Sınıfta öğretmen s ormuş:
-Dalda üç kuş var, birini vurdum kaç tane kalır? Çocuk cevaplamış:
-Hiç kalmaz öğretmenim. “Olur mu oÄŸlum” demiÅŸ öğretmen, “2 tane kalır.” “Olmaz öğretmenim” demiÅŸ çocuk,
-”Siz birini vurunca diÄŸerleri aptal deÄŸil ya sesten ürküp kaçarlar…” Öğretmen ÅŸaşırmış ve
-”Aferin oÄŸlum, cevabın yanlış ama düşünce tarzını beÄŸendim.” demiÅŸ. Sonra çocuk,
-”Öğretmenim , ben de size bir ÅŸey sormak istiyorum:
-Karşıdan üç tane bayan geliyor, üçü de dondurma yiyor, ama biri yalayarak, biri ısırarak, diğeri de emerek yiyor dondurmayı. Sizce bunlardan hangisi evlidir?
-”Öğretmen kızmış ama, cevap veremedi dedirtmemek için belli etmemiÅŸ,
-”Emerek yiyen evlidir” demiÅŸ. Çocuk,
-”Olur mu öğretmenim ne alakası var , parmağında yüzük olan evlidir ama düşünce tarzınızı beÄŸendim.” DemiÅŸ.
Kardes davasi..
Posted by admin Under genel on Çarşamba Haz 3, 2009Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş:
-Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı?
Çocuk hemen yanıtlamış:
-Hocam vallahi billahi ben yapmadım.
Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış:
-Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; KadeÅŸ Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım…
-Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler… Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluÄŸu Müdür Beyin odasında almış.
-Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim.
Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birÅŸey yok, ÅŸimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve KadeÅŸ Savaşını kimin yaptığını  sorarız… Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış…
Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı:
Bu yıl ödenek olmadığı için KadeÅŸÂ Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize…
Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
“Sınav sorumu soruyorum” dedi. “Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız.”
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine  rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda  kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
SAnal Mantik
Posted by admin Under genel on Salı Haz 2, 2009Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından
kalınca doğru hocasına
gider:
-”Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve
beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz
mü?”
-”Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek,
yeterli olmayanı sınıfta bırakmak deÄŸil mi?”
-”İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben
size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz , ben kötü notumu kabul edip sınıfta
kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı
geçirteceksiniz. (Hocanın
keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.)
Ve öğrenci sorar:
-”Yasal olup, mantıklı olmayan nedir?
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?”
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.
Öğrenci hemen cevap verir:
-”Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.
Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var.
Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirkeniyi not verip mezun ediyorsunuz.
Bu da ne mantıklı, ne de yasal.”
Geri zekali
Posted by admin Under genel on Pazartesi Haz 1, 2009bir öğretmen in yozgata tayını çıkmış ve gitmiÅŸ. sınıfına girince ögrencilerine sormuÅŸ bu sınıfta kendini geri zekalı hisseden varsa ayaÄŸa kalksın demiÅŸ ve hiç kimse kalkmamış …
sonradan bir öğrenci kalkmış …
öğretmen sormuÅŸ sen kendini geri zekalımı hissediyorsun ….
hayır öğretmetmenim siz ayaktaysanız hepimiz kalkmalıyız….
Matematikten sürekli zayıf notlar alan haylaz çocuğu ailesi belki bir
faydası olur düşüncesiyle Katolik okuluna gönderir. Bakarlar ki çocuk okuludeÄŸiÅŸtirdikten sonra matematikten hep tam not alıyor….
Sebebini çok merak etmeye başlarlar ve sene sonunda çocuğa sorarlar :
Katolik okuluna gitmeye başlayınca ne değişti?
Çocuk cevap verir :
Okulun ilk gününde artı işaretine çivilenmiş adamı görünce durumun
ciddiyetini anladım….
Zengin bir köy aÄŸası vefat eder. Vasiyeti açılır. Mallarının yarısını büyük oÄŸluna, dörtte birini ortanca oÄŸluna ve beÅŸte birini küçük oÄŸluna bırakmıştır. Bütün mallar paylaşılır ancak geriye on dokuz at kalmıştır. 19′u ne ikiye, ne dörde, ne de beÅŸe bölmek mümkündür. Köyün en akıllı adamına gidip akıl danışırlar . Adam da onlara yardımcı olabileceÄŸini söyler……
Der ki:
- Benim de bir atım var. Alın bunu size veriyorum. Oldu mu yirmi at? Yarısını sen al bakalım, on tane. Dörtte birini de ortanca kardeÅŸin alsın, beÅŸÂ tane. BeÅŸte birini de yani dört tanesini de en küçüğünüze verelim . On, beÅŸ daha onbeÅŸ . Dört daha ondokuz. Verin bakalım benim düldülü geriye…..
Ali ilk okul gününden geldikden sonra çantasını fırlatır. Bunun üzerine Annesi cocuga sorar neoldu diye. Cocuk da derki:
-Anne ben okula gitmek istemiyorum. Ögretmenim zaten hicbirsey bilmiyor.Herseyi bize Soruyor. Nasıl Ögretmen yaptilarsa onu…..
BEnde geliyom
Posted by admin Under genel on Pazartesi Haz 1, 2009Çocuk okula gelir, tabii bizimki ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere icinde, hoca sorar
-oÄŸlum ne oldu sana?,
-Babam dövmiştir.
Hoca sorar:
-Niye oğlum?
-Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali’den ses cikmiy Veli uyudun mi, e Veli’den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed’den de ses cikmiy Åžehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni döviy.
Bunun uzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gun okulda Sehmus daha fena dovulmus olarak gelir. Bunu goren hoca merakla gider yanina ;
-Sehmus ne oldi kim yapti,der. Sehmus:
-Bubam yapmistir.
-Niye Sehmus ne oldi? Sehmus anlatir:
-Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom , Ali uyudun mi Ali’ den ses cikmiy Veli uyudun  mi e Veli’den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed’den de ses cikmiy Seyhmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hic ses itmedim ….
Bunun uzerine  anam ile bubam bir giprasmaya basladiler  anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam  da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz  ben de Geliyom dedim…
Biyoloji dersinden  yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuÅŸmuÅŸ. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmiÅŸler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada baÅŸlarında bekliyorken demiÅŸ ki, “Bu mikroskoplarda lam’da bir böceÄŸin bacağı var, sınavınız bacağından böceÄŸi tanımak” Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiÅŸ, hoca dediÄŸi dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiÅŸ. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiÅŸ :
”Kimsin ulan sen, kapıy ı çarpıp çıkıyorsun?” Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış :
“Tanısana hadi, tanısana kim  olduÄŸumu”