Adım Sonbahar
Cumartesi, Mart 28th, 2009Nasıl iş bu
anına çiçek yağmış
Erik ağacının
Işık içinde yüzüyor
Neresinden baksan
Gözlerin kamaşır
Oben akşam olmuşum
Yapraklarım dökülüyor
Usul usul
Adım sonbahar
ATTİLA İLAN
| Beyzam.Net Güncel Blogu |
| seviyeli Sohbet Sitesi Blogu |
Nasıl iş bu
anına çiçek yağmış
Erik ağacının
Işık içinde yüzüyor
Neresinden baksan
Gözlerin kamaşır
Oben akşam olmuşum
Yapraklarım dökülüyor
Usul usul
Adım sonbahar
ATTİLA İLAN
Değermiydi bunu yapmana,
Değermiydi ihanet etmeye,
Sevgini ölçmeyi bilmezmiydin,
Değer bilmezmiydin.
&&__&&
Seni severim,
Yüzüme seni sevmiyorum desende,
Seni severim,
Arkanı dönüp gitsende.
&&__&&
Ihanet ettim sandın ,
Acılarla donandın değermiydi,
Kül olup gitmeye,
Değer miydi değer miydi,
&&__&&
Sevgimi anlamayanlar utansın,
Kendini kandıranlar yalanla donansın,
Değermiydi değer miydi,
DGERMIYDI? ….. ( DEGMEDIDE ) & __ ASPAVA__ &
Kimbilir hangi akşam
güneşle beraber bende söneceğim,
Kimbilir hangi ellerden
son suyumu içeceğim,
Belki göremeden öleceğim
fakat yinede seni
‘EBEDiYEN SEVECEĞiM’
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
(Muhsin YAZICIOĞLU)
Muhsin Yazıcıoğlu’a ve birlikte hayatlarını kaybeden dava arkadaşlarına Allah’tan Rahmen Dileriz…. Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
İslâmı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür imanlı beyinler, coşar ancak,
Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım?
Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryâdımı artık boğarak, na’şını, tuttum,
Bin parça edip şi’rime gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler “Safahât”ımdaki husran bile sessiz!
Mehmet Akif Ersoy
Yaşamak uğruna
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?
YILMAZ ERDOĞAN
Öğrendim ki,
Kimseyi ,sizi sevmeye zorlayamazsınız.Kendinizi sevilecek insan
yapabilirsiniz.Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki,
Güveni geliştirmek yıllar alıyor.Yıkmak bir dakika..
Öğrendim ki,
Hayatında nelere sahip olduğun değil,kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki,
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün.Ama sonrası için
birşeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki,
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil,Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç
getirir.
Öğrendim ki,
İnsanların başına ne geldiği değil,o durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki,
Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
Öğrendim ki,
Karşılık vermek,düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki,
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek.Hangisi son görüşme olacak
bilemiyorsun.
Öğrendim ki,
Sen tepkilerini kontrol edemezsen,tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki,
Kahraman dediğimiz insanlar birşey yapılması gerektiğinde,yapılması
gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlardır.
Öğrendim ki,Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
Öğrendim ki,
Ne kadar ilgi ve ihtimam göstersenizde, bazıları hiç karşılık
vermiyor.
Öğrendim ki,
Para ucuz başarıdır.
Öğrendim ki,
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki,
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar,daha uzun yol yürüyor..
Arkadaşlığın büyüsünü tadanlardanım
Dostluğun kavramını yaşayanlardanım
Bir söz söyle bana taaa uzaklardan
İçten olsun.
Arkadaşça, dostça bir selam gönder bana
Yürekten olsun.
Atma içine üzüntülerini
Tatma kederli saatleri
Paylaş kardeşçe mutlu sevgileri
Düşünme,
Ardına bırak üzüntülerini
Gel arkadaşım
Birlikte atalım kederli düşünceleri
Dünya değmez hiç bir üzüntüye
Kapıl git yepyeni sevgilere
İnandır dünyanın sevgi dolu olduğuna
Evrende saygının var olduğuna
Çocuk gibi, saf, temiz, tertemiz
Yüreğinin bir köşesinde
Yer var mı bana da?
Canımı verirdim o yürek için.
Arkadaşça, sevgiyle, dostça
Bir selam gönder bana
Ama ne olur yürekten olsun
Kalbimin kilitli kapılarının ardında
Öyle sığ bir yere saklamışım ki seni
Ne fırtınalar koptu
Ne med cezirler yaşadı beynim
Yine de
Yine de ismini gönlümden silemedim
Silmedim
Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar…
O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Vurulmuş temiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi…
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe!” desem, sığmazsın.
Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab…
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
“Bu, taşındır” diyerek Kabe’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran…
Sen ki İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki; a’sara gömülsen taşacaksın… Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat…
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.