi.

2012 Londra Olimpiyatları  için son 100 güne girilirken, Uluslararası Olimpiyat Komitesi sporcular için ilginç kurallar belirledi. Dev spor şölenine katılacak ülkelerin Olimpiyat Komitelerine gönderilen ‘yasaklar’ listesini uygulamayan sporcuların oyunlardan ihraç edileceği de belirtildi.

Sporculara getirilen 9 yasağın ise ev sahibi İngiltere’nin isteği doğrultusunda alındığı öğrenildi. İşte duyanları şaşırtan “yapılmayacaklar” listesi…

Twitter’da yorum yok

1- Twitter’a sadece günlük bireysel anılar yazılabilecek. Yorum, üçüncü şahıslarla mesajlaşma, olimpiyatların konu edilmesi yok.

Çekim yapılamayacak

2- Olimpiyat köyünde ulu orta resim ve video çekmek, başkalarını görüntülemek asla yapılmaması gereken bir hata!

Dövmeler silinecek

3- Olimpiyatların sembollerini kullanmak ve paylaşmak yasak. Siyasi içerikli veya sponsor dövmesi olan sporcular bunu sildirmek zorunda.

Giysiler satılık değil

4- Olimpiyatlarda organizasyonun verdiği giysiler veya malzemeler asla üçüncü şahıslara para karşılığı satılamayacak.

Bahis yapan yanar

5- Sporcular ve yakınları, Olimpiyatlar sırasında görev alanlar, yöneticiler, gönüllüler ve medya mensupları müşterek bahis oynayamayacak.

Resim yayınlanmayacak

6- Facebook veya blog’larda sporcular toplu resimlerini diğer takım arkadaşlarının izni olmadan yayınlayamayacak.

Misafir ağırlanmayacak

7- Olimpiyat köyüne aile bireyi de olsa misafir, medya ve eski Olimpiyat şampiyonları bile giremeyecek.

Siyasete geçit yok

8- Siyasi amaçla yapılacak hareketlere, sembollere, tişört giymelere, demeçlere izin verilmeyecek.

El sıkışmak da yasak

9-  Sporcuların müsabaka veya madalya töreni öncesinde ve sonrasında rakipleri ile el sıkışmamaları ve öpüşmemeleri istenecek.

Bu sonunucusu, İngiltere Olimpiyat Komitesi’nin aldığı bireysel bir karar. Sadece diğer ülkelerin Olimpiyat Komitelerine “Hijyenik ve sağlık açısından öpüşmek sakıncalı” uyarısı yapılıyor…

Olimpiyatta öpüşmek yasak

Fazla internet beyne zarar

Pazartesi, Nisan 16th, 2012

İnternette uzun süre vakit geçirmek beyin sağlığı açısından tehlikeler barındırıyor.

İnternette saatlerce vakit geçirdikten sonra ağır bir yükün altından kalkmış gibi mi hissediyorsunuz? Günümüz nesli neredeyse günde 8 saatini internette gezinerek geçiriyor ve bunun sonucu yorgun bir beyin oluyor.

İnternette geçirilen zaman sadece bir kullanıcı deneyimini barındırmıyor. Örneğin internette alışveriş deneyimi de tekil bir şekilde gerçekleşmiyor. Kullanıcılar çoğu zaman internetteyken önlerinde dört ayrı sekme açık halde email’ler arasında dolaşırken, tweet atarken ya da word’de yazı yazarken bir yandan da alışveriş yapıyor.

ÇOK İŞİ BİR ARADA YAPMAK YARATICI DÜŞÜNCEYİ ÖLDÜRÜYOR

yapılan bir araştırmaya göre bu şekilde yapılan çoklu işler stres seviyesini artırıyor ve yaratıcı düşünmeyi azaltıyor.

Online ortamda aynı anda birçok iş yapmak beynimizi ve zihnî durumumuzu olumlu olarak etkilemiyor. Ağır internet kullanıcılar depresyona girmeye 2.5 kat daha meyilli… Üstüne üstlük internet bağımlılığının, beyindeki beyaz maddeyi yani hafıza ve duyulara ait yeteneklerin işlemesini sağlayan transmiterleri azaltması da beyin için hayli olumsuz bir durum…

Fazla internet beyne zarar

 

Çikolata meyve suyundan sağlıklı

Cumartesi, Nisan 14th, 2012

çikolatanın birçok meyve suyundan daha yararlı olduğu ortaya konuldu.çikolatanın içinde antioksidan ve sağlıklı hücrelerin zarar görmesini önleyecek bileşenlerin bulunduğu belirtildi.

Uzmanlar siyah çikolata, kakao ve sıcak çikolatanın karışımı ile çilek, yaban mersini, nar gibi meyvelerin sularının karışımını karşılaştırarak inceledi.

Çikolata karışımında kanser ve kalp hastalıklarından koruyan antioksidan ve polifenollerin daha çok bulunduğu anlaşıldı. Çalışmayı yürüten Debra Miller, çikolatanın “süper meyve” olarak nitelendirilmesi gerektiğini söyledi…

Çikolata meyve suyundan sağlıklı

Cevizin hiç bilmediğiniz yararı

Perşembe, Nisan 12th, 2012

Ceviz mutlaka her gün en az 30 gram tüketilmeli, ceviz yiyen kişi eşiyle kavga etmez, evinde huzur olur” dedi.

“CEVİZ YİYEN EŞİYLE KAVGA ETMEZ”

Cevizin birçok faydası bulunduğunu dile getiren, şöyle devam etti:

“Ceviz mutlaka her gün en az 30 gram tüketilmeli, ceviz yiyen kişi eşiyle kavga etmez, evinde huzur olur. Uykusu kaçmaz, çocukları yaramaz olmaz. Çünkü cevizde Omega 3 yağı vardır. Bunu vücut yapamaz ve dışarıdan alır. Bu nedenle ceviz mutlaka tüketilmeli. Omega 3 yağı olmazsa erkekler kadınlarıyla kavga ederler. Evimizde huzurumuz bozulur. Bu bilimseldir, yani Amerikalıların klinik çalışmaları sonucu ortaya çıkmış bir sonuçtur. Bu bizim ziraatçıların çalışması da değil. Ceviz eskilerden kralların yediği bir meyve türüydü aynı zamanda. Dolayısıyla ceviz, mutlak tüketmemiz gereken bir ürün.” cevizin ülke ve vatandaşlar adına önemli bir ürün olduğunu, kıymetinin mutlaka bilinmesi gerektiğini sözlerine ekledi…

Cevizin hiç bilmediğiniz yararı

 

Lazerle tedavi yatağa mahkûm etti

Çarşamba, Nisan 11th, 2012

Gaziantep’te özel bir hastanede yapılan lazerle bel fıtığı tedavisi 20 kişiyi yatağa mahkûm etti.

Gaziantep’te özel bir hastanede yapılan bel fıtığı ameliyatları, 20 hastanın hayatını kararttı. Hastanede ocak ayı boyunca lazer ile yapılan bel fıtığı ameliyatlarında, hastaların sinir ve kemik dokularının yandığı tespit edildi.

Hasta ve hasta yakınlarına yapılan açıklamada, cihaz bozuk olduğu için tedavi sırasında fazla ışın kullanıldığı söylendi.

Ayrıca iddiaya göre hastane  olayı örtbas etmek için hastaları bir ay süreyle taburcu etmedi.

Yanlış tedavi mağdurlarından biri olan 22 yaşındaki Mehmet Kızgın, bacağında hafif ağrı ve uyuşma şikâyetiyle gittiği hastaneden yatağa bağlı olarak çıktı.

Mehmet Kızgın yaşadıklarını, “Doktor bana, ‘Sana bir kıyak yapayım, lazer tedavisi yapayım, fıtığını küçülteyim’ dedi. O tedaviden sonra belimde şiddetli şekilde kramp ve ağrı oldu, yataktan kalkamıyorum” sözleriyle anlattı.

Mehmet Kızgın, lazer tedavisi sonrası iki kez fıtık ameliyatı oldu. “Antibiyotik tedavisi bir yıl sürecekmiş ağrılarınız olur diyorlar, bazıları ömür boyu olacağını da söylüyor ama inşallah öyle bir şeyi olmaz” diyen Kızgın, üniversite eğitimine de ara vermek zorunda kaldı.

Mehmet Kızgın’ın annesi Dursun Kızgın ise tepkisini,“Doktor bize ‘hiçbir şey olmaz’ dedi, biz de yaptırdık sonra yatağa düştü, o gün bugündür yatakta” sözleriyle dile getirdi.

Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği 3 kişilik heyet olayla ilgili inceleme yapıyor. 11 hasta hastaneyle ilgili dava açtı. Olayla ilgili adli soruşturma ise devam ediyor…

Lazerle tedavi yatağa mahkûm etti

 

Gençlerde yeni hastalık: Nomofobi

Salı, Nisan 10th, 2012

İngilizce “no mobile phobia”dan türetilen “nomofobi” ya da cep telefonundan mahrum kalma korkusu, özellikle sosyal ağlara sürekli bağlı kalmak isteyen gençleri etkiliyor.

cep telefonu kullanıcısının katılımıyla yapılan araştırmada, soruları yanıtlayanların yüzde 66’sı cep telefonlarını kaybetme fikrinin kendilerini “çok bunalttığını” belirtti.

Bu oranın 18-24 yaşlarındaki gençlerde yüzde 76’ya çıktığını gösteren ve cep telefonları için güvenlik önlemleri geliştiren SecurEnvoy adlı şirket tarafından yapılan araştırmaya katılanların yüzde 40’ı ayrıca iki cep telefonuna sahip olduğunu kaydetti.

Yeni teknolojiler konusunda uzman FaDa ajansından Damien Douani araştırma sonuçlarıyla ilgili yorumunda, “Akıllı telefonların ortaya çıkışıyla iş iyice büyüdü ve sınırsız bir hal aldı. Artık herkesin hizmetlere erişimi var. Neredeyim? Yakında lokanta var mı? Hafta sonu için tren bileti alacağım, gecemi planlayacağım, vesaire” diye konuştu.

BAŞPARMAK NESLİ

Birkaç yıl önce SMS’nin bir tür nomofobi olarak görüldüğünü ve durmadan kısa mesaj yazanları tanımlamak için “başparmak nesli” bile dendiğini söyleyen , ancak mobil internetle akıllı telefonun 10 bin SMS gücünde olduğunu ifade etti.

“Google refleksi mobile de geçti, bilgiye ihtiyacım var ve her şeye yanıt buluyorum, bu büyük bir kolaylık” dedi. Fransa’da geçen ay yapılan benzer bir araştırmada da Fransızların yüzde 22’si cep telefonları olmaksızın bir gün bile geçirmelerinin “olanaksız” olduğunu açıklarken, bu oranın 15-19 yaşlarında yüzde 34’e çıkması dikkati çekti.

24 SAAT BİLE VAZGEÇEMİYORLAR

Mingle şirketi tarafından 1500 cep telefonu kullanıcısının katılımıyla yapılan araştırmada, soruları yanıtlayanların yüzde 29’u telefonlarında 24 saatten fazla vazgeçebileceklerini, “ama bunun çok zor” olacağını söylerken, yüzde 49’u bunun bir sorun yaratmayacağını ifade etti.

Son 10 yıldır yapılan “Dünya cep telefonsuz günü”nün  ”Akıllı telefonlarına bağımlı insanları anlayabiliriz, çünkü her şeyleri, tüm yaşamları onun içinde. Şans eseri cep telefonlarını kaybeder ya da bozulursa, kendilerini dünyadan tamamen kopuk hissederler. İnsanlık dışı bir alet. Bir gün sokakta, aradığı sokağı bana sormak yerine akıllı telefonunun ekranındaki haritayı gösterene bile rastladım” diye konuştu…

Gençlerde yeni hastalık: Nomofobi

Türkiye’nin 3′üncü basınç odası açıldı

Perşembe, Mart 29th, 2012

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) bünyesinde kurulan Türkiye’nin GATA ve Çapa’dan sonra 3′üncü olma özelliğine sahip Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ünitesi’nin açılışı törenle yapıldı.

Ünitede, karbonmonoksit zehirlenmesi, inme,işitme-görme kaybı ve vurgun tedavisi ile şeker hastalarının iyileşmeyen yaralarının tedavisinin yapılacağı belirtildi.

ÇOMÜ Tıp Fkültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne Koç Grubu’nun destekleriyle geçen yıl 500 bin liraya kazandırılan basınç odası, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ünitesi’nin açılışıyla hizmete girdi. Açılış törenine Çanakkale Vali Vekili Alper Faruk Güngör, Çanakkale Belediye Başkan Vekili CHP’li Muharrem Erkek, Kepez Belediye Başkanı CHP’li Dr. Ömer Faruk Mutan, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, ÇOMÜ Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Murat Coşar, daire müdürleri, akademisyenler ve hastane personeli katıldı. Hastanenin zemin katında oluşturulan ünite protokol üyelerinin kurdeleyi kesmesinin ardından hizmete açıldı ve ünite sorumlusu Uzm. Dr. Selva Zeren, bilgi verdi. Ardından da basın odasına girilerek uygulanacak tedaviler anlatıldı. Uzm. Dr. Zeren, ünitenin özellikle, karbonmonoksit zehirlenmesi, inme, işitme ve görme kaybı, vurgun başta olmak üzere şeker hastalarının iyileşmeyen yaralanın tedavisinde önemli rol oynayacağını anlattı.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, kuru dalış odası olarak da bilinen basınç odasının GATA ve Çapa’dan sonra Türkiye’de 3’üncü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Laçiner, 10 hasta kapasiteli basınç odasının Çanakkale’de dalış turizmine önemli katkı sunacağını belirterek, “Çanakkale denize kıyısı olan bir kent. Üstelik iki de önemli adası var. Çanakkale Savaşları sırasında batan gemiler de var. O anlamda dalış turizmi potansiyeli yüksek bir kent. Ancak dalış turizmi çok iyi sağlık tesisleri istiyor. Bu ünite dalış turizmini olumlu yönde etkileyecektir. Sadece dalış turizmi ile ilgili risk yok. Aynı zamanda ters lodos  rüzgarlarıyla soba zehirlenmeleri de olabiliyor. Bu zehirlenmelere bağlı kayıpların çok önemli kısmını arkadaşlar kurtarabiliyorlar. Zehirlendi, öldü sanılan insanlar bile şok tedaviyle hayata döndürülebiliyor. Yani hem dalış turizmi hem de soba zehirlenmeleri için çok önemli bir merkez kurduk. Bu merkezin kurulmasına önemli destek sağlayan Koç Grubu’na teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı biz burayı açamazdık. Basınç odasını 500 bin liraya satın aldık. Üniteyle birlikte toplam 1 milyon liraya mal oldu” dedi.

Öte yandan, ÇOMÜ Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne ek olarak yapılan, zemin katında poliklinikler ve kemoterapi ünitesi, üst katında ise fizik tedavi ünitesi, hasta odaları, öğrenci staj eğitim sınıfı ile doktor ve hemşire odalarının bulunduğu binanın da açılışı yapıldı…

Türkiyenin 3üncü basınç odası açıldı