can sıkıntısı

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Salı Kas 3, 2009

Sol gözü takma olan adam otobüse binmişti.Otobüs kalabalık hava sıcaktı.Bir süre sonra sıcaktan bunalan, terleyen ve canı sıkılan adam, takma gözünü çıkardı, havaya atıp tutmaya başladı.
Durumun biraz sonra farkına varan yanında oturanlar dehşetle irkildiler :
-Ne oluyor yahu!…
Adam gayet sakin gözü atıp tutmaya devam ederek cevap verdi :
-Hiç, burada canım sıkıldı da ön taraflarda yer var mı diye bakıyordum.

ADD COMMENTS

at sinegi

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Salı Kas 3, 2009

Yavru tavşan yuvasından ilk kez ayrılır ve ormanda dolaşmaya başlar. Karşılaştıgı ilk hayvana kendini tanıtır
“merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin” karşısındaki hayvan
“bende KATIR der”
tavşanın kafası karışır nasıl yani der
“katır benim annem Eşşek babamda At onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum der”
Tavşan yoluna devam eder, Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır
“merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin” hayan “ben kurtköpeği der” tavşan yine şaşırır nasıl yani der kurtköpeği benim annem köpek babamda kurt onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum der”
Tavşan yoluna devam eder, Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır
“merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin”
hayvan ben DEVEKUŞU der
Tavşan bian afallar sonra gülüp geçer…
Neyse biraz daha yol aldıktan sonra; kulağına konan hayvana dönerek:
“Ben tavşan, sen kimsin”der.
“ben at sineğiyim” deyince sittir lan it oğlu it. demiş:)

ADD COMMENTS

Amerikan teknoloji

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Salı Kas 3, 2009

Amerikalı’lar yeni bir uçak geliştiriler ve bu uçağı denemek için Arabistan’a götürürler. Bir Arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak havalanır. Arap pilot uçağı kullanırken dört motordan biri patlar.

Göstergelerde “Don’t panic. This is American technology” yazısı görülür.

Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve göstergelerde yine aynı yazı görülür. Pilot da uçmaya devam eder.

Ne var ki az sonra iki motor birden patlar. Hiç motor kalmayınca Arap pilot panikler.

Tam bu esnada göstergelerde yine aynı yazı görülür ve uçak kendi kendini yumuşak bir şekilde indirir.

Araplar pilottan bu olayı öğrenince şaşırırlar ve kendileri de böyle bir uçak yapmaya karar verirler.

Pilot biner uçağa, başlar uçmaya. Bir iki dakika sonra bir motor patlar. Göstergelerde “Don’t panic. This is Arabic technology” yazısı görülür.

Az sonra ikinci motor da patlar ve aynı yazı gözükünce Amerikalı pilot: “Ulan bizim uçağın aynısını taklit etmişler.” der.

Derken iki motor birden patlayınca uçağın kendi kendini yere indireceğini düşünen pilot göstergelerde şu yazıyı görür:
“Don’t panic. This is Arabic technology. Please repeat after me. Eşhe dü enla ilahe illallah….”

ADD COMMENTS

istihberat yarışması :)

Posted by admin Under Diger Fikralar, Kategorilenmemiş on Perşembe Haz 11, 2009

Bir gün, CIA, KGB ve MİT teşkilatlarından hangisinin daha başarılı olduğunu tespit etmek için bir “istihbarat yarışması” düzenlenmiş. Bu yarışma uyarınca, her üç teşkilatın en iyi adamlarından oluşan onar kişilik ekipleri Kongo’nun balta girmemiş ormanlarına göndermişler.
Ormanın girişinde görevlerini açıklanmış:
- “Ormana girip, en kısa sürede bir zürafa bulup getiren kazanır…”
Önce KGB liler gitmiş. 15 dakika sonra bir zürafa ile çıkagelmişler.
Sonra CIA gitmiş. 10 dakika sonra zürafa ile gelmişler.
En sonunda bizim MİT gitmiş, 7 dakika sonra bir fille dönmüşler.
Yarışmayı düzenleyenler “Bu da nedir?..” diye sorunca fil atlamış:
“Abi valla ben zürafayım…”

ADD COMMENTS

mütahit

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Salı Haz 9, 2009

cennet ile cehennem arasında büyük bir geçit varmış.cennet ile cehennem bu aradaki geçide bir köprü yapıp birbirine gidip gelmek istemişler.köprü yapımı için anlaşmışlar.yarısını cennet tarafı yarısını cehennem tarafı yapacakmış.cehennem tarafı hemen köprüyü yapmaya başlamış ve kendi paylarına düşeni bitirmişler.daha sonra cennet tarafının kendi payına düşeni yapmalarını beklemişler 1 gün 2 gün derken bakmışlarki hiçbir faliyet yok.cehennem tarafı cennet tarafına seslenmişler arkadaşlar neden başlamadınız hani anlaşmıştık onlarda cevap vermiş:ewet anlaşmıştıkta bir sorunumuz war bizde hiç mütayit yok

ADD COMMENTS

balik

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Pazar May 24, 2009

adamın  biri balık avlamanın yasak olduğu bir gösteri havuzuna
gider ve bir tane alabalık yakalar..
görevli gelir  ve:
-burada  avlanmak yasak kardeşim der.
adam  gayet soğuk kanlı bir şekilde:
-ben  avlanmıyorum  ki sadece kendi balığımı gezmeye çıkardım.
görevli:
-yokya git sen  babanı  kandır.
adam:
-inanmıyosanız  ispat ederim.
görevli:
-et de görelim  der
adam:
-benim  balığım akıllıdır  bir ıslık çalarsan hemen geri döner der
görevli gene inanmaz:
-ya sen  delimisin   kardeşim  balık hiç ıslık çaılnca geri döner mi ?
adam:
-bak şimdi diyerek balığı suya   bırakır ve ıslık çalar……

ADD COMMENTS

HASAN KIM?

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Salı May 19, 2009

temel kahvede arkadaşlarıyla oturuyoöuş bi adam gelmiş:
- hasan kim?demiş
temel:
-ben demiş
adam temeli bi güzel dövmüş
adam gittikten sonra kahvedeki adamlar temel’e neden ben hasanım dedin demişler
temel:
-kandirdim oni demiş

ADD COMMENTS

boks

Posted by admin Under Diger Fikralar, Kategorilenmemiş on Cuma May 15, 2009
Bir gün Temel Mike  Tayson  ile  ünvan maçina çikmis.
Daha ilk yumrukta Temel nakavt  olmus.
Hakem  bir , iki, üç dört.. sayarken menejeri Temel’in kulagina;
-”Sakin dokuzdan önce kalma” demis
Temel hafifden gözlerini aralayarak menejerine;

-”Saat kaç?”

ADD COMMENTS

SIMDIDEMI YENILMEDIN?

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Pazartesi May 11, 2009
Teyo pehlivan, Hasankale’de düzenlenen resmi güreşe çıkar. Rakibi Maraş’lı biridir, Maraş’lı pehlivan bizimkini yener, hakem Hasankale’li olduğundan taraf tutar yenilgiyi saymaz.

Tekrar güreşirler Maraş’lı  tekrar yener bu kez kule hakemleri kabul etmez. Maraş’lı pehlivan bu  duruma kızar, güreş başlar başlamaz Maraşlı pehlivan bizimkini  öyle bir yere çalar ki…

iki omuzu yerde  olan Teyo pehlivanın göğsüne oturur ve derki:
-“Şimdide mi yenilmedin?”

Teyo gayet pişkin  cevap verir:

-“Ben ne bilim  onrara sor….”

ADD COMMENTS

öpücüğün hikayesi

Posted by admin Under Kategorilenmemiş on Cumartesi May 9, 2009

Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı… Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip: “- Bu senin babacığım” dediğinde çok üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı. Fakat kutunun içi boştu. Kızına gene çıkıştı: “- Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?..” Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı. “- O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!..” Babası o kadar çok üzüldü ki, koştu, kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı. Aslında bütün insanlara böyle bir kutu mutlaka verilmiştir. Zor zamanlarda bu kutuyu çıkarıp içine bakabilmeyi başarmak, Mutluluğun anahtarlarından biri olsa gerek. Umarım hayat boyu Zor zamanlarında sizi mutlu edebilecek, böyle sayısız kutularınız olur. Birini ben gönderiyorum size. İçini dostluğumla, sevgimle doldurdum. Onu iyi saklayın…

ADD COMMENTS