Başarılı liseliye erken mezuniyet
Milli Eğitim Bakanlığı, başarılı lise öğrencilerine bir yıl önce mezun olma şansı tanıyacak. İşte ayrıntılar;
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, lisede belli bir not barajını tutturanların bir yıl erken mezun edilmelerine yeşil ışık yaktı. Mezunların, üniversiteye geçişte de ödüllendirilmesi için YÖK yetkilileriyle görüşülecek.Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “başarılı öğrencinin erken mezun edilmesi”ne olanak sağlayacak yönetmelik değişikliğine “yeşil ışık” yaktı. Uzun süredir Talim ve Terbiye Kurulu’nun gündeminde olan düzenlemenin aksaklıklara yol açmadan gerçekleşmesi için yürütülen çalışmaların da sonuna gelindi. “Erken mezunlar”ın üniversiteye geçişte de ödüllendirilmesi konusunda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yetkilileriyle de görüşmeler yapılması planlandı.
Bakan Nimet Çubukçu’ya verilen brifingde belli bir not barajını tutturan öğrencinin liseden 4 yıl yerine 3 yılda mezun olmasının planlandığı ve bu konuda yürütülen çalışmalar anlatıldı. Konuyla yakından ilgilenen Çubukçu, böyle bir düzenlemenin başarıyı ödüllendirmek olacağını, bu ödülün de üniversiteye geçişte de sürmesi gerektiğini belirtti.
Not ortalaması 85-90 olacakOrtaöğretim Yönetmeliği’nde yapılması öngörülen değişiklikle, “erken mezuniyet” gerçekleştirilecek. Bundan yararlanmak için öğrencinin ortaöğretimin 9,10 ve 11. sınıf derslerinin tamamının ortalamasının en az 85 olması öngörüldü.
Böyle bir başarıyı elde eden öğrencinin, istemesi halinde bir üst sınıfı yani 12. sınıfı okumak yerine, 11. sınıf sonunda 12. sınıfın sınavlarına girip başarılı olması halinde erken mezuniyet hakkı elde edecek. Bunun için öğrencinin Haziran ve Eylül aylarında toplam 12 dersten sınav a girip başarılı olması gerekiyor.Böylece, öğrenci 4 yıl yerine 3 yılda mezun edilecek ve kendisine lise bitirme diploması verilecek.
100 öğrenciden en az 40′ı yararlanırMilli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, Fen liselerinde 100 öğrenciden en az 40′nın bir yıl erken mezun olabileceklerini, Anadolu liselerinde ise 100 öğrenciden 8-10′unun bu haktan yararlanabileceğini, genel liselerde ise 100 öğrenciden ancak 2’sinin erken mezuniyet hakkı elde edebileceğini söylediler.
YÖK’e “siz de ödüllendirin” önerisiErken mezun olan öğrencinin ÖSS’ye başvurması halinde sınava alınmasının sağlanması yolunda da YÖK yetkilileriyle görüşmeler yapılacağını, ayrıca lise birincilerinin “ek puan”la ödüllendirildiği gibi, liseyi erken bitiren öğrenciler için de “başarıyı ödüllendirme”nin getirilmesi için YÖK yetkililerine öneri götürülecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, çalışmalarını tamamladıktan sonra, konu YÖK’e götürülecek. Çalışmaları yürüten bir yetkili, “Erken mezuniyet hem öğrenciye, hem aileye, hem de ülkeye katkısı olacak. Başarının ödüllendirilmesi de öğrenciler için önemli bir adım olacak” dedi.
Egitim ne demektir?
Eğitim kısaca davranış değiştirme sürecidir. Eğitilen bireyin davranışları değişir. Eğitim Fakültesini bitiren birey alanını bilir, öğretme becerisi kazanır, doğayı sever, korur, sanatsal çalışmalara katılır. Basit makinayı kullanan usta hizmet-içi eğitimden geçince karmaşık makinayı kullanacak bilgileri öğrenir, makinayı çalıştırma becerisi kazanır,makina, çevre bütünleşmesi tutumunu edinir. Okuma-yazma bilmeyen bir kişinin okuma yazmayı öğrenmesi, bilgisayarda yeni bir yazım programının öğrenilmesi hep davranış değişikliğidir. Hırsızlık yapan, kopye çeken ya da çevreyi kirleten bireylerin istenmedik davranışlarının değiştirilmesi de eğitim yoluyla gerçekleşebilir. 19. Yüzyılda eğitim, eski kuşakların yeni kuşaklar üzerinde bir amaca yönelik davranış değiştirme eylemleri olarak ele alınıyordu. Çağımızda eğitim doğumdan ölünceye değin sürmektedir. Yaşlıların eğitimi, velilerin eğitimi, ana-baba eğitimi gibi. Bilgi patlamasıyla meslek elemanları da yeni bilgiler öğrenmek için sürekli eğitim almaktadırlar. Bu nedenle eğitim yalnızca okulda değil, okul dışında da verilmektedir, Ailede, iş yerinde, askerde, seyahatte, camide, kahvede, kantinde sürekli eğitim verilmektedir. Literatürde değişik tanımlar yapılmaktadır. Eğitim, bireye olumlu davranışlar kazandırmak bir mesleğin bilgi, beceri ve tekniklerini öğrenmek, üretken kılmaktır. Öğretmenlik, mühendislik mesleğinin bilgi, becerileri, teknikleri Öğrenilir, üretken olunarak araştırmacı, sağlıklı, mutlu bir yaşam için olumlu davranışlar kazanılır. Eğitim, toplumun yaratıcı gücü ve verimini artıran, bireye yeteneklerini geliştirme olanağı veren, sosyal adalet fırsat ve olanak eşitliği ilkelerini gerçekleştiren en etkili araçtır. Çağımızda eğitim yalnızca bilgi aktarmak değil aynı zamanda yaşam biçimini oluşturmak için yapılan tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Bireylere yeteneklerini geliştirmek için ortam eğitimle sağlanır. Bu ortamda bireyler birbirlerinin haklarına saygı göstermeyi öğrenirler.
Egitim nedir..
Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor olan bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun ) etkisi altında sosyal yeterlik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesizdir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.
Genellikle resmi, yani kurumsal, eğitimle bir kullanıldığından bağlama göre öğretim, öğrenim gibi kavramlarla sıkça karıştırılmaktadır. Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.
Türkiye’de Eğitim
Türkiye’de eğitim ilk olarak öğrenci merkezli bir sisteme dönüştürülmelidir.Yani program öğrenci potansiyeline ve ilgi alanına göre her öğrenciye ayrı ayrı olarak düzenlenmelidir.Öğrencilere kişilikleri,yetenekleri ve istekleri göz önünde bulundurularak,şahsa özel bir eğitim programı hazırlanmalı ve izlenmelidir.Bu sayede günümüz öğrencisinin okula olan ilgisizliği azalmış olacak ve her öğrenci ilgili olduğu alanlardaki dersleri aldığı için daha başarılı olacaktır.
Eğitim Felsefesi
Eğitimin bugününü iyi anlamak için eğitimin tarihsel değişimini anlamakta yarar vardır. Tarih boyunca ortama ve uygulamalara göre değişik egitim tanımları yapılmıştır. Günümüzde eğitimin insan faaliyetlerindeki etkisi bugüne kadar olan uygulumaların en karmaşık olanıdır. Genel bir bakışla eğitim bir takım becerilerin öğretim ve öğrenim şeması içerisinde; insan’ın bilgi, sezinleme ve akıl işlevlerini geliştiren faliyetler ve kavramlar bütünü olarak ele alınmaktadır. Bu tanım çok soyut olup somut uygulamalar üzerinde anlayış geliştirmeye yardım etmemektedir.
Eğitim felsefesi eğitimin amacı, doğası ve içeriğine ilişkin çalışmalarla ilgilenir. Bilginin kendisinin olduğu kadar bilen zihnin doğası ve otorite problemleri, eğitim ve toplum ilişkisi gibi konular eğitim felsefesinin konuları arasında yer alır. Rousseau’nun döneminden bu yana eğitim felsefesi gelişim psikolojisi ve gelişme teorileriyle bağlantılı olmaya devam etmiştir.
Eğitimden beklenen temel amaçlar şunlardır: Sivil toplum sorumluluk, fikir ve girişimci eğitimli vatandaşlara dayalıdır. Her alandaki ilerleme okullaşmanın meydana getirdiği eğitimin kapasitesine bağlıdır. Bu durumda eğitim bireyin, toplumun ve gelecekteki insanlığın gelişim ve refahını güçlendirmeyi amaçlar.
Uygulamalar
Eğitimin tek tanımlı (monolitik) olmadığı gerçeğinden dolayı eğitim kavramına birçok değişik boyuttan yakaşılmaktadır. Birçok boyutun var olmasının temel nedenleri:
Öğrencinin gelişimsel düzeyinin,
Öğrenim ortamının etkisinin,
Aktarılmak istenen bilgi yapısının,
Öğrenim Teorilerinin etkisinin,
Eğitim Teorilerinin etkisinin,
göz önünde bulundurulmasıdır. Bu bağlamda eğitim üzerine konuşulerken
Okul öncesi eğitim, genel eğitim, meslek eğitimi, hayat boyu öğrenim
Bireysel eğitim, gurup eğitimi, programli eğitim, bilgisayar destekli eğitim, uzaktan eğitim
Çocuk eğitimi, gelişkin eğitimi, özürlü eğitimi, üstün yetenekli eğitimi
kavram eğitimi, beceri eğitimi
kavramlarını kullanarak hangi olgudan bahsettiğimizi belirtmeliyiz. Eğitim üzerine fikir oluştururken bu tanımlara dikkat edilmediğinde hatalar oluşmaktadır. Bir eğitim bakanının Türk eğitiminde ezberciliği kaldırıyoruz cümlesi Türk eğitim sisteminden kuran kursunu kaldırıyoruz diye yorumlanabilmektedir.
Mesuliyet ve Ölçme-Değerlendirme
Eğitim rasgele oluşan bir faliyet değildir. Eğitsel faliyetlerin belli bir amacı vardır ve bu bağlamda planlı bir olgudur. Eğitimin planlı yapısının bir uzantısı Eğitimde Mesuliyet (accountability) kavramını gerektirir. Bu sebepden dolayı bu iki konunun aynı boyutlarda ele alınması gerekir. Ayrıca eğitimin amaçları doğrultusunda gelişip gelişmediğini anlamak için Eğitsel Ölçme ve Eğitsel Değerlendirme faliyetleri eğitim yapısının bir parçasını oluşturur. Plan - Mesuliyet - Ölçme/Değerlendirme birbirlerin tamamlayan ve mana kazandıran üç kavramdır. Plan olmadan mesuliyetler dayanaksız kalmakda, ölçme değerlendirme ise neyin, kimin ve nasıl üzerine tanımlanacağını bu kavramlar sayesinde belirler.
Eğitim Mesuliyeti eğitimde yeniden yapılandırma taraftarlarının üstünde durduğu en önemli konu olarak geçerliliğini devam ettirmektedir. Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faliyetlerini kapsamaktadır. Eğitim faliyetlerinde etkisi olan birimlerin hangi amaç doğrultusunda sorumlu ve etkili olduğu tam olarak belirlenmesini içerir. Buna en güzel örnek okul tuvaletlerinde yaşanmaktadır.
Tuvalet temizliğinde ortaya çıkan bir aksama için sorumluluk şeması
Sorun -> hademe
-> müdür yardımcısı
-> müdür
-> il eğitim müdürlüğü (birden fazla imza)
-> milli eğitim bakanlığı (onlarca imza)
-> eğitim bütçesi planlama kordinasyonu (onlarca imza)
-> meclis (550 dolayında imza)
maliye bakanlığı <-
il eğitim müdürlüğü <-
müdür <-
alım satım <-
Çözüm <- hademe <-
olarak gerçekleşmektedir.
Ölçme ve değerlendirme birbiriyle ilişkili ve çok boyutlu kavramlardır. Eğitsel değerlendirme Türkiyede dar anlamı olan öğrencinin öğrenme seviyesi olarak algılanmaktadır. Geniş anlamıyla eğitsel değerlendirme eğitimin bütününü kapsamaktadır. Eğitsel Değerlendirme diğer karar verme mekanızmalarında olduğu gibi kalite kontrolü geçerlidir. Eğitsel değerlendirmemin kalite kontrolu eğitsel geçerlilik ve eğitsel güvenirlik (soru analizi, ..) yapıları için sunulan kanıtlarla sağlanmaktadır. Milli eğitim içinde en yaygın ölçme değerlendirme metodu olarak istatistiksel değerlendirme metodlar gurubu kullanılmaktadır. Türk eğitim kurumlarında Klasik Ölçme Teorisi çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Öğrenci davranıslarını test kitapçığı bağlamında daha güvenilir olarak modelleyen Soru Cevap Teorisi üniversite seçme sınavında değerlendirmelerinde kullanılmaya çalışılmaktadır. Günümüzün en gelişmiş istatistiksel metodu olan Bireysel Test sistemi uygulamaları Türkiye’de bulunmamaktadır.
Müfredat
Geniş anlamıyla Müfredat planı eğitsel faliyetlerin bir okul tarafından yürütülmesi önceden belirlenmiş bir alan içinde (okul binasi, atletizim sahası, hastane gibi) olarak tanımlanmaktadır. [Todd, E. A.(1965) Curriculum Development and Instructional Planning]
Tyler [1949] Müfredatı tanımlarken 4 ana soru içinde çalışılması gerekdiğini önermektedir.
Hangi eğitimsel amaçlar güdülmekte
Hangi eğitsel metodlar ile belirlenen amaçlara ulaşılacak
Belirlenen süre, amaç ve metodların nasıl organize edileceği
Organize olmuş (planlanmış) süre, amaç ve metodların nasıl ölçüleceği
Belirtilen bu amaç doğrultusunda cumhuriyetin uygulamarı da zaman zaman sekteye uğramış hatta baskıcı olmuştur. Fakat Türkiye’de birçok uygulama geçici olmuş veya varlığını sürdüren uygulamarın milli birlik içinde normale dönmesini sağlamak her bireyin diğerine vatandaşlık görevidir. Yirminci yüzyılın başında çözümlenen ‘din ve ahlak kültürü’ dersi sorunu yirmibirinci yüzyılın başında çok zengin kültürlü Türk toplumunda ortak din tanımlaması problemi ile karşımıza yeniden çıkmaktadır. Yüzyılın başında bilimsel temellere oturtulmak istenen eğitim bu amcından çıkıp tamamen ezberci eğitime geçmiş, ezberci yapıda olan din eğitim ise kavramsal düşünme metodlarının en büyük problemi haline gelmiştir. Bu etkilenmeler sonunda din eğitim daha az kalıplara uyan bir yapıya yönelmiş ve çok değişik bir nesil yatişmesine sebep olmuştur.
Eğitim Nedir ?
İnsanların diğer insanlarla ve çevreleriyle etkileşimlerinin maddi ve manevi ürünlerine kültür dendiği dikkate alınırsa, insanın, çevresiyle etkileşimi sonucunda kültürlenmeye uğradığı söylenebilir. Çevresiyle etkileşerek öğrendiklerini , diğer insanlara da öğretmeye kalkışan kimse ise, belli bir amaca yönelik olarak o insanları kültürlemeye çalışıyor demektir. ”İnsanların diğer insanları belli bir maksatla kültürlemelerine yada kasıtlı kültürleme sürecine ise eğitim denilmektedir.”
Günümüzde daha çok tercih edilen tanım: “bireyin davranışında, kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istenilen yönde( eğitimin amaçlarına uygun ) değişme meydana getirme sürecidir.” Bu tanıma göre;
Eğitim bir süreçtir.
Eğitim sürecinde, bireyin davranışlarının istenilen yönde değiştirilmesi amaçlanmaktadır.
Davranışlarındaki değişme kasıtlı olarak gerçekleştirilmektedir.
Eğitim sürecinde bireyin kendi yaşantıları esastır…
Eğitim nedir?
Eğitim:Bireyin doğumundan ölümüne kadar gelenbir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun ) etkisi altında sosyal yeterlik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesizdir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.
Anne ve baba olma seminerlerinin amaçları
Anne Baba Olmak…” Seminerleri ailelerin çocuk gelişimindeki önemi konusunda farkındalık yaratmayı ve aileleri bilgilendirmeyi hedeflemektedir. Çocuk yetiştirme konusunda aileleri farklı tutumları ele alınmakta ve katılımcı anne-babalara çocuğun sağlıklı gelişimine katkıda bulunabilecekleri yöntemler anlatılmaktadır. Çocuklara uygulanabilecek iletişim ve olumlu disiplin yöntemleri hakkında bilgiler verilmektedir. Bu seminerler, çocukları okul öncesi ve ilköğretim döneminde 0-14 yaş arasında olan aileleri hedeflemektedir.