SENİ SEVİYORUM……..
Sende beni gördüm işte bittim o an
Ah bir de yokmu o kalbimi okuman
Herşeye değerkaLBiMiN ayNaSı senin benle olman

Gerçek olsun istedimkaLBiMiN ayNaSı geçmesin diye
Sabah uyandığımdakaLBiMiN ayNaSı bitmesin diye
Zaman beni sana getirsin yine
Anılarımız yokken bile anlatmak güzelSeni benle paylaşmak hepsinden özel
Şimdilik anılarımızkaLBiMiN ayNaSı resimlerle sürer
Seni düşünüyorum ve uyku gözüme girer

Zaman senle akıyorkaLBiMiN ayNaSı farkına varmadan
Bu geceyi sana adadım ve geçti
Ömrümde kalbimde artık seni seçti

Herşeyim olur musun ? İnan ki istedim
Çok bekledim değer kıymeti bileni
Tek seni buldumkaLBiMiN ayNaSı sanki inci tanesi
İlk kez açtığım defterin bembeyaz sayfası
Noktası olmayacak her cümle yazısı
Sözlerde yetmiyorkaLBiMiN ayNaSı bitti gece yarısı
Sana özel senin için bu kalbimin aynası

unuTma ;
Aramızda MesafeLeR oLSadakaLBiMiN ayNaSı ŞehirLeR aramıza gırmeye calıssadakaLBiMiN ayNaSı Buralarda oLmasanda ;
Bu kaLp sadece Senın iÇin aTaCaKkaLBiMiN ayNaSı Cunku Ben Sensız yapamam….
&Bekle beni&
Sevgiler büyüttüm
kır çiçeklerinden, güneşin kanını emen
umutlar yeşerttim bahar renginde al yeşil
dağlarda kar erirken ceylanlar emzirdim
melekler uyandırdım her tan ağardığında
toplamak için bütün düş kırıklarını aynalardan
yıldızlarla selam yolladım sana
ve her gece mavi bir kuş tutup avuçlarıma
dudaklara gül ve rüzgar iliştirdim dağların doruklarına
gelmedin.
upuzun köprüler kurdum içimdeki yolculuklara sana kavuşmak için
beyaz günlere uzandım beyaz atlarla, sana getirsinler diye umutlarımı
seninle öpüşürken
beyaz beyaz güvercinler kanat çırpıyordu mavi göklerin burçlarında
bütün ayrılıkların, savaşların, ihanetlerin üzerine bir çizgi çekiyordum
en güzel barış çiçeklerini versin diye dünya
ak alınlı taylar koşarken alnımın çayırlarında
al türkülerle inledim lekesiz sabahlara her bahar
özlemler kanatıp gecelerin sayfalarında
mavi rüzgarların terkisinde sevgiler yolladım sana
çoğaldıkça çoğaldı çılgınlığım
kanımda milyonlarca yıldız tutuştu
alevler içinde parlayan nehirler aktı yüreğime her defasında
her suyun sesine bir damla gözyaşı bıraktım senin için
gül desenli yaylalara bilmedin
bilki sensiz uzak bir dağbaşı ıssızlığıyım
yoksan ürpertilerde tiril tirildir yapraklarım
seni özlemenin korkunç girdabında
göğünü ve yönünü yitirmiş göçmen bir bulut olup
her gece uçurumlara ağlarım
hasret ateşine bürünürken geceler
uzun ayrılıkların dağladığı sevdalarda
korkunç alevler içirdim seni seven yanıma
iç çekmeyi öğrendi bir yanım, acı çekmeyi bir yanım
ve ardından oturup ağladım küskün ırmaklar gibi
karışıp gitti gözyaşlarım çağlayanlara
silmedin
ey kırçıl saçlarımda yıldız tutuşturan
alıp savuran yangınlara yalnızlıklara
hazan bahçelerinde yaralı bir güldür kalbim şimdi
dört mevsim aşkı kanayan
sen ki, yüreğimde demlenen aysın her gece
gözlerimde çiçeklenen aşk
uzun saçlı hasretimsin
geçen bütün mevsimlerde seni bekledim
gelmedin
özlemlerle yaralı bir yağmur bulutuyum şimdi
firari bir hüznün girdabında yitirdim güldesenli sevinçlerimi
bil ki, çağlayan bütün nehirler benim gözlerimdir
benim yüreğimdir ağlayan bütün denizler
su içtiğim bütün pınarlarda seni susarım
seni sorarım geçtiğim bütün yollarda
düştüğüm her uçuruma bir tutam çiçek bırakır gibi
bir tutam kor ve bir demet gözyaşı bıraktım senin için
gelmedin bilmedin silmedin…
Bir gün gökyüzü gülünce ve geçince üşümesi kalbimin
bütün hasretleri yükleyip rüzgarın kanatlarına
yüreğimde taşıdığım sevda aleviyle
upuzun yollardan çıkıp geleceğim sana… Bekle…
&Çekil git&
Çekil git artık düşlerimden,
Bıkıp usanmadın mı benden artık? ..
Gözlerimden, yüreğimden, içimden,
…ve varolan her şeyimden, git artık…
Dokunma, kirletirsin beyazları,
Konuşma, tüketirsin satırları,
Mehtabı bırak, doğan ayrılık,
Çekil git, şafak gelen aralık…
Kanıyorum zaten, uzak dur benden,
Sebebin olurum, yakanın olurum,
Çekil git yolumdan, ölümün olurum,
…ve git artık, ne olursun git benden…
Konuşma, nefesini al benliğimden,
Ben soluğunu kesmeden,
Sus demeden, sus ne olur, söylemeden,
Git, bir daha Allah aşkına, hiç dönmeden…
Yıkıl git artık hayallerimden,
Kumdan evlerin, yıkıldı artık,
Taşlarımdan, oyuncaklarımdan, beynimden,
…ve yaşayan, her şeyimden, git artık…
Uzanma, karaya çalarsın günlerimi,
Söylenme, devrik tümcelerim olursun,
Ne öznesini, ne yüklemini kurtarabilirsin
Çekil git, bırak, bütün düşüncelerimi…
Yaralıyım zaten, şöyle dur gönlümden,
Derdin olurum, korun olurum,
Çekil git, harın değil, külün olurum,
…ve git artık, ne olursun git, git gözlerimden…
Kal yerinde öylece, ses etme,
Mevsimler solsun senelerce,
Mümkünse çıkmasın, o iki hece,
Öldü de, bitsin bu işkence…
Ya da bir sonbahardı, sarardı de,
Düşen her bir yaprakta, uzaklaştı de,
De ki, gövdeden dal kırıldı,
Kopan candı, yıkıldı de, de ki öldü, öldü de…
Yaşamaz de, olsun de, de ki bitti, bitti de…
Kardı yağdı, yağmurdu aktı,
Sonra toprağa karıştı, kurudu de, soldu de…
Ne bileyim işte, kısaca öldü de…
…Ve çekil git artık, gölge etme,
Alın yazısı gibi görme,
Değilim bir şeyin, olmadım hiçbir şeyin,
Çekil git artık, ne olur çekil git, kötü söyletme…
Yaşamaz de, olsun de, de ki bitti, bitti de…
Kardı yağdı, yağmurdu aktı, kurudu de…
Sonra toprağa karıştı, soldu de…
Ne bileyim işte, kısaca öldü de…
Ne dersen de…
…İstanbul Sen Kokuyor Biraz…
İstanbul Sen Kokuyor Biraz…
şimdi çok uzaklarda ışık mı oldun sen?
Kanatsız bir melek,
Belki kanatların bile vardır şimdi, bilinmez
Gülen gözlerin gülmezmi artık?
Kızıl saçların öyle beline kadar uzanamaz mı?
Yalnız mısın gittiğin yerde…
Bizim burda nasıl yaşadığımız ise, bilinmez…
Şimdi ne zaman aklıma düşse gülen gözlerin
İstanbul sen kokuyor biraz
Ezanlar kulağıma hep seni okuyor,
Başım önümde, gözyaşlarım avuçlarımda?
Büklüm büklüm yüreğimdeki tek dilek sen oluveriyor….
Bizi nelere bırakıp gittiğini, bir sen misin bilen?
Gittiğin yer, burda bıraktığın herşeyden ne kadar güzel?
Senin de bağrın yanar, seninde kalbin kanar mı?
son birkez daha gülümsemene nasıl hasretiz, bilemezsin
Pamuk ellerin yine de allaha kalkar mı?
Duaların gökleri aşıp bize ulaşmaz mı?
Üşüyor mu kalbin şimdi o uzaklarda?
Bizim yüreğimiz ne haldedir, bilemezsin
Bıkmış olamazsın…
Ne de yorulmuş,
güzel yüreğin daha yepyeni
Çok uzaklarda sönmeyen bir ışık mı gözlerin?
Peki ya pamuk yığını ellerin?
Kursağımızda kalan herşeyin cevabı sende gizli
seni bizden çok sevenin yanındamısın şimdi?
Sevgili küçük kız!..
Ezanlar kulağımıza seni okuyor şimdi
İstanbul her gün biraz daha sen kokuyor
Gözyaşlarımızı saymazsak daha yağmadı yağmurlar…
Çok sürmez mevsim döner, soğur burda havalar
Dilerim gittiğin o yerlerde
Sen hiç üşümezsin…
Semra Bakan
Bu aşktan hayir yok dediler!!!

Bu aşktan hayir yok dediler!
Unut! dediler unutamadim
Birak! dediler birakamadim
Senin sevgin yakti kavurdu ben
Bir ah demedim
diyemedim
Kolay kolay sevemem ben birini
Halbuki sende kaybetmiştim kendimi
Ilk sevdigimdin..
Ilk Yemin ettigimdin..
Ama nerde bilebilirdimki BITECEGINI
Nerden bilirdim BIZI ayiracaklarini
üstüme geldiler
perişan ettiler
Bu aşktan hayir yok dediler
Kalbimden vurdular
Cekip gittiler
Haykirislarima aldirmadilar
Ağladım sabaha kadar
Gözyaşımı silmediler
Derin bir yalnızlık bu yaşadığım şimdilerde
Bir başımayım koskoca evrende
Biri olsun istiyorum hem dost hem sevgili
Hem de deva dertlerime
Sendin doğacak günüme güneş yerine
Yalnızlığımı unutacak yanında uçacaktım
Belki uzaklardan duyarsın diye
Sana bir şiir
bir ağıt yaktım
Ayrılık kolaymı senin yanında
Ağlarsam gülyüzlüm acım diner mi,
Aşkımın ateşi böyle sönermi,
Sensiz kalırsam yar , yüzüm gülermi,
Ayrılık kolaymı senin yanında..
Beni senin kadar kimse anlamaz,
Kimse senin gibi beni saramaz.
Dizlerim tutulur yar yar, dilim konuşmaz,
Ayrılık kolaymı senin yanında..
Çekilmez oluyor sensiz günlerim,
Ne laf anlıyorum, ne söz dinlerim.
Deli divaneyim candan bezerim,
Ayrılık kolaymı senin yanında..
Beyaz Gul
seni arıyorum kalabalık caddelerde,
tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun..
perişan hayallerimin başladığı yerde,
sana sesleniyorum, duyuyor musun?
beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin..
ya o karanfil , baygın kokulu çiçek.
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
anladım ki bu ömür sensiz geçmeyecek.
odamı süsleyen ellerini uzat,
hazzından dile gelsin bastığın halı..
açılsın sevincinden perdeler kat kat..
ışık ve ateş senin için yanmalı..
sonra çevir düğmesini, radyonun
sevdiğin musiki dolsun odama,
dinle şarkısını büyük koronun,
beni düşün! beni düşün ağlama..
içimden bir ses diyor ki sabret..
sonu gelecek bu yalnızlığın,
bütün aynalar gülecek elbet,
açılacak kapılar ansızın..
yalnız sen varsın beyaz gülüm,
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..
yakınsın yalnızlık kadar,
uzaksın yakınmış gibi,
sensiz yaşadığım yıllar
bu kadar güzel değildi.
yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel !!
Ayrilirken
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor, film bitiyor işte,
O hiç bitmeyecek sandığımız…
Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
Sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz…
O ikiz kardeşi ölümün.
Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz
Bu son buluşmamızdır seninle
Yeni bir hayata başlayacaksın artık
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anlıyorum artık o öpecek ellerini
Kulağına aşkı o fısıldayacak
İçinde bir pişmanlıktan başka
Benden eser kalmayacak.
Sigaranı söndür , kalkabiliriz
On adım sonra yollarımız ayrılmalı
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.
ISSIZLIĞIN ÇIĞLIĞI
cam ipliğinden sıkı dokunmuştur
kristal vitrindeki bu loş kadın
soğuk tenhalığında kaşları alnının
ince bir hayretle sanki donmuştur
yansımaları sokağa vurmuştur
kafasındaki müstehcen dazlaklığın
sedef boşluğunda aralık ağzının
sevişmelere çağrısı korkunçtur
taşralı bir ‘köpek’ buna tutulmuştur
simsiyah bir ünlem önünde camların
her gece jiletle kazıyamadığın
kaç kere kaçırmayı filan kurmuştur
çünkü kadınlar gözünü korkutmuştur
kraliçesi budur yalnızlığın
ürettiği nilüfer iç bataklığının
cansız olmasından neler ummuştur
ıssızlık çığlığını şehirde unutmuştur…
ATİLLA İLHAN
