Sevdadan Ne Anlarsın?
Salı, Kasım 1st, 2011Ağzını açınca mangalda kül bırakmazsın; erdem, onur, vefa senden sorulur. Seni dinleyen aşkın kitabını yazdın sanır; oysa sen sevdadan ne anlarsın?

Dilindekiler yüreğinden gelmez. Hiç aşk ateşiyle yanmamışsın ki! Uzun uzun cümleler kurarsın ama gerçeği konuşursak, sen sevdadan ne anlarsın?
Beni sevip sevmemen önemli değil. Sevdiklerimi duygularımdan sorumlu tutmamayı çok önce öğrendim. Ancak elinde bunca nitelik tuttuğunu söyleyen birine, “be vicdansız hani vefan nerede?” diye sormak bana vazife!
Dostlukları, insanlığı, sevgiyi, aşkı, kadınlığı ve en önemlisi adamlığı senden dinleyenlerin hayran olmaması mümkün mü? Edebiyatın kuvvetli desem, sınıfta kalırsın; sen olsan olsan iyi bir pazarlamacısın!
Bir yerinde şeytan tüyü var belli ki; ama gören göz anlar için boş, dışın hediye paketi. Sıradan basit bir zamparalık seninki; yoksa aşktan ne anlarsın?
Dünya tam senin durduğun yerden dönüyor sanıyorsun. Bütün gezegenler emrine amade, yıldızlar desen zaten senin için parlıyorlar. Etrafında pervane olmuş aşkın melekleri; bu akşam sarışını, yarın esmeri…
Yüreğimin önüne koyunca aklımı, neyini sevdiğimi arıyorum. Bin defa bakıyorum ballandırarak anlattıklarına ama içinde korkup saklanan o küçük çocuktan başka bir şey bulamıyorum.
Seni tanıdıkça, sevgim şeklini değiştiriyor. Biraz acıma, biraz vicdan, bir tuhaf hale bürünüyor. Anlıyorum seni, yaşadıklarını, çocukluğunu, geçmişini düşünüyorum, anlıyorum ama onaylamıyorum.
Nice zorluklardan geçip gelen, içinde nice acılar barındıranlara bakıyorum. Onların senden büyük yaraları var. Anlıyorum ki; bu senin seçimin. O yüzden, durup bir daha düşünüyorum.
Anlattıklarını uygulasan, senden ala adam olmaz ama kimseyi kandırma sihirli sözlerinle; sen sevdadan ne anlarsın?