<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beyzam.Net Güncel Blogu</title>
	<atom:link href="http://www.beyzam.net/blog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.beyzam.net/blog</link>
	<description>seviyeli Sohbet Sitesi Blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 00:09:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Kar kilolarına dikkat</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/kadin/kar-kilolarina-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/kadin/kar-kilolarina-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 00:09:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadin]]></category>
		<category><![CDATA[artan iştahı kontrol etmek]]></category>
		<category><![CDATA[kilo alma riski]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6800</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk havalar, ısınmak ve enerji toplamak için daha fazla yeme hissi verebilir ve artan iştahı kontrol etmek zorlaşabilir. bu  durumda sağlıklı ve düşük kalorili seçeneklere yönelerek hem yeme isteğinizi karşılayabileceğinizi hem de kilo alma riskinden kurtulabileceğinizi söylüyor. İşte Dilara Koçak’tan aşırı soğuklardabeslenme önerileri: “Çorbalara ağırlık verin, bol su ve bitkisel çay tüketin Mevsim sebzeleriyle hazırlanmış sıcak bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk havalar, ısınmak ve enerji toplamak için daha fazla yeme hissi verebilir ve <strong>artan </strong>iştahı kontrol etmek zorlaşabilir.</p>
<p>bu  durumda sağlıklı ve düşük kalorili seçeneklere yönelerek hem yeme isteğinizi karşılayabileceğinizi hem de kilo alma riskinden kurtulabileceğinizi söylüyor. İşte Dilara Koçak’tan aşırı soğuklardabeslenme önerileri:</p>
<p>“Çorbalara ağırlık verin, bol su <strong>ve</strong> bitkisel çay tüketin Mevsim sebzeleriyle hazırlanmış sıcak bir çorba, kış aylarında hem keyifle tüketeceğiniz hem de midenizi doldurarak tokluk hissi yaratacak sağlıklı bir seçenektir. Çorbanıza küçük bir miktar taze zencefil de eklemeniz boğaz ağrılarına karşı da iyi gelecektir. İştahınızı kontrol etmek için bol sıvı özellikle de su ve bitki çayları tüketmeye dikkat etmelisiniz. Üstelik soğuk algınlıklarına karşı bol sıvı tüketmek önemlidir. Sıcak su içine çubuk tarçın biraz bal limon ve taze zencefil eklenebilir. Sut ile tarçın ve biraz bal karıştırılabilir. Yağsız patlamış mısır, hem keyifli hem düşük kalorili bir atıştırmalıktır.”</p>
<p>Bir araştırmaya göre kadınların fazla kilolarında dizilerin de etkisi var. Film ya da dizi izleme eylemini daha keyifli kılmak için elbette eller atıştırmalıklara uzanıyor. İşin en tehlikeli kısmı ise akşam yemeğini televizyon karşısında yemek. Çünkü bu yemek normalden çok daha fazla uzuyor. Dilara Koçak, “Mutlaka televizyon karşısında bir şeyler yemek istediğinizde yoğurt ve meyve gibi sağlıklı seçeneklere yönelmeniz yararınıza olacaktır” diyor.</p>
<p><strong><strong>KIŞ SEBZELERİNİ MENÜNÜZDEN EKSİK ETMEYİN</strong></strong></p>
<p>Öğünlerde kış sebzelerine ağırlık verilmesini tavsiye eden Koçak, “İnsan doğası gereği kış aylarıyla birlikte metabolizma çalışma hızı da yavaşlıyor. Bu da vücudumuzun daha az kalori harcamaya başlaması anlamına geliyor. Dolayısıyla kilo almamak ya da kilo kaybetmek istiyorsak daha düşük kalorili yiyeceklere yönelmemiz veya aldığımız kaloriyi yakmak için hareket etmemiz gerekiyor.</p>
<p>Kış mevsiminde olduğu gibi metabolizmanızın yavaşladığı durumlarda egzersiz yapmanız çok önemlidir. Kas dokusundaki artış ve yağ dokusundaki azalışla birlikte metabolizma hızı artar ve yediklerinizi daha hızlı yakmaya başlarsınız. Üstelik düzenli egzersize bağlı olarak vücut enerjisi artar, yorgunluk hissi minimuma düşer” diye konuşuyor.</p>
<p><strong><strong>LİGHT ETİKETLİ ÜRÜNLERE DİKKAT</strong></strong></p>
<p>Diyet ürünler tehlikesiz göründükleri için aşırı tüketime oldukça müsait. İstenmeyen tablo bu gıdaların diyet etiketli olmasına rağmen hala kalorili olduklarını unutunca ortaya çıkıyor. Unutmayın ki, bir ürünün ambalajında light etiketi bulunması demek, istediğiniz kadar tüketebileceğiniz anlamına gelmiyor&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/1/2/2012/fft2mm905890.jpg" alt="Kar kilolarına dikkat!" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/kadin/kar-kilolarina-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendini Akıllı Zannedenler</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/ask/kendini-akilli-zannedenler.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/ask/kendini-akilli-zannedenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 23:54:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask]]></category>
		<category><![CDATA[Bay Avanak]]></category>
		<category><![CDATA[kimi aptal yerine koydun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6798</guid>
		<description><![CDATA[Kendini çok akılı, çok kıvrak zekalı zannedenler kadar beni kızdıran ve güldüren bir şey yok sanırım. Bu tiplerin karşınızda şekilden şekle girmesi size de komik gelmiyor mu? Benim kızgınlığım yalan söyleyerek beni aptal yerine koymaya çalışanlara ama onların çırpınışları da son derece komik. Şimdi anlatacağım olayda kendini zeki sanan bir arkadaşımıza ait! Kendisiyle karşılaşıp kısa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendini çok akılı, çok kıvrak zekalı zannedenler kadar beni kızdıran ve güldüren bir şey yok sanırım. Bu tiplerin karşınızda şekilden şekle girmesi size de komik gelmiyor mu?</p>
<p><img src="http://db3.stb.s-msn.com/i/D6/BFDF8C4F9E5660784FB698EA74727.jpg" alt="Kendini Akıllı Zannedenler!" /></p>
<p>Benim kızgınlığım yalan söyleyerek beni aptal yerine koymaya çalışanlara ama onların çırpınışları da son derece komik. Şimdi anlatacağım olayda kendini zeki sanan bir arkadaşımıza ait!</p>
<p>Kendisiyle karşılaşıp kısa bir süre sohbet etme imkanı bulduğum Bay Avanak (bu yazıda artık kendisinden bu şekilde bahsedilecektir) muhabbeti ilerletmeye gönüllü olduğunu çok net biçimde belli etti. Ben de size yazı çıkarabilmek için biliyorsunuz kendimi feda etmekten çekinmiyorum!!!</p>
<p>Sohbeti evden sanal ortamdan da yürütmek kısmına geçildi. Cep telefonlarıyla muhabbet kesmiyor ama ben de çok fazla yazarak sohbetten hoşlanmıyorum çünkü zaten sürekli yazıyorum. Neyse, adamın hevesini kırmayayım dedim. Hem hakkında biraz bilgi sahibi de olmam gerekiyor. Öyle ya, talip oldu da, in midir, cin midir?</p>
<p>Neyse sohbet güzelce akarken, bir müzisyen arkadaşı olduğundan bahsetti. Belki meslektaş olduğumuz için birbirimizi tanırız diye düşünmüş. Tanımıyordum ancak anlattığı nitelikte bir müzisyeni tanımak isteyeceğim için, o yazarken ben de Facebook’a girip, o arkadaşın profilini açtım. Bir de baktım ki; Bay Avanak o müzisyenin arkadaş listesinde. Buraya kadar sorun yok!</p>
<p>Şöyle bir soru sordum: “Sen Facebook kullanıyor musun?” Ne dese beğenirsiniz? “Hayır, kullanmıyorum ama yakında açsam iyi olacak sanırım! Herkesin var!” Bir anda kafamın tasıyla kafam arasındaki mesafe genişledi. Adam ekranda karşımda facebook hesabıyla adıyla, resmiyle duruyor; gözümün içine baka baka yalan söylüyor.</p>
<p>Haklısın dedim açsan iyi olacak! Peki ama bu karşımdaki duran ve müzisyen arkadaşının da eklediği o profil kimin? Yüzü alı al, moru mor! Ben açmadım dedi. Ben de; ilkokulu bitireli 400 yıl olduğunu ve kandırılmak için fazla yaşamış olduğumu söyledim. İyi geceler diyerek sohbeti bitirdim.</p>
<p>Ertesi akşam mesaj atıp şöyle demiş: “O hesabı eski sevgilim açmış, haberim yoktu, vs…. Ama aldım hesabımın şifresini dilersen profilime girip bakabilirsin şimdi!” Bunun gibi Bay Avanak’lara söylenecek çok şey var ama en önemlisi şu: Dürüstlük, insana kaybettirmez kazandırır! Sen beni salak zannedip yalan söyleyeceksin, üstüne yalanını daha fazla yalanla örtmeye çalışacaksın!</p>
<p>Yahu desene, “var bir hesabım ama ailem ve arkadaşlarım hariç kimseyi almıyorum.” Bu daha dürüstçe ve saygı duyulacak bir tavır değil mi? Ardından da şimdi gel bak deme! Belli ki özel bir takım şeyler vardı sayfanda, görmemi istemedin, her neyse ama bunu adam gibi söylesene Bay Avanak!</p>
<p>Sen şimdi kimi aptal yerine koydun? Beni mi, yoksa kendini mi? Bayılıyorum şu kendini akıllı zannedenlere, onlar olmasa ben bu köşede ne yazacağım?</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/ask/kendini-akilli-zannedenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ara transferin en pahalısı Dzsudzsak</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/spor/ara-transferin-en-pahalisi-dzsudzsak.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/spor/ara-transferin-en-pahalisi-dzsudzsak.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 11:53:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en pahalı futbolcusu]]></category>
		<category><![CDATA[PSV Eindhoven’e transfer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6795</guid>
		<description><![CDATA[19 milyon Euro&#8217;ya Dinamo Moskova&#8217;ya transfer olan Macar futbolcu Balazs Dzsudzsak, ara transfer döneminde dünyanın en pahalı futbolcusu unvanını aldı. 2008 yılında Macaristan’dan Hollanda’nın ünlü takımı PSV Eindhoven’e transfer olan Balazs Dzsudzsak, oynadığı 114 lig maçında 44 gol atarak büyük başarı elde etmiş ve Avrupa takımlarının transfer listelerine girmişti. Geçtiğimiz yıl Rusya’nın Dağıstan bölgesindeki AnzhiMakhachkala takımına 14,5 milyon Euro&#8217;ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>19 milyon Euro&#8217;ya Dinamo Moskova&#8217;ya transfer olan Macar futbolcu Balazs Dzsudzsak, ara transfer döneminde dünyanın en pahalı futbolcusu unvanını aldı.</p>
<p>2008 yılında Macaristan’dan Hollanda’nın ünlü takımı PSV<a href="http://www.posta.com.tr/DetayliAra?q=PSV%20Eindhoven" target="_blank"> </a>Eindhoven’e transfer olan Balazs Dzsudzsak, oynadığı 114 lig maçında 44 gol atarak büyük başarı elde etmiş <strong>ve</strong> Avrupa takımlarının transfer listelerine girmişti.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Rusya’nın Dağıstan bölgesindeki AnzhiMakhachkala takımına 14,5 milyon Euro&#8217;ya transfer olarak herkesi şaşırtan Balazs Dzsudzsak’a Dinamo  Moskova Kulübü tarafından ödenen 19 milyon Euro&#8217;luk bonservis ücreti dünya futbol  otoritelerini bir kez daha şaşırtmıştı.</p>
<p>24 yaşındaki Macar futbolcunun adı PSV Eindhoven’de oynarken Fenerbahçe’nin transfer listesine de girmiş, Aykut Kocaman bu futbolcu için istenen 12 milyon  Euro&#8217;luk bonservis ücretini çok bulunca transferden vazgeçilmişti&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/2/2/2012/fft2mm906762.jpg" alt="Ara transferin en pahalısı Dzsudzsak" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/spor/ara-transferin-en-pahalisi-dzsudzsak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıldız Tilbe&#8217;ye ağır darbe</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/magazin/yildiz-tilbeye-agir-darbe.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/magazin/yildiz-tilbeye-agir-darbe.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 11:47:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[başı dertte]]></category>
		<category><![CDATA[parasına mı tenezzül edeceğim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6793</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz haftalarda İstanbul trafiğini karıştırarak gündeme bomba gibi oturan Yıldız Tilbe eski albüm şirketine 800 bin dolar ödeyecek. Yıldız Tilbe&#8217;nin başı dertte. Geçtiğimiz haftalardaİstanbul  trafiğini karıştırarak gündeme bomba gibi oturan Tilbe, bu kez eski albüm şirketine borçlandı. İddiaya göre, bundan sekiz sene önce Tilbe &#8220;Eski müzik şirketim bana bir ev bile almadı&#8221; diyerek bir çiftlik almaya karar verdi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz haftalarda <strong>İstanbul</strong> trafiğini karıştırarak gündeme bomba gibi oturan Yıldız Tilbe eski albüm şirketine 800 bin dolar ödeyecek.</p>
<p>Yıldız Tilbe&#8217;nin başı dertte. Geçtiğimiz haftalardaİstanbul  trafiğini karıştırarak gündeme bomba gibi oturan Tilbe, bu kez eski albüm şirketine borçlandı. İddiaya göre, bundan sekiz sene önce Tilbe &#8220;Eski müzik şirketim bana bir ev bile almadı&#8221; diyerek bir çiftlik almaya karar verdi ve o zamanki patronu, Avrupa Müzik&#8217;in sahibi Deniz Erdem&#8217;den 310 bin dolar borç istedi. Kendisine vergi  gelmemesi amacıyla para Tilbe&#8217;nin ablasının üzerine yatırıldı. Tilbe, borcunu ödemedi. Tilbe bunun üzerine Avrupa Müzik&#8217;le yaptığı albüm anlaşmasını boşvererek Erol Köse ile anlaştı. Bu olaydan sonra Erdem ve Tilbe arasındaki ipler koptu.</p>
<p><em><strong>Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Deniz Erdem olayı şöyle anlattı:</strong></em></p>
<p>&#8220;310 bin TL borç istedi ve çiftlik alacağını söyledi. &#8220;Benim plak şirketim zamanında bana bir ev bile almadı. Burayı bana alın lütfen&#8221; dedi. Bu arada benden borç alırdı, öderdi de. Sonra istediği yeri aldı. &#8220;Bana parayı elden verme. Yıldız Tilbe&#8217;yim ben. Bana vergi doğar&#8221; dedi. Ablasına parayı verdim. Bu olayın üzerinden bir- iki ay sonra başka bir şirkete gitti, Erol Köse&#8217;nin şirketine. Ben de dedim ki, &#8220;Nasıl gidersin?&#8221; &#8220;Giderim&#8221;, &#8220;Gidemezsin&#8221; şeklinde konuşmalar oldu. Sonra da dedi ki, &#8220;Sözleşmeyi feshetmezsen senin 310 bin dolarını vermem&#8221;. &#8220;310 bin dolarını vermem ne biçim tehdit?&#8221; dedim&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;MAHKEME YÜZÜ GÖRMEMİŞ İNSANIM&#8221;</strong></p>
<p>Tilbe&#8217;nin eskiden emniyette çalışan iki kişiyi kendisine yolladığını belirten Erdem, &#8220;Beni tehdit etmeye başladılar. Narkotikten birileriydi. Sonrasında da dava açtım. Davada da hakime yalvardı, yakardı. &#8220;Sözleşme altındaki imza benim değil&#8221; dedi. Hakim de bilirkişi yolladı. Bilirkişiden geliyor rapor. Bir daha bilirkişiye gidiyor, &#8220;Bu imza benim değildir&#8221; diyor. 7 yıldır uğraşıyorum. İki davam vardı. Biri albüm sözleşmesi için diğeri de 310 bin dolarlık borç. Hakim yedinci bilirkişi raporundan sonra uyandı. Ve kararı verdi. Şu anda kazandığım dava, bana yapmadığı albüm.</p>
<p>O albümü Erol Köse&#8217;ye yaptı. Bana da, &#8220;Sen benden çok para kazandın, artık kazanma&#8221; dedi. &#8220;Dava açarsan da 310 bin dolarını vermem&#8221; dedi. Davayı açtım. Ben bilemedim ki bu kadar süreceğini davanın. Bu davayı kazanmadan önce de telefon açtı, &#8220;Gelin anlaşaşlım&#8221; dedi. &#8220;Seninle anlaşacak birşeyim yok&#8221; dedim.</p>
<p>Son davada da, &#8220;Bu imzayı atmayı ben öğrettim onlara. Hayranlarıma imza atarken atmak istemedim. Onlara attırıyordum. Onlar atmışlar imzayı&#8221; diyor. Çocuk musun kardeşim? Ben hayatımda doğru düzgün mahkeme yüzü görmemiş insanım. Yıldız Tilbe&#8217;nin parasına mı tenezzül edeceğim? Bir davası daha vardı. Trafik kazasıyla ilgili. O davadaki parayı da ben ödedim. Yazık parama&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Erdem&#8217;in dava açtığı mahkeme Tilbe&#8217;nin 310 bin dolarlık borcunun faiziyle birlikte 800 bin dolar ödemesine karar verdi. Erdem&#8217;in Tilbe&#8217;ye açtığı diğer davanın da yakın zamanda sonuçlanması bekleniyor&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/2/2/2012/fft2mm906950.jpg" alt="Yıldız Tilbeye ağır darbe!" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/magazin/yildiz-tilbeye-agir-darbe.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Botoks ağrı yapar mı?</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/saglik/botoks-agri-yapar-mi.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/saglik/botoks-agri-yapar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 12:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[geçici sentetik dolgular]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6789</guid>
		<description><![CDATA[Botoks yaptıranların 10 yıl sonra dayanılmaz ağrılar çekmeye başladığı ve bu sorunun ameliyatla çözülemediğine dair&#8217; iddialara yanıt.. Botoksun bir toksin olduğunu ve saflaştırılarak zararsız hale getirildiğini belirten , normalde, beynin kaslara sinir yoluyla elektriksel uyarılar göndererek kasılmayı sağladığını, elektriksel uyarıların sinir kas birleşim yerinde bulunan bir madde aracılığıyla kaslara ulaştığını anlattı. &#8221;Botulinum toksini, bu maddenin salgılanmasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Botoks yaptıranların 10 yıl sonra dayanılmaz ağrılar çekmeye başladığı ve bu sorunun ameliyatla çözülemediğine dair&#8217; iddialara yanıt..</p>
<p>Botoksun bir toksin olduğunu ve saflaştırılarak zararsız hale getirildiğini belirten , normalde, beynin kaslara sinir yoluyla elektriksel uyarılar göndererek kasılmayı sağladığını, elektriksel uyarıların sinir kas birleşim yerinde bulunan bir madde aracılığıyla kaslara ulaştığını anlattı.</p>
<p>&#8221;Botulinum toksini, bu maddenin salgılanmasını durdurarak, uyarıların kasa  ulaşmasını ve buna bağlı olarak kaslarımızın kasılmasını önler. Böylece uygulanan bölgede geçici olarak kısmi bir felç oluşur&#8221; dedi.</p>
<p>İlk kez 1960&#8242;lı yıllarda şaşılık tedavisinde kullanılmak üzere denenen toksinin, son 15-20 yıldır milyonlarca kişinin tedavisinde kullanıldığını, 70&#8242;ten fazla ülkenin sağlık bakanlıklarınca onaylanmış bir ilaç olduğunu ve 10 yıldır da estetik amaçlı uygulandığını ifade etti.</p>
<p>günümüzde botulinum toksinin son derece güvenli laboratuvarlarda üretildiğini ve çok düşük dozlarda uygulandığını vurgulayarak, &#8221;İlaç yalnızca uygulandığı bölgede etkili olmakta ve vücutta sistemik bir etkiye yol açmamaktadır. Tüm dünyada yüz binlerce hastanın tedavisinde kullanılmış botulinum toksininin kalıcı bir soruna yol açtığı hakkında bir bilgi yoktur. Botulinum toxin tip B ile ilgili ise henüz çok detaylı çalışma sonuçları bildirilmemiştir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bu toksinin hemen herkeste güvenle kullanılabilecek, bilinen ciddi bir yan etkisi olmayan bir ilaç olduğunu, klinik çalışmaları bulunmamasından dolayı gebelikte kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Ayhan, anne sütüne karışıp karışmadığı tam olarak kanıtlanamadığından emziren anneler için de uygun olmadığını söyledi.</p>
<p>Ayhan, toksinin, 12 yaşın altındaki çocuklarda, bazı kas hastalıklarında, antibiyotikler veya kalsiyum kanal blokörü ilaçları kullananlarda, kas gevşetici ve anestezik ilaçları alanlarda ve pıhtılaşma bozuklukları olanlarda da kullanılmaması gerektiğine dikkati çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Ayhan, alındaki yatay çizgiler, iki kaş arasındaki dikey oluklar, gözlerin dış kenarında kaz ayağı şeklinde yayılan ince kırışıklıklar, burun kökündeki yatay çizgilenmeler, ağız çevresindeki ince kırışıklıklar, dudak köşelerindeki dik çizgilenmeler, çene ucundaki çizgilenmeler, boyunda uzunlamasına oluşan bantların botoksla geçici olarak ortadan kaldırılabildiğini ya da hafifletilebildiğini söyledi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;BOTOKSUN, CİDDİ BİR YAN ETKİSİ BULUNMUYOR&#8221;<br />
</strong></strong>Ayhan&#8217;ın verdiği bilgiye göre, botoks herhangi ciddi bir alerjik reaksiyona yol açmadan istenildiği kadar tekrarlanabiliyor. Botoksun, ciddi bir yan etkisi bulunmuyor ve deneyimsiz kişilerin uygulamasına bağlı yan etkiler bile ilacın etkisi geçici olduğundan, genellikle 3 ay içinde tamamen düzeliyor.</p>
<p>Cilt kırışıklıklarını düzeltmek için kullanımı sonrasında nadir de olsa göz kapağı düşüklüğü, çift görme, uygulama alanında ufak morarma ve kızarıklıklar, alt göz kapağının sarkması gibi durumlar gözükebiliyor.</p>
<p><strong><strong>&#8221;GEÇİCİ DOLGU MADDELERİ TIBBİ OLARAK GÜVENİLİR&#8221;</strong></strong></p>
<p>Botoksun bir dolgu olmadığının altını çizen Prof. Dr. Ayhan, yüz kırışıklıkları için kullanılan yöntemlerden birinin kişinin kendisinden elde edilen yağ ve doku kokteyli enjeksiyonları ya da ticari olarak hazır bulunan kollajen veya hyaluronik asit enjeksiyonları olduğunu anlattı.</p>
<p>Enjekte edilen yağ, doku kokteyli, kollajen ve hyaluronik asit gibi dolgu maddelerinin etki mekanizmasının botokstan farklı olduğunu dile getiren Ayhan, &#8221;Bunlar kırışıklıklar altında dolgunluk oluşturarak kırışıklıkları azaltır ve daha genç bir görünüm verirler. Kalıcı olan dolgu maddelerin kullanılmasının yan etkileri ve zararlarının olması sebebiyle günümüzde kullanılması hemen hemen sonlanmıştır. Haberlerde bahsedilen sorunlar, kullanılmaması gereken kalıcı dolgu maddelerinin yetkili ve uzman olmayan ve çoğunlukla doktor bile olmayan kişiler tarafından uygulanmasının sonucunda ortaya çıkmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Geçici dolgu maddelerinin ise cilt kırışıklıklarının tedavisinde güvenle kullanılabildiğini vurgulayan Ayhan, bunların insan bağ dokusu içinde bulunan bir maddeden yapıldığını belirtti. Ayhan, &#8221;Geçici dolgu maddeleri tıbbi olarak güvenilirdir. Bunların da etkisi botoks gibi geçicidir ve tekrar edilmesi gerekir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong><strong>&#8221;FDA ONAYLI ÜRÜNLER KULLANILMALI&#8221;</strong></strong></p>
<p>geçici sentetik dolguların yan etkileri konusundaki ifadelerin, &#8221;dolgunun kendisinden değil, etki süresinin uzatılmasında kullanılan kimyasal ajanlardan&#8221; kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>Bu kimyasalların miktarı ve içeriğinin FDA tarafından detaylı olarak test edildikten sonra onaylandığını, güvenliğinin ve dozunun ayrıntılı olarak bildirildiğini söyledi.</p>
<p>Piyasada 100&#8242;ün üzerinde dolgu markası bulunduğuna, ancak bunların sadece 4 ya da 5&#8242;inin FDA onaylı olduğuna dikkati çeken, bunların birçoğunun CE belgeli ancak FDA onaylı olmadığını vurguladı.</p>
<p>&#8221;Hem estetik dermatolojiyle uğraşan hekimlerin hem de hastaların tüm tedavi yöntemlerinde olduğu kozmetik estetik uygulamalarda da FDA onaylı ürünleri kullanmaları onları deneyi yapılmamış ürünlerin sürpriz risklerden koruyacaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>özellikle botoks uygulamalarında kişinin hoşlanmadığı bir sonuç ortaya çıkması halinde de geri dönüşün mümkün olduğunu belirterek, &#8221;Olası tüm yan etkiler botoksun etkisi geçtiğinde tamamıyla ortadan kalkmaktadır. Botoks alanında uzman hekimlerce, doğru bir şekilde uygulandığında, çok basit ve oldukça güvenli bir kusur düzeltme, hastalığı iyileştirme ve güzelleşme yöntemidir&#8221; dedi&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/31/1/2012/fft2mm905306.jpg" alt="Botoks ağrı yapar mı?" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/saglik/botoks-agri-yapar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüm döşeğinde insan nelerden pişman olur?</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/haberler/olum-doseginde-insan-nelerden-pisman-olur.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/haberler/olum-doseginde-insan-nelerden-pisman-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 12:04:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm anı gelene dek]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm yatağındaki keşkeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6787</guid>
		<description><![CDATA[Yıllarca ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware, deneyimlerinden yararlanarak yazdığı kitapta insanların hayatlarının son günlerinde en çok neden pişman olduğunu anlattı&#8230; ıllar boyunca evlerinde ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware, emekli olduktan sonra deneyimlerinden yararlanarak yazdığı kitapta insanların hayatlarının son günlerinde en çok neye pişman olduğunu listeledi. ölüm yatağında insanların en çok pişmanlık duyduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware, deneyimlerinden yararlanarak yazdığı kitapta insanların hayatlarının son günlerinde en çok neden pişman olduğunu anlattı&#8230;</p>
<p>ıllar boyunca evlerinde ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware, emekli olduktan sonra deneyimlerinden yararlanarak yazdığı kitapta insanların hayatlarının son günlerinde en çok neye pişman olduğunu listeledi.</p>
<p>ölüm yatağında insanların en çok pişmanlık duyduğu şeyin diğer insanlarla ilişkilerindeki ihmalkarlık olduğunu ileri sürdü. İnsanların ölümlü olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldiklerinde çok önemli değişimler geçirdiğini belirten Ware, ölmek üzere olan hastaların inkar, korku, öfke, pişmanlık ve sonunda kabullenme gibi aşamalardan geçtiğini söyledi. Hastalarına en çok ne için pişmanlık duyduğunu soran Ware, aldığı yanıtların temelde benzer olduğunu ve beş başlık altında toplandıklarını keşfetti:</p>
<p><strong>1. “Keşke başkalarının benden beklediği hayat yerine düşlerimi gerçekleştirseydim”</strong></p>
<p>Ware’e göre insanlar, yaşamlarının sona erdiğinin farkına varıp geriye döndüklerinde düşledikleri şeylerin çok büyük bir kısmını gerçekleştirmediklerini görüyor ve pişman oluyor.<br />
<strong><br />
2. “Keşke bu kadar çok çalışmasaydım”<br />
</strong><br />
Ware’e göre erkek hastaların büyük bir kısmı, işleri nedeniyle ailelerine ve dostlarına yeterince vakit ayıramadıkları için pişman oluyor. Ware, erkek hastaların büyük bir kısmının eğer bir şansları daha olsa dönüp çocuklarının kaçırdıkları anlarını yaşamak istediklerini gözlemledi.</p>
<p><strong>3. “Keşke duygularımı dile getirseydim”<br />
</strong><br />
Birçok insanın diğerleri ile ilişkilerini belirli bir düzeyde tutmak için duygularını bastırdığını söyleyen Ware, bastırılan duyguların insan sağlığı üzerinde son derece olumsuz etkileri olduğunu ileri sürdü.</p>
<p><strong>4. “Keşke arkadaşlarımdan kopmasaydım”<br />
</strong><br />
İnsanların kendi yaşamlarına çok fazla odaklanıp arkadaşlarıyla ilişkilerini yitirdiğini ancak ölüm yatağında fark ettiğini söyleyen Ware, ölmekte olan insanların en çok eski arkadaşlarını özlediğini söyledi.</p>
<p><strong>5. “Keşke daha çok mutlu olsaydım”<br />
</strong><br />
Çoğu insanın mutluluğun aslında bir seçim olduğunu ölüm anı gelene dek fark etmediğini söyleyen Ware, insanların rahat yaşamak uğruna eski alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı kaldığını belirtti. Alışkanlıklarından vazgeçmek istemeyen insanların değişme korkusu yaşadığını ve daha fazla mutlu olma şansını kendi kendilerine yok ettiğini belirten Ware, ölüm yatağındaki hastalarının “Keşke daha çok gülseydim, keşke aptalca şeyler yapmaktan bu kadar korkmasaydım” diyerek pişmanlıklarını dile getirdiğini sözlerine ekledi&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/1/2/2012/fft2mm905540.jpg" alt="Ölüm döşeğinde insan nelerden pişman olur?" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/haberler/olum-doseginde-insan-nelerden-pisman-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hemen Unuturum Seni…</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/ask/hemen-unuturum-seni%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/ask/hemen-unuturum-seni%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 17:43:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask]]></category>
		<category><![CDATA[Neler hatırlıyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yakışmıyor ikimize ayrılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6784</guid>
		<description><![CDATA[Ey ömrümün güzü sevdiğim, ne garip bir halsizlik bu gönlümdeki? Sana ulaşamayan ellerimin dermanı kalmadı. Yürümüyor ayaklarım sanki, yığılıp kalıyorum aklımın bir köşesine. Oysa daha sevecektik… Oysa daha sevişecektik gün ortasında en olmadık saatte. Kimsenin bilmediği bir yalnızlığı silecektik ömrümüzden. Olmadı… Sisli, puslu bir ayrılığı diline doladın şarkı gibi, kaderimizi çizer sözlerin diyordum, inanmıyordun; bak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ey ömrümün güzü sevdiğim, ne garip bir halsizlik bu gönlümdeki? Sana ulaşamayan ellerimin dermanı kalmadı. Yürümüyor ayaklarım sanki, yığılıp kalıyorum aklımın bir köşesine. Oysa daha sevecektik…</p>
<p><img src="http://db3.stb.s-msn.com/i/9B/9B2C8AC0D2036FBF07BDF589296.jpg" alt="Hemen Unuturum Seni…" /></p>
<p>Oysa daha sevişecektik gün ortasında en olmadık saatte. Kimsenin bilmediği bir yalnızlığı silecektik ömrümüzden. Olmadı…</p>
<p>Sisli, puslu bir ayrılığı diline doladın şarkı gibi, kaderimizi çizer sözlerin diyordum, inanmıyordun; bak ayrıldık!</p>
<p>Gitmeler, gelmeler, küsmeler, sevmeler, sevmemeler, her şey takılıp kaldı cep telefonunun hafızası dolan mesajlarında. Kendince sildi teknoloji hatıralarımızı, sözümü dinlemedi.</p>
<p>Oysa daha sevişecektik bir akşamın karanlığında. Gelmedin! Gelseydin kim bilir daha ne kadar çok sevecektik birbirimizi; ne kadar çok sevebileceğimizi görecektik.</p>
<p>Ayrılığın boynuna da bir çan taksak kediler gibi, yaklaştığını anlasak, kaçsak; olmaz mı? Sen bana başka bir bahar hediye etsen, yeniden sevsen, olmaz mı?</p>
<p>Yakışmıyor ikimize ayrılık, gerçi birliktelik de yakışmadı demek ki; ayrıldık! Yine de ölüme benzer bir tadı var ayrılığın, pis ve puslu… Keyifsiz geçiyor işte her şey…</p>
<p>Alışmak da istemiyorum sensizliğe, yoksa en kolayı unutmak değil midir? Öyle ya, insan hatırlamak için çaba harcar hep, unutmak basittir; değil midir?</p>
<p>Bak mesela ben, birkaç saniye sonra sileceğim aklımdan seni! İnanmıyorsun ama çok kolay! Zaten ne var hatırlanacak? İlk defa seninle mi seviştim? Nasıl sildiysem senden öncekileri, seni de silerim.</p>
<p>Hani o ilk dans ettiğimiz geceyi, elimi tutmak için bahane edip götürdüğün filmi, annenle tanıştığımda sakarlığımı gizlemek için bana çarpmış gibi yaptığını, en saçma şakalarıma gülmeni, benim için marketten kadın pedi almanı ve yüzündeki o utangaç kırmızılığı….</p>
<p>Ne var unutamayacak? Şimdi gülümsememe bakma, ben seni unutabilmek için hatırlıyorum şimdi. Neler hatırlıyorum diye bulup, tek tek siliyorum aslında.</p>
<p>Yoksa neden hatırlamak isteyeyim sabahlara kadar sevişmelerimizi, bana yemek hazırlamak için bütün mutfağı batırışını, hasta olduğumda sabaha kadar başımda beklediğini, aslında beni ne kadar çok sevdiğini, bir inat uğruna ayrılışımızı, kırmızı tişörtümü giyişini&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/ask/hemen-unuturum-seni%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk kulak ağrısını nasıl anlatır?</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/bebegim/cocuk-kulak-agrisini-nasil-anlatir.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/bebegim/cocuk-kulak-agrisini-nasil-anlatir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 23:46:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebegim]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6782</guid>
		<description><![CDATA[Kendini konuşarak ifade edemeyen çocuk; kulağını çekiştiriyor, huzursuzlanıyor, ağlıyor ve tekmeler atıyorsa kulak ağrısından şüphelenmekte fayda var. Kulak ağrısı, henüz derdini anlatacak yaşa gelmemişse hem çocuk, hem de anne ve babalar açısından içinden çıkılması güç bir hale gelebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Emre Mercan, özellikle 2 yaşın altındaki çocukların kulak ağrılarını farklı şekillerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendini konuşarak ifade edemeyen çocuk; kulağını çekiştiriyor, huzursuzlanıyor, ağlıyor <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> tekmeler atıyorsa kulak ağrısından şüphelenmekte fayda var.</p>
<p>Kulak ağrısı, henüz derdini anlatacak yaşa gelmemişse hem çocuk, hem de anne ve babalar açısından içinden çıkılması güç bir hale gelebiliyor.</p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Emre Mercan, özellikle 2 yaşın altındaki çocukların kulak ağrılarını farklı şekillerde dile getirdiklerine dikkati çekerek, anne babaları uyarıyor: “Çocuğunuz kendini konuşarak ifade edemediği için size bunu 4 şekilde gösteriyor: Kulağını çekiştiriyor, huzursuzlanıyor, ağlıyor ve sağa sola tekmeler atıyor. <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Bu</strong></span></a> durumda geç kalmadan çocuğunuzu bir uzmana götürmeniz gerekiyor.”</p>
<p><strong><strong>KULAK AĞRISINA YOL AÇAN 6 NEDEN</strong></strong></p>
<p>Bebeklerde ve çocuklarda kulak ağrısının çeşitli nedenleri var. Dr. Yunus Emre Mercan, bu nedenleri şöyle sıralıyor:</p>
<p><strong><strong>1. Süt dişi  çıkarma:</strong></strong> Süt dişlerini çıkarma döneminde diş ağrısı kulaklara yansıyabiliyor ve bebeğinizde kulakları çekiştirme şeklinde hareketlere neden olabiliyor. Bu da sizde yanlışlıkla kulak enfeksiyonu varmış gibi bir kanı oluşturabiliyor.</p>
<p><strong><strong>2. Kulak kirleri: Enfeksiyon</strong></strong> dışı nedenler arasında banyodan sonra su alıp şişen kulak kirleri de sorumlu tutulabiliyor. Bu yüzden çocuklarınızın kulaklarına su kaçırmamanız, banyo yaptırırken kulak tıpası kullanmanız ya da fön ile kulaklarının içini kurutmanız gerekiyor.</p>
<p><strong><strong>3. Kulağa kaçan yabancı cisimler:</strong></strong> Çocuklarda büyük bir sorundur. Bezelye, nohut, mercimek, boncuk, düğme, küçük piller, mum boya parçaları ve küçük oyuncak  parçaları kulağa kaçabiliyor. Kulak ağrısıyla beraber akıntı da yapabiliyor. Bu durumda çocuğunuzu vakit geçirmeden bir kulak burun boğaz uzmanına götürmeniz gerekiyor. Kulakta organik bir yabancı cisim varsa şişmesini engellemek ve kurutmak için doktora gidene dek alkol  borik damlatılabilir. Zeytinyağı  damlatmanın ise faydası olmuyor.</p>
<p><strong><strong>4.  Uçak yolculukları: </strong></strong>Uçak yolculuğunda iniş ve kalkış sırasında kabin içi basınç değişiklerinden dolayı çocuklarda kulak ağrısı olabiliyor. Bu nedenle yolculuk başlamadan önce doktorun önerisiyle bir ağrı  kesici vermek, bebekleri emzirmek, daha büyük çocuklara bir şeyler içirmek ya da çiklet çiğnetmek kulak ağrısını önlüyor.</p>
<p><strong><strong>ANNE SÜTÜ YETERSİZLİĞİ KULAK İLTİHABINDA DA ETKİLİ</strong></strong></p>
<p><strong><strong>5. Deniz, havuz, banyoda suyla uzun süreli temas:</strong></strong> Dış kulak yolunun uzun süre su ile teması (banyo, havuzda denizde yüzme) ve aşırı kulak temizliği dış kulak yolu iltihabına (yüzücü kulağı) neden oluyor. Bu durumda kulak yoluna dıştan bası yapıldığında ağrı olduğu gözleniyor. Ayrıca kulak akıntısı da olabiliyor. Havuz ya da denizden sonra kulak ağrısı olduğunda mutlaka enfeksiyondan şüphelenilmeli, çocuğunuzu tedavi için bir çocuk sağlığı ya da KBB uzmanına götürmelisiniz.</p>
<p>Dış kulak yolu iltihaplarında iltihap kulak yolunu tıkayacak kadar fazla ise vakumla çekilmesi gerekebiliyor. Diğer durumlarda damla tedavileriyle iyileşiyor. En önemlisi kulağa daha fazla su temas etmesini engellemek, havuza ve denize ara vermek ve banyolardan sonra saç  kurutma makinesi kullanmaktır. Ağrıyı rahatlatmak için sıcak termofor ya da havlu uygulaması yapılabileceğini söyleyenler varsa da yanıklara neden olabileceği için pek önerilmiyor. Engellemek için kulak tıpası kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong><strong>6-Orta kulak iltihabı:</strong></strong> Çocukların büyük çoğunluğu 3 yaşına kadar en az bir kez orta kulak iltihabı geçiriyor. Üç ay-üç yaş arasında sıkça görülüyor. Kreşe ve anaokuluna giden çocuklarda evde bakım yapılanlara göre orta kulak iltihabına daha sık rastlanıyor. Ayrıca anne sütü yeterince almamış olma, geniz eti, kalabalık aile, sigara dumanına maruz kalma,emzik  kullanma, eksik aşılanma ve alerji de orta kulak iltihabına meyil yaratıyor. Kulak ağrısı orta kulak iltihabına özgü olmasa da bu tanıyı koymada kullanılan tek güvenilir şey şikayettir.</p>
<p>2 yaş altındaki çocuklar ağrıyı tarif edemedikleri için huzursuzluk, sürekli ağlama, hasta olan kulağını çekiştirme şeklinde de kulak ağrılarını ifade edebilirler. Ateş, kusma da kulak ağrısına eşlik edebiliyor. Bu durumda tedavi edilmesi için mutlaka doktorunuza başvurun. Doktora ulaşıncaya kadar çocuğunuzu rahatlatmak için ağrıkesici kullanabilirsiniz&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/27/1/2012/fft2mm900751.jpg" alt="Çocuk kulak ağrısını nasıl anlatır?" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/bebegim/cocuk-kulak-agrisini-nasil-anlatir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt kanserinde erken tanı önemli</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/saglik/cilt-kanserinde-erken-tani-onemli.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/saglik/cilt-kanserinde-erken-tani-onemli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 23:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kanseri melanomda]]></category>
		<category><![CDATA[Displastik benler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6780</guid>
		<description><![CDATA[Bütün kanser türlerinde olduğu gibi tehlikeli kanserlerinden biri olan cilt kanseri melanomda da erken tanı büyük önem taşıyor. sıradan benlerle, içinde farklı ve olağan dışı bazı hücrelerin bulunduğu displastik nevüsün (displastik benler) farklı olduğunu söyledi. Sıradan benlerin &#8221;melasonit&#8221; adı verilen deri hücrelerinin gruplar halinde büyümesinden ibaret bir deri oluşumu özelliğini taşıdığını ve erişkinlerde ortalama 10-40 arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün kanser türlerinde olduğu gibi tehlikeli kanserlerinden biri olan cilt kanseri melanomda da erken tanı büyük önem taşıyor.</p>
<p>sıradan benlerle, içinde farklı <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> olağan dışı bazı hücrelerin bulunduğu displastik nevüsün (displastik benler) farklı olduğunu söyledi.</p>
<p>Sıradan benlerin &#8221;melasonit&#8221; adı verilen deri hücrelerinin gruplar halinde büyümesinden ibaret bir deri oluşumu özelliğini taşıdığını ve erişkinlerde ortalama 10-40 arasında sıradan benlerden bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Alper, <strong>bu </strong>benlerin ortalama 5 milimetre çapında, net sınırlı, oval-yuvarlak, kubbemsi, tek renkli lezyonlar olduğunu söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Alper, displastik benlerin ise sıradan benlerden farklı görünümde ve genellikle 5 milimetreden daha büyük olduklarını, pembeden koyu kahverengiye değişen birkaç renk içerdiklerini anlattı.</p>
<p>Sınırları düzensiz olan bu benlerin çoğunlukla güneş gören bölgeler ve sırt gibi bölgelerin yanında, saçlı deri, kalça gibi güneş görmeyen yerlerde de ortaya çıkabildiklerini ifade eden Prof. Dr. Alper, &#8221;Bir kişide 10&#8242;dan fazla displastik ben bulunabilir. Displastik benleri bulunanlarda genellikle sıradan benler de çok sayıdadır. Displastik benlerde melanom gelişebilir. Hiç displastik beni olmayanlara kıyasla 5&#8242;ten fazla displastik beni olanlarda melanom riski 10 kat fazladır. Ben sayısı arttıkça, risk de artar&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Alper, bu tür benleri olanların güneşten korunması, solaryumdan uzak durması ve benlerinde değişiklik fark ettiklerinde hemen doktora başvurması gerektiğini vurgulayarak, &#8221;Bu benlerdeki renk değişikliği, büyüme-küçülme, yapısında, dokusunda değişiklik, kabuklanma, sertleşme, kabarma, kaşıntı ve sızıntı çok önemli uyarıcı değişiklikler olarak algılanmalı&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong><strong>VAKTİNDE MÜDAHALE TEDAVİ BAŞARISINDA ETKİLİ<br />
</strong></strong>Her bireyin mutlaka bir kez dermatoloğa başvurarak tüm benleri kontrol ettirmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Alper, &#8221;Displastik benleri olanlar yılda 2 kez kontrole gitmeli. Özel görüntüleme yöntemleriyle doktoru benleri fotoğraflayacak ve her muayenede kıyaslayarak, değişimi en erken dönemde, daha kanserleşme olmadan fark edecektir. Ailesinde melanom olanlarda bu kontroller 3 ayda bir yapılmalıdır. Melanom çok tehlikeli ve hızlı ilerleyen bir deri kanseri türü olduğundan benlerin değerlendirmesi ve takibi mutlaka normal sağlık  kontrolü takviminde yer almalı. Nasıl check-up yaptırıyoruz, derinin de düzenli check-up&#8217;ı yapılmalı, bütün benler kontrol edilmeli&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Sibel Alper, melanom riskini artıran etkenlere yönelik soruya, &#8221;Displastik benlerin varlığı, 50&#8242;den fazla sıradan ben olması, güneş ışınları ve güneş yanıkları, solaryum, kişinin kendisinde veya ailesinde deri kanseri öyküsü, açık ten, açık göz rengi, bağışıklık sistemini etkileyen bazı ilaçlar&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p>Son yıllarda melanom sıklığının dünyada iki kat arttığını ifade eden Prof. Dr. Alper, bütün kanser türlerinde artış yaşandığını, ama güneşin zararlı etkilerinin bu türde çok önemli olduğunu, güneşin &#8221;birikici&#8221; zararlı etkisinin çocuklukta başladığını, birikerek belli bir yaştan sonra tahribatının ortaya çıktığını anlattı.</p>
<p>Prof. Dr. Alper, melanom tedavisindeki son gelişmelere ilişkin soruya, &#8221;Dünyada birçok tedavi, kişiye özel tedaviye kaydı. Melanomla ilgili de böyle. Kişinin genetiğine, bağışıklık sistemine bakılıyor. Buradaki en önemli konu erken tanı. Çünkü derinin diğer kanserlerinin aksine, melanom hızlı ilerliyor&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p><strong><strong>BENLERİN ÇIKARILMASI TEHLİKELİ Mİ?</strong></strong></p>
<p>Prof. Dr. Sibel Alper, her benin çıkarılmasının gerekmediğini ancak riskli benlerin cerrahi yöntemle çıkarılmasından da çekinmemek gerektiğini, böyle bir yol izlenmesinin zaten henüz kanser ortaya çıkmadan yok edilmesi anlamına geldiğini söyledi.</p>
<p>Halk arasında &#8221;benlere dokunulmaz&#8221; gibi bir algı olduğunun hatırlatılması üzerine Prof. Dr. Alper, &#8221;Bu algı yanlış. Alınması gerekiyorsa alınmalı. Dikkat edilmesi gereken cerrahi mücadele  dışındaki yakmak, başka uygulamalar yapmaktır, bu risk yaratır. Yoksa cerrahi olarak çıkarılmalarında hiçbir sakınca yok&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Alper, kişinin kendi derisini muayene etme yönteminin dünyada çok önerilen bir yöntem olduğunu belirterek, &#8221;Ayna karşısında kişi benlerini tanımalı, değişiklikleri gözlemlemeli&#8221; dedi.</p>
<p>Kişilerin estetik  kaygılarla benlerini aldırabildiğinin hatırlatılması üzerine Prof. Dr. Alper, &#8221;Et benleri, yani saplı benler tehlikesiz benler. Kişi görüntü olarak rahatsız oluyorsa alınsa da olur, alınmasa da olur. Et benleri zaten gerçek ben değil, doku büyümesidir&#8221; şeklinde konuştu&#8230;</p>
<p><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/29/1/2012/fft2mm902346.jpg" alt="Cilt kanserinde erken tanı önemli" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/saglik/cilt-kanserinde-erken-tani-onemli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Zaman Sensizlik</title>
		<link>http://www.beyzam.net/blog/ask/simdi-zaman-sensizlik.html</link>
		<comments>http://www.beyzam.net/blog/ask/simdi-zaman-sensizlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 23:13:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask]]></category>
		<category><![CDATA[Ben yok muyum]]></category>
		<category><![CDATA[sorguluyorum varlığımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyzam.net/blog/?p=6777</guid>
		<description><![CDATA[Aylardan ne, günlerden hangisi, bahara mı yakınız kışa mı? Ömrümün neresindeyim? Hiçbirisini bilmiyorum. Bildiğim tek şey, şimdi zaman sensizlik… Sensizliğin ne tuhaf koktuğunu bilir misin? Gerçi nereden bileceksin? Yokluk kokar sensizlik; küfle karışık nem gibi… Bekar evlerinin uzun süre yıkanmamış yorganlarına sinsen eski sigaraların kokuları gibi… Sensizlik bedenimi sardığında, ben de sensizlik gibi kokarım. Geçmişten, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aylardan ne, günlerden hangisi, bahara mı yakınız kışa mı? Ömrümün neresindeyim? Hiçbirisini bilmiyorum. Bildiğim tek şey, şimdi zaman sensizlik…</p>
<p><img src="http://db3.stb.s-msn.com/i/30/99A6A7E5725143354026C89E69FE78.jpg" alt="Şimdi Zaman Sensizlik" /></p>
<p>Sensizliğin ne tuhaf koktuğunu bilir misin? Gerçi nereden bileceksin? Yokluk kokar sensizlik; küfle karışık nem gibi… Bekar evlerinin uzun süre yıkanmamış yorganlarına sinsen eski sigaraların kokuları gibi…</p>
<p>Sensizlik bedenimi sardığında, ben de sensizlik gibi kokarım. Geçmişten, sanki bir filimin en acıklı sahnesinden kopup gelmiş gibi….</p>
<p>Zaman sensizlik! Ne tuhaf aslında senin olmadığın bir boşluğa zaman demek; oysa zaman seninle başlamamış mıydı? Milat sen değil miydin? Ölüm, doğum, ecel, sen değil miydin?</p>
<p>Garip! Öyle saçma geliyor ki, senin olmadığın  bir yerde hala nefes alıyor olmak&#8230; Hala inanmak varlığına aşkın; hala öylesine geçirip tırnaklarımı aşka, asılı kalmak gökyüzünde bir buluta..</p>
<p>Aklımın bir oyunu musun acaba? Belki de hiç var olmadın. Öyle ya; benden başka gören oldu mu? Oldu! Oldu ama ya onlar da benim düşümse?</p>
<p>Aklımın içinde kurgulanmış tuhaf, anlamsız bir oyunun parçalarıysanız hepiniz? Ya aslında hiçbiriniz var olmadıysanız? Dostlarım dediğim kişiler, sen, ailem, hatta şu sokakta yürüyen adam bile yoksa?</p>
<p>O zaman ben de yok olurdum. Ben yok muyum? Varım canım, işte buradayım, kendime dokunuyorum, tırnağımı etime geçiriyorum, acıyor! Acıyorsa, hissediyorsam, buradayım demektir.</p>
<p>Sen de buradaydın, sen de gerçektin demek ki; çünkü sen gittiğinde canım çok acıdı!</p>
<p>Neden şimdi sorguluyorum varlığımı? Neden şüphe duyuyorum her şeyden? Seninle çok anlam kazanmıştı bu yaşam denen rüya, ondan olmalı!</p>
<p>Yine de hala acıdığına göre kalbim, yeniden sevmeyi deneyecek bir kalbim hala var demektir. Biraz karışmış olsa da, sorgulayabildiğine göre aklım yerinde demektir. Az önce tırnaklarımı geçirdiğim bir bedenim olduğuna göre, hala yaşıyorum demektir. Bunları konuştuğuma göre, umudum var demektir.</p>
<p>Şimdi zaman sensizlik ve bir müddet daha böyle sürecek belli ki! Ama ben de sevmeyi öğrenmiş bir yürek olduğuna göre, bende şans var demektir. Çok şükür….</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyzam.net/blog/ask/simdi-zaman-sensizlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

