RSS Feed
Kas 2

SENİ SEVİYORUM……..

Posted on Pazartesi, Kasım 2, 2009 in Siir
Çok düşündüm çok kısa bu zaman
Sende beni gördüm işte bittim o an
Ah bir de yokmu o kalbimi okuman
Herşeye değerkaLBiMiN ayNaSı senin benle olman

   

   

Hiç rüyamda görmedim senikaLBiMiN ayNaSı bitmesin diye
Gerçek olsun istedimkaLBiMiN ayNaSı geçmesin diye
Sabah uyandığımdakaLBiMiN ayNaSı bitmesin diye
Zaman beni sana getirsin yine

 

Anılarımız yokken bile anlatmak güzel
Seni benle paylaşmak hepsinden özel
Şimdilik anılarımızkaLBiMiN ayNaSı resimlerle sürer
Seni düşünüyorum ve uyku gözüme girer

   

   

Sabaha yaklaşmış zaman hiç durmadan
Zaman senle akıyorkaLBiMiN ayNaSı farkına varmadan
Bu geceyi sana adadım ve geçti
Ömrümde kalbimde artık seni seçti

 

 

Hiç olmayan güneşim hiç olmayan sevgilim
Herşeyim olur musun ? İnan ki istedim
Çok bekledim değer kıymeti bileni
Tek seni buldumkaLBiMiN ayNaSı sanki inci tanesi

İlk kez açtığım defterin bembeyaz sayfası
Noktası olmayacak her cümle yazısı
Sözlerde yetmiyorkaLBiMiN ayNaSı bitti gece yarısı
Sana özel senin için bu kalbimin aynası

   

   

Senı Sevıyorum BıTaNeM (:

unuTma ;

Aramızda MesafeLeR oLSadakaLBiMiN ayNaSı ŞehirLeR aramıza gırmeye calıssadakaLBiMiN ayNaSı Buralarda oLmasanda ;

Bu kaLp sadece Senın iÇin aTaCaKkaLBiMiN ayNaSı Cunku Ben Sensız yapamam….

Kas 2

&Bekle beni&

Posted on Pazartesi, Kasım 2, 2009 in Siir

Sevgiler büyüttüm
kır çiçeklerinden, güneşin kanını emen
umutlar yeşerttim bahar renginde al yeşil
dağlarda kar erirken ceylanlar emzirdim
melekler uyandırdım her tan ağardığında
toplamak için bütün düş kırıklarını aynalardan
yıldızlarla selam yolladım sana
ve her gece mavi bir kuş tutup avuçlarıma
dudaklara gül ve rüzgar iliştirdim dağların doruklarına
gelmedin.

upuzun köprüler kurdum içimdeki yolculuklara sana kavuşmak için
beyaz günlere uzandım beyaz atlarla, sana getirsinler diye umutlarımı
seninle öpüşürken
beyaz beyaz güvercinler kanat çırpıyordu mavi göklerin burçlarında
bütün ayrılıkların, savaşların, ihanetlerin üzerine bir çizgi çekiyordum
en güzel barış çiçeklerini versin diye dünya

ak alınlı taylar koşarken alnımın çayırlarında
al türkülerle inledim lekesiz sabahlara her bahar
özlemler kanatıp gecelerin sayfalarında
mavi rüzgarların terkisinde sevgiler yolladım sana
çoğaldıkça çoğaldı çılgınlığım
kanımda milyonlarca yıldız tutuştu
alevler içinde parlayan nehirler aktı yüreğime her defasında
her suyun sesine bir damla gözyaşı bıraktım senin için
gül desenli yaylalara bilmedin

bilki sensiz uzak bir dağbaşı ıssızlığıyım
yoksan ürpertilerde tiril tirildir yapraklarım
seni özlemenin korkunç girdabında
göğünü ve yönünü yitirmiş göçmen bir bulut olup
her gece uçurumlara ağlarım

hasret ateşine bürünürken geceler
uzun ayrılıkların dağladığı sevdalarda
korkunç alevler içirdim seni seven yanıma
iç çekmeyi öğrendi bir yanım, acı çekmeyi bir yanım
ve ardından oturup ağladım küskün ırmaklar gibi
karışıp gitti gözyaşlarım çağlayanlara
silmedin

ey kırçıl saçlarımda yıldız tutuşturan
alıp savuran yangınlara yalnızlıklara
hazan bahçelerinde yaralı bir güldür kalbim şimdi
dört mevsim aşkı kanayan
sen ki, yüreğimde demlenen aysın her gece
gözlerimde çiçeklenen aşk
uzun saçlı hasretimsin
geçen bütün mevsimlerde seni bekledim
gelmedin

özlemlerle yaralı bir yağmur bulutuyum şimdi
firari bir hüznün girdabında yitirdim güldesenli sevinçlerimi
bil ki, çağlayan bütün nehirler benim gözlerimdir
benim yüreğimdir ağlayan bütün denizler
su içtiğim bütün pınarlarda seni susarım
seni sorarım geçtiğim bütün yollarda
düştüğüm her uçuruma bir tutam çiçek bırakır gibi
bir tutam kor ve bir demet gözyaşı bıraktım senin için
gelmedin bilmedin silmedin…

Bir gün gökyüzü gülünce ve geçince üşümesi kalbimin
bütün hasretleri yükleyip rüzgarın kanatlarına
yüreğimde taşıdığım sevda aleviyle
upuzun yollardan çıkıp geleceğim sana… Bekle…

Eki 30

&_SIYAH DUNYA_&

Posted on Cuma, Ekim 30, 2009 in Blog

Bana gözlerini gönderme mektuplarinda can,

Mavilere alisik degilim ben .

Yýllar var ki siyah bir yalnlizlik büyür siirlerimde.

Her þeyim karadýr benim , kaderim gibi .

Kaç mevsim ki , zifir bir gece uzar gider ;

Hiç sabah olmaz gözlerimde…..

Bana gülüþlerini gönderme mektuplarinda can,

Yýllar var ki , bu kalem sevinçleri hiç yazmadk…

Gamzelerini anlatamam kýrýk dökük mýsralarýmda,

Dertle bütünledim ben kendimi söylemiþtim.

Ne zaman gülmeye kalksam biraz buruksu,

Tebessümler en ufak olur dudaklarýmda…

Bana sevilerini gönderme mektuplarýnda can ,

Sevmeyi unutmuþum kaç zamandýr beceremem.

Bir sevda yorgunuyum ben ezik þarkýlarda,

Iþýl Iþýl caddelerde gece yarýsýyým.

Ne zaman mavilere sarsam kendimi kýrýk bir hevesle,

Geç kalmýþlýðým çýkar hep karþýma…

Bana gözlerini gönderme mektuplarýnda can,

Göndereceksen bari saçlarýný gönder.

Siyahlara aþinayým ,yýllardýr, söylemiþtim.

Her þeyim karadýr,benim ,gözlerim gibi

Siyahlardan bir dünya kurmuþum kendime

Çiçeklerim siyahtýr, siyahtýr þiirlerim…

Eki 29

& KALBIMDE KALDI &

Posted on Perşembe, Ekim 29, 2009 in Blog
Sevgileri yarınlara bıraktınız,
Çekingen,  tutuk , saygılı .
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı…
—–
Bitmeyen işler yüzünden,
( Siz böyle olsun istemezdiniz )
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular,
Kalbinizde kaldı….
—–
Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk,
Geçeceği aklınıza gelmezdi….

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.

 

Eki 27

…İstanbul Sen Kokuyor Biraz…

Posted on Salı, Ekim 27, 2009 in Siir

İstanbul Sen Kokuyor Biraz…

şimdi çok uzaklarda ışık mı oldun sen?
Kanatsız bir melek,
Belki kanatların bile vardır şimdi, bilinmez

Gülen gözlerin gülmezmi artık?
Kızıl saçların öyle beline kadar uzanamaz mı?
Yalnız mısın gittiğin yerde…
Bizim burda nasıl yaşadığımız ise, bilinmez…

Şimdi ne zaman aklıma düşse gülen gözlerin
İstanbul sen kokuyor biraz
Ezanlar kulağıma hep seni okuyor,
Başım önümde, gözyaşlarım avuçlarımda?
Büklüm büklüm yüreğimdeki tek dilek sen oluveriyor….

Bizi nelere bırakıp gittiğini, bir sen misin bilen?
Gittiğin yer, burda bıraktığın herşeyden ne kadar güzel?
Senin de bağrın yanar, seninde kalbin kanar mı?
son birkez daha gülümsemene nasıl hasretiz, bilemezsin

Pamuk ellerin yine de allaha kalkar mı?
Duaların gökleri aşıp bize ulaşmaz mı?
Üşüyor mu kalbin şimdi o uzaklarda?
Bizim yüreğimiz ne haldedir, bilemezsin

Bıkmış olamazsın…
Ne de yorulmuş,
güzel yüreğin daha yepyeni
Çok uzaklarda sönmeyen bir ışık mı gözlerin?
Peki ya pamuk yığını ellerin?
Kursağımızda kalan herşeyin cevabı sende gizli
seni bizden çok sevenin yanındamısın şimdi?

Sevgili küçük kız!..
Ezanlar kulağımıza seni okuyor şimdi
İstanbul her gün biraz daha sen kokuyor
Gözyaşlarımızı saymazsak daha yağmadı yağmurlar…
Çok sürmez mevsim döner, soğur burda havalar
Dilerim gittiğin o yerlerde
Sen hiç üşümezsin…

Semra Bakan

Haz 13

VEDA

Posted on Cumartesi, Haziran 13, 2009 in Siir

Silahlara veda
Geceye rüyaya ve sana
Yalnızlığın geyik gözlü köşesinden
Düzenlerin çıkmazına

Çizdiğim resmin
Saat kulesi ağlıyor
Ağzım o çeşit yok
Şişe bu çeşit var

Sen bir gece gelsen
Güneş doğmasa
Gitmeden yine gelsen
Bu yeni geleni
Bu bize bakanı
Sana bir anlatsam
Güneş doğmasa
Sandıkların içini göstersem sana
Çizdiğim resmin
Yalnızlığın geyik gözlü köşesinde
Bir rafa koyabilsen
Olup biteni ve onları
Sabaha kadar konuşsak
O ürkek ürkek bakanı sana bir anlatsam
Ateşi karı tüfeği çeksem
Ocağa pencereye kapıya

Kemana veda

Yağmurda şeytan ve şapkası
Silahın ölümünü kutluyorum

Tren kaçırmış gibiyim

Sana veda
SEZAİ KARAKOÇ

May 27

DelikanLi oL

Posted on Çarşamba, Mayıs 27, 2009 in Siir

Kafamı kızdırma ey sözde şair
Canımı sıkanlar bu günlerde bol
Ne yaptın ki bana dostluğa dair
Hiç olmazsa biraz delikanlı ol

Kibar olmam bil ki bundan ziyade
Kem sözleri ettim sana iade
Girdiğin mecliste içerken bade
Hiç olmazsa biraz delikanlı ol

Korkumuz yok bizim her sözde eriz
Ne yağcılık bilir ne de hak yeriz
Kendini uyanık sanırsın keriz
Hiç olmazsa biraz delikanlı ol

Yanlışım yok benim tutulmaz yakam
Dalıma basarsan olur mu şakam
Geçici bu dünya geçici makam
Hiç olmazsa biraz delikanlı ol

Ne derdimi dedim ne de çilemi
Adından haberdar etmem alemi
Şair dürüst olur bırak kalemi
Hiç olmazsa biraz delikanlı ol.

May 21

BAHAR

Posted on Perşembe, Mayıs 21, 2009 in Siir

Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
afrodizyakların en etkilisi,
sevdanın suç ortağısın.

Yapma bunu bana!..

Bahar, yalvarırım çek git işine!..

Salma üstüme çiçeklerini, aklımı çelme!..

Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;
sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.

Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek…

Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem…

Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu,
toprakta türlü çeşit börtü böcek…

Yapma bunu bana bahar,

Böyle üstüme gelme!..

Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı…

Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime…

Kalbimin buzları erimiş.

Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir…
bir de sen çıldırtma beni…

Krizdeyim ben… Tembelliğin sırası değil, uyamam sana…

Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.

Meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni…

Bulutların üşüşmesin başıma…

Girme kanıma benim… yoldan çıkarma!..

Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi,

Sevdanın suç ortağısın.

Kıyma bana!..

Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka; gövdemi
azdırıp sonra birden çekip gideceksin.

Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını, beni bir
kuraklığın ortasında terk edeceksin…

O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman…

Ne o delişmen sabahlar kalacak, ne günaha çağıran çapkın eteklerin

uçuştuğu günbatımları…

Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan…

Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgârlarında…

Yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak;
damar damar çatlayacak ruhumuz…

Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden…
Yüreğim viraneye…

Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da…

Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.

İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar…

İş açma başıma…

Git işine!

Yoldan çıkarma beni!…

May 19

Gizli Bakışlar

Posted on Salı, Mayıs 19, 2009 in Siir

Bir bakış ki açıyor gönül muammasını,
İki sevdalı kalbin en gizli yarasını,
Bir bakış ki kudreti hiç bir lisan da yoktur,
Bir bakış ki bazen şifa, bazen zehirli oktur.

Bir bakış, bir aşığa neler anlatır,
Bir bakış, bir aşığı saatlerce ağlatır
Bir bakış, bir aşığı aşkından emin eder,
seven insanlar daima gözleriyle yemin eder.

Faruk Nafiz Çamlıbel

May 19

Ayrılırken

Posted on Salı, Mayıs 19, 2009 in Siir

Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor, film bitiyor işte,
O hiç bitmeyecek sandığımız…
Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
Sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz…
O ikiz kardeşi ölümün.
Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz
Bu son buluşmamızdır seninle
Yeni bir hayata başlayacaksın artık
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anlıyorum artık o öpecek ellerini
Kulağına aşkı o fısıldayacak
İçinde bir pişmanlıktan başka
Benden eser kalmayacak.
Sigaranı söndür , kalkabiliriz
On adım sonra yollarımız ayrılmalı
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN