Sayfalar
Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Archive for the ‘Muzik’ Category

Scissor Sisters albümün tamamını sarstım

Pazar, Mayıs 9th, 2010

Pop grubu Scissor Sisters onlar, 18 ay boyunca çalışan olmuştu bir albüm hurdaya ortaya koymuştur.

Singer Jake Shears şarkılarını üçüncü albüm için geçen yaz mukadder hendeğe ve sıfırdan başladığını belirtti.

Dedi ki: “biz tam arkasında alabilir ve inanıyorum bir şey değildi, ben bandı üzerinden olacağını düşünüyorum.

“Eğer bir şey alt-standart o Scissor Sisters için perdeler olduğunu ortaya koydu.” Bunlar Haziran aylarında tamamen yeni bir albüm, Gece Çalışması, yazdım.

yeni single’ı Fire Fire, yavaş-bina, 70s tarzı pop marşı ile Radio One Cuma sabahı prömiyeri Onların.

Makaslar dedi: “Biz bir rekor üzerine çalışmış bir yıl bir buçuk hakkında ancak bunu rafa. Biz yaklaşık bir yıl önce o rafa kaldırıldı.

“Ben Berlin’e birkaç ay için hareketli sona erdi ve biz sıfırdan yeni bir rekor başlama kararı ve biz son Haziran başlattı. Yüzden bu albümün çok hızlı bir şekilde yazılmıştır.”

Pop grubu Scissor Sisters onlar, 18 ay boyunca çalışan olmuştu bir albüm hurdaya ortaya koymuştur.

Singer Jake Shears şarkılarını üçüncü albüm için geçen yaz mukadder hendeğe ve sıfırdan başladığını belirtti.

Dedi ki: “biz tam arkasında alabilir ve inanıyorum bir şey değildi, ben bandı üzerinden olacağını düşünüyorum.

“Eğer bir şey alt-standart o Scissor Sisters için perdeler olduğunu ortaya koydu.” Bunlar Haziran aylarında tamamen yeni bir albüm, Gece Çalışması, yazdım.

yeni single’ı Fire Fire, yavaş-bina, 70s tarzı pop marşı ile Radio One Cuma sabahı prömiyeri Onların.

Makaslar dedi: “Biz bir rekor üzerine çalışmış bir yıl bir buçuk hakkında ancak bunu rafa. Biz yaklaşık bir yıl önce o rafa kaldırıldı.

“Ben Berlin’e birkaç ay için hareketli sona erdi ve biz sıfırdan yeni bir rekor başlama kararı ve biz son Haziran başlattı. Yüzden bu albümün çok hızlı bir şekilde yazılmıştır.”

şarkı toplama istinaden başlangıçta üçüncü albümü Makaslar yönelik şunları söyledi: “Kalbimde doğru olmadığını biliyordu, gerçekten ne demeye çalıştığını bilmiyordu. Bana biraz soğuk bıraktı.” istinaden başlangıçta üçüncü albümü Makaslar yönelik şunları söyledi: “Kalbimde doğru olmadığını biliyordu, gerçekten ne demeye çalıştığını bilmiyordu. Bana biraz soğuk bıraktı.”

Ebru Yasar neden kararsiz

Salı, Aralık 29th, 2009

 
Arabesk-fantezi müziğin güçlü kadın yorumcularından Ebru Yaşar, albümünün üçüncü video klibini “Kararsızım” adlı duygusal şarkısına çekti…

 

Söz ve müziği Sinan Akçıl’a ait romantik şarkının düzenlemesi Caner Tepecik’e ait. 35 mm. film formatında çekilen video klibin yönetmenliğini Bedran Güzel, görüntü (daha fazla…)

Muslum Gurses

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009
Müslüm Gürses
 

Özgeçmiş

1953′ün 7 Mayıs günü Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesi’nin Fıstıközü köyünde, kerpiç duvarlı bir evin nohut odasında dünyaya gözlerini açar, Müslüm Gürses… Yoksul olsa da, sevgi zengini bir ailenin oğludur… Annesi Emine, sevinç çığlıkları atarak bağrına basar ilk oğlunu… ‘Adı Müslüm olsun’ diyen ve köy meydanında göğsünü gere gere ‘Oğlum oldu’ diye bağıran rençper Mehmet Akbaş mutluluktan türküler çığırır… Sesi de öyle güzeldir ki… MÜSLÜM GÜRSES; Babam köylü olsa da, duygu adamıydı. Türkü söylemeyi severdi… Bağlama da çalardı… Ama kazanç teknesi, ekmek kapımız topraktı… Köy içinden hatırladığım, toz toprak yollar, kavurucu sıcakların içindeki tarlalardır hep.. . Bir de ağustos böcekleri’nin seslerine karışan, toprakla haşır neşir çalışırken çardakta oturduğumda bana kadar gelen babamın yanık sesidir hatırladığım:

‘Benim sadık yarim, kara topraktır!’ Babamı tanıyanlar, benim sesimi ona benzetirler.

GÖÇ VE MÜZİK

Çocukluğunun ilk yıllarını geçirdiği Şanlıurfa ve köyü, hayal meyal kalır aklında Müslüm Gürses’in. Sonra, geçim derdi, onları memleketlerinden söküp alır. Batıya, Adana’ya göç ederler ailece. Kızı Zeyno, küçük oğlu Ahmet ve büyük oğlu Müslüm’le karısı Emine’ye bakmak için ne iş olsa yapar Mehmet Akbaş. Hatta bazı düğünlere gizli gizli gidip bağlama çalıp türkü söylediği bile konuşulur. Mehmet Akbaş bunun duyulmasını, bilinmesini istemez. O yıllar, şarkıcılığın baştacı edildiği yıllar değildir… Ancak, Mehmet Akbaş gizlese de, büyük oğlu Müslüm yüreğindeki müzik sevdasını gizlemez, gizleyemez… Müslüm GÜRSES; Adana sıcak olur… Ve sıcak yaz geceleri bunaltıcı olduğu için damda yatardık… Ben dama çıkıp sırtüstü uzanınca, yıldızların altında bir hoş olurdum… Ama babamın korkusuna içimden şarkı söylemek gelse de, sessiz kalır okuyamazdım.

ANNE VE KARDEŞ ACISI

Fazla gülmenin günah olduğu öğretilen Müslüm’ün hayatı da, kaderi de pek güler yüzlü değildir zaten. Hele yaşadığı iki acı vardır ki, yüreği dağlanır, yıkılır kalır… ‘Büyüyünce paşa olacak benim oğlum’ diyen, oğlunu yerlere göklere koyamayan Emine Akbaş hastalanır… Önceleri belli etmemeye çalışsa da, gizlediği hastalığı sonunda iyice ortaya çıkar… Mehmet Akbaş, karısının tedavisi için elinden gelen çabayı gösterirken, doktorların ‘ Allah’tan umut kesilmez ‘ sözlerini asla Müslüm’e yansıtmaz… Aradan birkaç ay geçer ve Emine Hanım, üç yavrusunu ardında gözyaşları içinde bırakarak hayata veda eder… Bu acıyla sarsılan Müslüm, daha sonra bir de Ahmet’ini yitirerek, kardeş acısını yaşar… Artık iyiden iyiye içe dönük bir genç olur… Anasının babasının bir altın bileziği olması için terzi çıraklığından yetişmesini sağladığı Müslüm, pek konuşmaz, hiç gülmez, kimseyle ilgilenmez… İlgilendiği tek konu müziktir… Bir de felsefesi vardır…

MÜSLÜM GÜRSES; Eskiden dedeler varmış, önce çilehaneye girer çile çeker, unvanlarını sonra alırlarmış. Biz de bu hayatın acısını çekmek için geldik, çekeceğiz.

ÇAY BAHÇESİNDE BAŞLADI

İç dünyasında acı dolu fırtınalar eserken, dış dünyaya sımsıkı kapalı olan Müslüm’ün müzik sevdası karşılıksız bir aşk gibi sürüp giderken, bazı tesadüfler yaşanır… Öyle ya, hayat her zaman acımasız olacak değildir ya… MÜSLÜM GÜRSES; İçimdeki gamı kederi hep şarkılarla dağıtmaya çalışırdım. Bu yüzden evde, sokakta, her yerde şarkılar mırıldanırdım. Sonra bir gün Adana Piknik Aile Çay Bahçesi’nde bir yarışma düzenlendi. Arkadaşlar bu yarışmaya katılmam için ısrar ettiler. Katılacaktım ama babam karşı çıktı. Hatta gece ben uyurken usulca gelip saçlarımı kesmiş makasla. Sabah baktım, saçlarım perişan. Gittim üç numaraya vurdurdum. Sonra Bit Pazarı’ndan da bir elbise aldım kendime. Sonra doğru yarışmanın yapılacağı çay bahçesinin yolunu tuttum. Neticede, beni birinci seçtiler. Sene 1968… Bir süre bu çay bahçesinde söyledim şarkılarımı. Soyadımı da orada çalışırken Gürses yaptılar. Sonra baktım işler iyi gitmiyor, kendim ayrıldım ve müziğe de küstüm… Ama bu küskünlüğüm uzun sürmedi. Mehmet Genç diye bir arkadaşım vardı, bağlama çalardı. Ben terziliğe başlayınca, arada bir yanıma gelir giderdi. Mehmet, o zamanlar İzzet Altınmeşe’nin kardeşi Sadık Altınmeşe’ye çalardı. Bir akşam Sadık hastalanmış, Mehmet beni arayıp ‘Bu akşam gazinoya sen çıkacaksın’ dedi. Çıktım… Gazino sahibi beni çok beğendi. ‘Bundan sonra burada çalış’ dedi. Böylece müziğe tekrar geri döndüm… Dönüş o dönüş…’

ÖLDÜ, DİRİLDİ

İlk ve en önemli çıkışını 1969′da çıkardığı 45′lik plakta yer alan ‘Sevda Yüklü Kervanlar, Fark Etmez ‘ kasetleriyle yapar ve herkesin dilindedir artık bu şarkılar… Ardından vatan borcunu öder, döner… Müziğe kaldığı yerden devam edip zirveye yürürken de, hiç beklemediği bir anda Azrail’le yüzleşir… MÜSLÜM GÜRSES; 1978-79 yılıydı… Bir gece konser sonrası Tarsus’tan Adana’ya dönüyorduk. Ben uyumuşum. Şoför de uyuklamaya başlayınca bir kamyonla çarpışmışız. Ben o uykudan öbür uykuya geçtim aniden… Bu korkunç kazayla ilgili hiçbir şey hatırlamaz Müslüm Gürses… Çünkü bir anlamda ölüm uykusudur, onun ‘Öbür uykuya geçtim’ dediği. Alın kemiği kırılmıştır… Neler yaşadığını çok sonra öğrenir… MÜSLÜM GÜRSES; O kazada şoför öldü… Beni de öldü sanmışlar zaten… Sonra alıp hastaneye götürmüşler… Ben ölümü yaşadım aslında… Bana göre yeniden hayata dönmüş olmam, Allah’ın bir lütfudur. Alın kemiğim un ufak olduğu için en küçük bir darbede ölebilir ya da kör kalabilirim… Ameliyatta alnıma beynimi koruyacak plaka gibi birşey taktılar… O korkunç kazadan sonra koku alma duyumu yitirdim… Hiçbir kokuyu alamıyorum ne yazık ki şimdi… Çok kuvvetli parfümler ispirto kokusu veriyor bana… Ayrıca işitme duyumu da yüzde elli yitirdim… Çok ağır işitirim… Neyse, buna da şükür, yaşıyoruz işte…

BÜYÜK AŞKI MUHTEREM NUR

‘Özür Diliyorum Senden’, ‘İsyankar’, ‘Ben İnsan Değil miyim?’ şarkılarıyla artık Müslüm Gürses milyonların gözbebeğidir… Özellikle de varoşların, orada yaşayan ezilmişlerin baştacıdır… Gönüllerde taht kuran Gürses’in gönül tahtına kurulansa bir dönem Türk Sineması’nın en ünlü yıldızlarından biri olan Muhterem Nur olur… MÜSLÜM GÜRSES; Adana’da Muhterem Nur’un filmlerini hiç kaçırmazdım. Koyu bir hayranıydım onun. 1982′de Naci Uyanık diye bir menajer arkadaş vardı, ‘Müslüm, Malatya’ya konsere götürmek istiyorum seni’ dedi. Hayır dedim ama baktım kadroda Muhterem Nur da varmış… Muhterem Hanım’ın olduğunu öğrenince, ben de geleceğim dedim… Ve Malatya’da tanıştık Muhterem Hanım’la… Kısa süre içinde de kaynaştık… Ben her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil…

2 yıl aradan sonra, Duman!

Salı, Haziran 23rd, 2009
 

Türkiye’ nin  en  önemli rock gruplarından DUMAN, 4 yıl aradan  sonra yeni albümlerini Sony  Music etiketiyle  yayınladı….

Duman  I ve Duman  II  isimli iki  ayrı albümü aynı anda yayınlayarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren DUMAN, 20 yeni şarkı ile sevenlerine büyük bir sürpriz yaşattı.

İlk kez bu albümlerde prodüktörlük görevini de üstlenen grup, uzun süren bir hazırlık sürecinin ardından kayıtlar için İrlanda’yı seçti. Duman I ve Duman II’nin tüm kayıtları, Dublin’deki Grouse Lodge Studio’da 65 günde tamamlandı. ….

Duman üyelerinin imzasını taşıyan şarkıların yer aldığı albümlerin bir sürprizi daha var. Grubun canlı performanslarında kendileriyle birlikte sahne alan ve artık grubun önemli bir parçası haline gelen davulcu Cengiz Baysal’ın sözü ve bestesi kendisine ait 2 şarkısı albümde yer alıyor.

Albümün çıkış şarkısı, DUMAN I albümünde yer alan  “Dibine Kadar”. Söz ve müziği Kaan Tangöze’ye ait olan şarkı için çok yakında bir klip çekimi gerçekleştirilecek.

Türkiye’nin en çok konser veren grubu olan DUMAN, yeni albümün ilk konserini 5 Nisan’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek….

Klasik müzik ve caz festivalleri ITALYA

Pazartesi, Haziran 8th, 2009

Festivalin dans teması Mevlânâ

Ravenna  Festivali (14 Haziran – 18  Temmuz): Kentin ismini taşıyan festivalde   tiyatro,  müzik,  sinema  buluşuyor.  20 yıl önce, şef Riccardo Muti’nin  eşi Maria Muti tarafından kuruldu.   Gösteriler 19.yy’dan kalma binalarda  gerçekleştiriliyor . Bu  yılın  iddialı   etkinliği  Niccolo Jommelli’nin Demofoonte  operası ve  Ricardo  Muti  yönetimindeki Maggio Musicale Fiorentino  Orkestrası’nın  konseri.   Dans ve  müzik teması Mevlana. Kudsi Ergüner ve  Robert Wilson ’ ın   hazırladığı  In the Blink of the Eye sahnelenecek.  Bir diğer gösteri  de   Faslı  koreograf Sid Larbi Cherkaoui’nin hazırladığı  Sutra….

RUMELI HISARI KONSERLERI

Pazartesi, Haziran 8th, 2009
Yaz    gecelerinin klasikleşmiş  konser mekanı  Rumeli  Hisarı’nda
renkli   geceler  devam ediyor…
Açılışını  Nilüfer ’in  yaptığı “ Rumeli  Hisarı Yaz  Konserleri ” tarihi atmosferine  yakışır  bir  şekilde  devam  ediyor…. Sanatçıların  konser vermekten ayrı  keyif aldıklarını  belirttikleri  bu  eşsiz  mekan  misafirlerine   rüya  gibi   geceler   yaşatıyo…r. Sibel  Can , Kayahan , Yalın  ve  Gülben  Ergen konserleri geride  kalan isimlerden sadece bazıları . Ama hâlâ  geç  değil . Nil  Karaibrahimgil,  Ferhat  Göçer  ve  Mustafa   Sandal önümüzdeki  günlerde  Hisar ’da izleyebileceğiniz isimler. Sanatçıların da özel süprizler  hazırlayarak  çıktıkları bu  prestijli mekanda 20 Ağustos’ta Nil Karaibrahimgil ’i, 21  Ağustos’ta Ferhat Göçer’i ve 22 Ağustos’ta Mustafa Sandal’ı izleyebilirsiniz…. Fiyatlar   ise 67  ilâ  217  YTL  arasında geniş  bir aralıkta……..

TURKIYE’nin en cok dinlenen sanatcisi

Çarşamba, Haziran 3rd, 2009


Gülben ErgenTürkiye’nin  en çok dinlenen şarkıcısı seçildi.. . Gülben  Ergen,  Nielsen Music Control’un araştırmasına göre,  Türkiye’nin en çok dinlenen şarkıcısı  oldu…

Nielsen  Music  Control’un  18 ülkede 700’ün üzerinde radyo ve televizyon  yayınını takibi sonrası, Türkiye’de en çok çalınan parçanın, Ergen’in  Oğuzhan  Koç’la birlikte söylediği “Giden Günlerim Oldu” adlı şarkının  olduğu  belirlendi. Ergen ayrıca  “Uzun  Yol Şarkıları” albümünün ilk klip parçasıyla,  28  Avrupa  ülkesinde en çok çalınanlar   listesi Euro Airplay Top 100’e de 85.  sıradan  giriş yaptı.  Listede  dünyaca  ünlü  birçok  star bulunuyor.

Muzik nedir..

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009

Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor olan bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun ) etkisi altında sosyal yeterlik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesizdir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.
Genellikle resmi, yani kurumsal, eğitimle bir kullanıldığından bağlama göre öğretim, öğrenim gibi kavramlarla sıkça karıştırılmaktadır. Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.

Türkiye’de Eğitim
Türkiye’de eğitim ilk olarak öğrenci merkezli bir sisteme dönüştürülmelidir.Yani program öğrenci potansiyeline ve ilgi alanına göre her öğrenciye ayrı ayrı olarak düzenlenmelidir.Öğrencilere kişilikleri,yetenekleri ve istekleri göz önünde bulundurularak,şahsa özel bir eğitim programı hazırlanmalı ve izlenmelidir.Bu sayede günümüz öğrencisinin okula olan ilgisizliği azalmış olacak ve her öğrenci ilgili olduğu alanlardaki dersleri aldığı için daha başarılı olacaktır.

Eğitim Felsefesi
Eğitimin bugününü iyi anlamak için eğitimin tarihsel değişimini anlamakta yarar vardır. Tarih boyunca ortama ve uygulamalara göre değişik egitim tanımları yapılmıştır. Günümüzde eğitimin insan faaliyetlerindeki etkisi bugüne kadar olan uygulumaların en karmaşık olanıdır. Genel bir bakışla eğitim bir takım becerilerin öğretim ve öğrenim şeması içerisinde; insan’ın bilgi, sezinleme ve akıl işlevlerini geliştiren faliyetler ve kavramlar bütünü olarak ele alınmaktadır. Bu tanım çok soyut olup somut uygulamalar üzerinde anlayış geliştirmeye yardım etmemektedir.
Eğitim felsefesi eğitimin amacı, doğası ve içeriğine ilişkin çalışmalarla ilgilenir. Bilginin kendisinin olduğu kadar bilen zihnin doğası ve otorite problemleri, eğitim ve toplum ilişkisi gibi konular eğitim felsefesinin konuları arasında yer alır. Rousseau’nun döneminden bu yana eğitim felsefesi gelişim psikolojisi ve gelişme teorileriyle bağlantılı olmaya devam etmiştir.
Eğitimden beklenen temel amaçlar şunlardır: Sivil toplum sorumluluk, fikir ve girişimci eğitimli vatandaşlara dayalıdır. Her alandaki ilerleme okullaşmanın meydana getirdiği eğitimin kapasitesine bağlıdır. Bu durumda eğitim bireyin, toplumun ve gelecekteki insanlığın gelişim ve refahını güçlendirmeyi amaçlar.

Uygulamalar
Eğitimin tek tanımlı (monolitik) olmadığı gerçeğinden dolayı eğitim kavramına birçok değişik boyuttan yakaşılmaktadır. Birçok boyutun var olmasının temel nedenleri:
Öğrencinin gelişimsel düzeyinin,
Öğrenim ortamının etkisinin,
Aktarılmak istenen bilgi yapısının,
Öğrenim Teorilerinin etkisinin,
Eğitim Teorilerinin etkisinin,
göz önünde bulundurulmasıdır. Bu bağlamda eğitim üzerine konuşulerken
Okul öncesi eğitim, genel eğitim, meslek eğitimi, hayat boyu öğrenim
Bireysel eğitim, gurup eğitimi, programli eğitim, bilgisayar destekli eğitim, uzaktan eğitim
Çocuk eğitimi, gelişkin eğitimi, özürlü eğitimi, üstün yetenekli eğitimi
kavram eğitimi, beceri eğitimi
kavramlarını kullanarak hangi olgudan bahsettiğimizi belirtmeliyiz. Eğitim üzerine fikir oluştururken bu tanımlara dikkat edilmediğinde hatalar oluşmaktadır. Bir eğitim bakanının Türk eğitiminde ezberciliği kaldırıyoruz cümlesi Türk eğitim sisteminden kuran kursunu kaldırıyoruz diye yorumlanabilmektedir.

Mesuliyet ve Ölçme-Değerlendirme
Eğitim rasgele oluşan bir faliyet değildir. Eğitsel faliyetlerin belli bir amacı vardır ve bu bağlamda planlı bir olgudur. Eğitimin planlı yapısının bir uzantısı Eğitimde Mesuliyet (accountability) kavramını gerektirir. Bu sebepden dolayı bu iki konunun aynı boyutlarda ele alınması gerekir. Ayrıca eğitimin amaçları doğrultusunda gelişip gelişmediğini anlamak için Eğitsel Ölçme ve Eğitsel Değerlendirme faliyetleri eğitim yapısının bir parçasını oluşturur. Plan – Mesuliyet – Ölçme/Değerlendirme birbirlerin tamamlayan ve mana kazandıran üç kavramdır. Plan olmadan mesuliyetler dayanaksız kalmakda, ölçme değerlendirme ise neyin, kimin ve nasıl üzerine tanımlanacağını bu kavramlar sayesinde belirler.
Eğitim Mesuliyeti eğitimde yeniden yapılandırma taraftarlarının üstünde durduğu en önemli konu olarak geçerliliğini devam ettirmektedir. Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faliyetlerini kapsamaktadır. Eğitim faliyetlerinde etkisi olan birimlerin hangi amaç doğrultusunda sorumlu ve etkili olduğu tam olarak belirlenmesini içerir. Buna en güzel örnek okul tuvaletlerinde yaşanmaktadır.

Tuvalet temizliğinde ortaya çıkan bir aksama için sorumluluk şeması

Sorun -> hademe

-> müdür yardımcısı

-> müdür

-> il eğitim müdürlüğü (birden fazla imza)

-> milli eğitim bakanlığı (onlarca imza)

-> eğitim bütçesi planlama kordinasyonu (onlarca imza)

-> meclis (550 dolayında imza)

maliye bakanlığı <-

il eğitim müdürlüğü <-

müdür <-

alım satım <-

Çözüm <- hademe <-

olarak gerçekleşmektedir.
Ölçme ve değerlendirme birbiriyle ilişkili ve çok boyutlu kavramlardır. Eğitsel değerlendirme Türkiyede dar anlamı olan öğrencinin öğrenme seviyesi olarak algılanmaktadır. Geniş anlamıyla eğitsel değerlendirme eğitimin bütününü kapsamaktadır. Eğitsel Değerlendirme diğer karar verme mekanızmalarında olduğu gibi kalite kontrolü geçerlidir. Eğitsel değerlendirmemin kalite kontrolu eğitsel geçerlilik ve eğitsel güvenirlik (soru analizi, ..) yapıları için sunulan kanıtlarla sağlanmaktadır. Milli eğitim içinde en yaygın ölçme değerlendirme metodu olarak istatistiksel değerlendirme metodlar gurubu kullanılmaktadır. Türk eğitim kurumlarında Klasik Ölçme Teorisi çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Öğrenci davranıslarını test kitapçığı bağlamında daha güvenilir olarak modelleyen Soru Cevap Teorisi üniversite seçme sınavında değerlendirmelerinde kullanılmaya çalışılmaktadır. Günümüzün en gelişmiş istatistiksel metodu olan Bireysel Test sistemi uygulamaları Türkiye’de bulunmamaktadır.

Müfredat
Geniş anlamıyla Müfredat planı eğitsel faliyetlerin bir okul tarafından yürütülmesi önceden belirlenmiş bir alan içinde (okul binasi, atletizim sahası, hastane gibi) olarak tanımlanmaktadır. [Todd, E. A.(1965) Curriculum Development and Instructional Planning]
Tyler [1949] Müfredatı tanımlarken 4 ana soru içinde çalışılması gerekdiğini önermektedir.
Hangi eğitimsel amaçlar güdülmekte
Hangi eğitsel metodlar ile belirlenen amaçlara ulaşılacak
Belirlenen süre, amaç ve metodların nasıl organize edileceği
Organize olmuş (planlanmış) süre, amaç ve metodların nasıl ölçüleceği
Belirtilen bu amaç doğrultusunda cumhuriyetin uygulamarı da zaman zaman sekteye uğramış hatta baskıcı olmuştur. Fakat Türkiye’de birçok uygulama geçici olmuş veya varlığını sürdüren uygulamarın milli birlik içinde normale dönmesini sağlamak her bireyin diğerine vatandaşlık görevidir. Yirminci yüzyılın başında çözümlenen ‘din ve ahlak kültürü’ dersi sorunu yirmibirinci yüzyılın başında çok zengin kültürlü Türk toplumunda ortak din tanımlaması problemi ile karşımıza yeniden çıkmaktadır. Yüzyılın başında bilimsel temellere oturtulmak istenen eğitim bu amcından çıkıp tamamen ezberci eğitime geçmiş, ezberci yapıda olan din eğitim ise kavramsal düşünme metodlarının en büyük problemi haline gelmiştir. Bu etkilenmeler sonunda din eğitim daha az kalıplara uyan bir yapıya yönelmiş ve çok değişik bir nesil yatişmesine sebep olmuştur.

Murat Dalkılıç Sony Music ile anlaştı!

Pazartesi, Mayıs 11th, 2009

2008 yılında ,çıkardığı “Kasaba” isimli single ile büyük beğeni toplayan Murat Dalkılıç, SONY MUSIC ile anlaşma imzaladı. Uzun süredir, radyo listelerinde bir numara olan şarkısı ve başarılı sahne performansı ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken genç müzisyen, yepyeni sürprizleriyle yakında müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Yeni müzik, şirketine geçer geçmez SONY MUSIC genel müdürü Şemsettin Göktaş ile fotoğraf çektiren Murat Dalkılıç yeni albümünü SONY MUSIC etiketi ile yayınlayacak.

Kasaba’nın ardından, ilk albümü beklenirken bu ani şirket değişikliği ile dikkatleri üzerine çeken genç müzisyen, albüm çalışmalarına başlamanın heyecanı içinde duygularını “uluslararası bir firma ile çalışmanın mutluluğu içindeyim, yeni ekibimle çok güzel başarılara imza atacağız” şeklinde ifade etti. SONY MUSIC genel müdürü Şemsettin Göktaş ise Murat Dalkılıç ,için “Pop müzik için gelecek vaat eden yeni bir star adayı ile çalışmaktan dolayı mutluyuz. Murat’a inanıyoruz ve çok başarılı olacacağına eminiz” dedi..

Tan yeni albümüyle kasıp kavuracak!

Pazartesi, Mayıs 11th, 2009

Türk Pop’unun ,son dönemdeki parlayan yıldızı Tan, Avrupa Müzik markasıyla çıkaracağı yeni albümünün çalışmaları için stüdyoya kapandı. “Neler Neler?”, “Rica Ederim”, “Sözümü Tutamadım” ve “Yıldızlar da Kayar” gibi hit şarkılarıyla milyonların gönlünü fetheden Türk Pop Müziği’nin yeni keşfi Tan, şarkılarıyla hayranlarının karşısına çıkmak için gece gündüz demeden çalışıyor.

Bütün hazırlıklarını ,önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak albümü için yoğunlaştıran ve bir taraftan yoğun konser programına devam eden genç şarkıcı, albümünün kusursuz olabilmesi için büyük bir titizlikle çalışmalarını sürdürüyor.

Hayranlarının, kendisinden beklediği gibi bütün enerjisini yeni şarkılarına veren ve müzik sektörüne büyük hareket getirecek albümünü çok yakında çıkaracak olan Tan, hareketli parçalarıyla dolu albümünde tüm sevenlerine muhteşem bir müzik ziyafeti çekecek…