El bombası

Posted by admin Under Asker Fikralari on Çarşamba Tem 8, 2009

Askeri hastanede yatan Temel ve arkadaşlarının cinsel organları kopmuş. Sebebini soranlara Temel anlatıyor:

- “El pombasu talimu yapayuduk, pimi çektuktan sonra ona kadar sayup atmamuz emredildi, piz de parmaklarumuzla saymaya paÅŸladuk, pir, içi, uç, tört, peÅŸ, öpür ele geçmek için pompalaru apuÅŸ arasına koyalum tedük, alti, yeti, seçiz, tokuz…Bummm!!”

ADD COMMENTS

Sigara

Posted by admin Under Asker Fikralari on Çarşamba Tem 8, 2009

Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar.

Arkadasi bagirir,

-Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli!..

Temel sakin,

-Merak etme içime çekmeyrum.

ADD COMMENTS

Adam deÄŸiliz.

Posted by admin Under Asker Fikralari on Salı Tem 7, 2009

Trabzon da bir asker ocağında komutan bağırmış :

-Oradan üç adam gelsin de bana yardim etsin!
-Ses yok!
-Üç adam gelsin dedim.
-Ses yok
-Bana bakin! Üç adam gelsin dedim!
Askerlerden biri çıkışmış :
-Komutanım, biz adam değiliz, biz Laziz Laz!

ADD COMMENTS

Başçavuş Albayı tutuklayacakmış

Posted by admin Under Asker Fikralari on Cuma Tem 3, 2009

Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.

ADD COMMENTS

Boynuzlarından Tutarım

Posted by admin Under Asker Fikralari on Çarşamba Tem 1, 2009

Güney Amerikalı bir subayla bir er konuşuyorlar: - Savaşta bir düşmana rastlarsan ne yaparsın? - Vururum. - Doğru, peki bir düşman bölüğüne rastlarsan ne yaparsın? - Vururum - Olmadı. Koşup karargaha haber verirsin. Peki savaş meydanında bir inek görürsen ne yaparsın? - Vururum. - Olmadı. - Koşup karargaha haber veririm. - Yine olmadı.Boynuzlarından tutup karargaha sürüklersin. Şimdi beni görürsen ne yapacağını söyle.. - Vururum. - Olur mu canım. Ben senin komutanınım. - Döner karargaha haber veririm. - Yahu ben düşman bölüğü değilim ki. - Hah tamam. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklerim…

ADD COMMENTS

Bana geliÅŸi 8.30

Posted by admin Under Asker Fikralari on Çarşamba Tem 1, 2009

II. Dünya Savaşı sırasında Rus orduları geri çekiliyormuş… Ve Rus generali durumu kurtarmak için askerleri teşvik etmeye karar vermiş. Getirilen her ölü Nazi için 10 ruble vaad etmiş. Çatışmalardan sonra kimi 1, kimi 3 ceset getirmiş ve paralarını nakit olarak almışlar. Bir ara bir Yahudi asker, bir vagonu sürükleyerek getirmiş. Vagonun kapısını açmış, içerisi ceset doluymuş. General bunu görünce şaşırmış ve askeri kenara çekerek şöyle demiş:
- Asker, anlarsın ya bütçemiz zayıf, haydi ben sana ceset başı 7.50 ruble vereyim. Asker:
- Olmaz, demiş, Zaten bana geliş fiyatı 8.30 ruble.

ADD COMMENTS

Aşağı Attım

Posted by admin Under Asker Fikralari on Çarşamba Tem 1, 2009

Bir general, komşu ülkeden gelen konuk generale hem hava atmak, hem de erlerinin kendisine ve vatanına bağlılıklarını göstermek için, üç erini ve karılarını yanına çağırır. Erlere birer kurusıkı tabanca verir. Onları yan odaya alır ve karılarını öldürmelerini ister. Konuk generale şimdi bakınız erlerimiz nasıl itaatkar ve vatansever, der. Erler teker teker içeri girerler. Birinci er karısından özür dileyip tüm şarjörü boşaltır. Tabii karısı ölmez, kurşunlar kurusıkıdır. İkincide de aynı şey olur. Genaralin gözleri yaşarmıştır. En son giren erin ardından, iki general kurşun seslerini dinlerken, dan dan dan dan dan dan… şangırrrr, diye bir ses duyarlar. İşini bitirip çıkan ere merakla sorarlar, neydi o şangırrr sesi? diye. Er yanıtlar:
- Komutanım bana kurusıkı kurşun vermişsiniz, karım ölmeyince bende tuttum camdan aşağı attım.

ADD COMMENTS

Vatan Nedir?:)

Posted by admin Under Asker Fikralari on Pazartesi Haz 29, 2009

Temele askerde komutan sormuÅŸ vatan nedir?
Temel cevap verememiş sonra Hasan çavuşa sormuşlar
Hasan çavuş vatan anamızdır demiş.
Tekrar Temel’e sormuÅŸlar vatan nedir?
Temel : vatan Hasan çavuşun anasıdır komutanım demiş

ADD COMMENTS

CoÄŸrafya

Posted by admin Under Asker Fikralari on Pazartesi Haz 29, 2009

Bölük komutanı Ali okulunu denetliyordu.
Hasan’a sordu: - Oglum, dünya kac parcadir?
- Bes parcadir komutanim.
- Say bakalim.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.

- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanim.
- Su haritada Kayseri’yi göster bakalim.
Hasan Kastamonu’yu isaret edince:
- Oglum, orasi Kastamonu.
- Kayseri’nin bir mahallesi sayilir, komutanim.

ADD COMMENTS

Kahvaltı

Posted by admin Under Asker Fikralari on Pazartesi Haz 29, 2009

Napolyon bir sabah erkenden kalkıp nöbetçilerini kontrol etmeye başlamış. Birde ne görsün? Nöbetçilerden bir tanesi yerinde yok. Hemen aramaya başlamış. Çok geçmeden biraz ilerideki çalılıkların arasında nöbetçisini bulmuş. Asker tüfeğini ağaca dayamış, oturmuş sıçıyor. Bunu gören Napolyon hemen ağaca dayalı tüfeği kapıp askere doğrultmuş ve yaptığı şeyi parmaklayıp yemesini emretmiş. Asker istemeye istemeye söyleneni yapmış.
- Asker bu ceza sana yeter, seni bu defalık affediyorum, tekrar ederse kurşuna dizilirsin.
Deyip tüfeÄŸi askere teslim etmiÅŸ ve arkasını dönüp uzaklaÅŸmaya baÅŸlamış. Tam o sırada nöbetçi silahını Napolyon a doÄŸrultup “Dur” diye bağırmış.
- Hadi bakalım komutanım buku yeme sırası sende, yoksa seni vururum.
Napolyon çaresiz söyleneni yapmış ve parmağını buka batırıp yalamış.
Aradan uzun süre geçmiş ve savaş sona ermiş. Napolyon savaştan sağ çıkan askerlerinin arasında dolaşırken bir askerin önünde durup,
- Asker, ben seni bir yerden tanıyorum ama çıkartamadım.
DemiÅŸ. Asker hemen cevap vermiÅŸ:
- Doğrudur komutanım bir sabah kahvaltıyı sizinle birlikte yapmıştık.

ADD COMMENTS