May 09
Bir mühendis ölmüş ve büyük bir yalnışlık sonucunda cehenneme atilmiş. Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım
iyileştirmeler yapmaya baslamış. Kısa bir süre sonra cehennem, klimali odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatlari ve diger lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş. Bu arada mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok.
Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış:
-”Selam, cehennemde iÅŸler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?”
Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:
-”Ohoo.. Biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var.”
Melek sasirir:
-”Nee! Mühendis mi dedin? O adamin burada olmasi lazimdi. Çabuk onu buraya gönderin!”
?eytan: “Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasindan çok memnunum ve onu burada tutacagim!” diye çikismis.
Cennet Melegi sinirle bagirmis:
“Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!”
?eytan katila katila gülerken sunlari söylemis:
“Yok yaa! Nasil yapacaksin bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!”…
May 09
Bir ,mühendis ölmüş ve büyük bir yalnışlık sonucunda cehenneme atilmiş. Cehennemin, konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım
iyileştirmeler yapmaya baslamış. Kısa bir süre sonra cehennem, klimali odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatlari ve diger lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş. Bu arada ,mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok.
Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış:
-”Selam, cehennemde iÅŸler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?”
Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:
-”Ohoo.. Biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var.”
Melek sasirir:
-”Nee! Mühendis mi dedin? O adamin burada olmasi lazimdi. Çabuk onu buraya gönderin!”
?eytan: “Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasindan çok memnunum ve onu burada tutacagim!” diye çikismis.
Cennet Melegi sinirle bagirmis:
“Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!”
?eytan katila katila gülerken sunlari söylemis:
“Yok yaa! Nasil yapacaksin bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!”…
May 08
Adam doktora gider:
-Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı başladı. Ne yapabiliriz?
-Eve gittiğiniz zaman, karınızın arkasında, biraz uzakta durun. Normal ,bir sesle ona soru sorun. Eğer sizi duymazsa ,biraz daha yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede duyduğunu tespit edelim, ona göre tedavi uygularız.
Adam eve döner. Mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle:
-Hanım, akşam ne yiyoruz?
Kadın cevap vermez. Adam yaklaşır, tekrar tekrar sorar:
-Hanım, akşam ne yiyoruz?
Kadın yine cevap vermez. Adam iyice yaklaşıp tekrarlar:
-Hanım, akşam ne yiyoruz?
Karısı cevap verir:
- 3 seferdir köfte diyorum ya!…
May 07
Delikanlı, nişanlısını ziyarete gitti.
Birden bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Kızın annesi damat adayına:
- Bu yağmurda evinize gidemezsiniz, dedi. Kızım size yiyecek birşeyler hazırlasın. Ben de bir yatak yapayım.
Daha sonra kız yemek, annesi ise yatak yapmak üzere ayrıldılar. Az sonra geri döndüklerinde delikanlıyı sırılsıklam bir halde bulurlar:
Delikanlı:
- Şey, diye söze başladı. Eve gidip pijamalarımı aldım da..
May 07
Bir iÅŸadamı, oldukça yoÄŸun ve yorucu geçen bir seneden sonra ,tatile çıkmaya karar verir. EÅŸi de kendisi gibi meÅŸgul olduÄŸu için birlikte tatil yapacakları ,bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduÄŸu ilk uçakla oraya gider. Otele ,yerleÅŸirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta, kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akÅŸam yemeÄŸinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan iÅŸadamı, tatilini geçirdiÄŸi otelin yöneticisinin yanına gider. “Ne yazık ki tatil sona erdi…” Yönetici ÅŸaşırır ve üzülür. “Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?” İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: “Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım iÅŸinden izin almayı baÅŸarmış ve iki gün sonra burada olacakmış…”
May 06
Bir gün, bir kral varmış ölmek üzereymiş 3 te oğlu varmış.Kral oğullarına demişki ,eğer ben ölürsem pembe kuzuya çok iyi bakın demiş.Oğullarıda peki babacığım demişler.Bir gün pembe kuzu kaybolmuş.Kral en büyük oğluna çabık pembe kuzuyu bul ve bana getir demiş oğluda hemen bulacağım babacığım demiş.Oğlu pembe kuzuyu bulmak için tüm ülkeyi dolaşmış ama bulamamış.Babasının yanına gitmiş. babacığım ben tüm ülkeyi ,dolaştım ama pembe kzuuyu bulamadım demiş.Kralda hemen bunun kellesini kesin demiş kralın büyük oğlu ölmüş.Ortancı oğluna söylemiş oda tüm ülkeleri gezmiş ama pembe kuzuyu bulamamış.Kral ortancı oğlununda kellesini kestirmiş.Sıra son oğluna gelmiş oda tüm dünyayı gezmiş ama pembe kuzuyu bulamamış.Sonra düşünmüş demişki, kendi kendine babam 2 abimide öldürdü bende kuzuyu bulamadım demiş bana kıyamaz gidiyim söliyim bulamadığımı demiş.Kral sonuncu oğluna bir gün kuzuyu bulması için bir şans vermiş.2 adam birbirinle konuşuyormuş biri ben peygamberim ben peygamberim diyorlarmış.Sonra yaşlı bem beyaz sakallı adam gelmiş demişki sakallarını okşayarak halla halla ben bunları ne zaman yarattım demiş.sonra bir tren istasyonunda bir kadın ve bir maymunu varmış.Maymun, arkadaki adama ikide bir ensesine vuruyormuş.Adam kadını uyarmış bir kez daha yaparsa, camdan aşağıya maymununuzu atarım demiş.Maymun yine vurmuş bu sefer maymunu camdan aşağı fırlatmış.Kadında bahığra ,bağıra alamış trenin sahibide maymunu bulupta getirelim kadıncağaz alamasın demiş.Sonra çalılıkların arkasından bir çıkırtı bir ses gelmiş sizce o kim ? bilemediniz sölüyorum pembe kuzuymuş
May 05
Nasreddin Hoca ile arkadaÅŸları Konya’da bir eve akÅŸam yemeÄŸine davet edilmiÅŸler. Ev eski ve ahÅŸap, bastıkça tahtalar gıcırdıyor, hoca laf atmış :
-Evin tahtaları ses veriyor!
Adam ukala ya :
-Bizim ev pek sofudur, ara sıra zikreder!
Hoca laf altında kalır mı :
-Ya aşka gelip secdeye varırsa?
May 04
Genç kadın bebegin güzelligi karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri, kalkık bi burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördügü en cana yakın kız çocuguydu.
Onun ipek yanaklarını doya doya öpmek ve cennet kokusunu içine çekmek için egildiginde;
Dokunma bana…” diye bir ses duydu.
”Beni okÅŸamaya hakkın yok senin…”
Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı. Bebekle kendisinden başka kimse yoktu içeride.
Aynı sesi tekrar duydugunda bebege döndü. Aman allahım!.. Yeni dogmuş görünmesine ragmen konuşan oydu.
”Bana yaklaÅŸmanı istemiyorum” diye devam etti.
”Hemen uzaklaÅŸ benden…”
Kadın, biraz olsun kendini toparlayarak:
”Çocuklarımız hep erkek oluyor” dedi.
”Onlar da güzel ama kız çocukları baÅŸka. Bu yüzden seni öpmek istedim.”
”Beni öpemezsin” diye aglamaya baÅŸladı bebek.
”Benim de seni öpemeyecegim gibi…”
”Neden?” diye sordu kadın. ”Neden öpemezsin ki?”
Bebek, hıçkırıklara bogulurken:
”Bunun sebebini bilmen gerekir” dedi.
”Düşünürsen mutlaka bulacaksın…”
Kadın, neler olup bittigini hatırlamak üzereyken kendine geldi. Özel bir hastanenin en lüks odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu. Aile dostları olan tanınmış doktor, odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çıkarıp kadına uzatırken:
”GeçmiÅŸ olsun hanımefendi” dedi.
”BaÅŸarılı bir kürtajdı dogrusu.
Ha..! Sahi, ”kız”mış aldırdıgınız bebek.”
May 04
Bir pastanın üç otuz paraya satıldıgı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu;
”Çikolatalı pasta kaç para?..”
”50 cent!..”
Çocuk cebinden çıkardıgı bozuklukları saydı. Bir daha sordu;
”Peki dondurma ne kadar?..”
”35 cent” dedi garson kız sabırsızlıkla.. Dükkanda yıgınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koÅŸuÅŸturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki.. Çocuk parasını bir daha saydı ve;
”Bir dondurma alabilir miyim lütfen” dedi.
KIz dondurmayı getirdi, fişi tabagın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi, fişi kasaya ödedi.
Garson kız masayı temizlemek üzere geldiginde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan yaşlar temizleyecekti.
BoÅŸ dondurma tabagının yanında çocugun bıraktıgı 15 centlik bahÅŸiÅŸ duruyordu…