Kas 03
Küçük Kayseriliye hocasi sormus :
- Alti kere alti?
- Otuz dokuz.
- Otur, sifir.
Arkadasi sorar :
- Bildigin halde neden otuz dokuz dedin?
- Pazarlik edecektim, anlamadi…
Tem 16
Kayserili birgün hayvan pazarına bir öküz almaya gitmiş karadenizlinin birisiyle pazarlığa tutuşmuş anan aşağı baban yukarı pazarlığı bitirmişler kayserili parayı vermiş öküzü alıp gitmiş aradan bir iki saat geçmemiş bunlar tekrar karşılaşmışlar Karadenizli kayseriliye hani siz kayserililer çok uyanıktınızya ben seni kazzıkladım sana sattığım öküzün ayağı topaldı demiş tabi bizim kayserilide hemen yapıştırmış, o da bişeymi benimde sana verdiğim parala sahteydi.
Tem 07
Yahudi’nin biri pazara topal esegini satmak için götürür fakat aliciyi kandirsin diye esegin tirnaginda bir çivi çakar. Esege bir Kayserili müsteri çikar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, “içinden çiviyi çikaririm eÅŸek düzelir,” diye düsünür. Parayi verir eÅŸeÄŸi alır. Yahudi ertesi gün sagda solda övünür: “Siz Kayserililer açik gözüz diye övünürsünüz, esek anadan dogma sakatti o çiviyi ben çaktim aliciyi aldattim!” Duyanlar esegi alan Kayserili’ye kosup anlatirlar. Kayserili eline dizine vurur: “Tuh yahu, verdigim para sahte olmasaydi bayagi kaziklanmistim!”
Haz 18
Bir gün Kayserilinin biri İstanbula iş aramaya gider ve gezerken fabrikanın birinde iş ilanı görür güvenliğe gider oda müdürün yanına gönderir. Selamınaleyküm der ve müdürün odasına girer müdürde Aaleykümselam der buyur nasıl yardımcı olabilirim diye adama sorar.
Adam;
-Ben iş müracaatı için geldim der.
Müdür adamın konuşmasından Kayserili olduğunu anlar ne iş yaparsın diye sorar. Adamda ne iş olursa yaparım yeterki iş olsun der.Müdür gülmeye başlar, adam müdür gülünce acaba yanlış bir şey mi söyledim der. Kendi kendine müdür hemşerim sen nerelisin der, adam Gayseriliyim deyince müdür yine güler adam niye gülüyorsunuz deyince müdür bende Gayseriliyimde ondan gülüyorum. Adam dayanamaz sorar müdürüm sen kaç senedir burda müdürsün?
Müdür 3 senedir niye sordun?
Adam daha bu fabrikayı 3 senedir üstüne yürütemedin mi sen nasıl Gayserilisin deyince müdür yürütmeye yürütecektim de fabrikanın sahibi de Gayserili..
Haz 18
Köyden Kayseri’ye gelen köylü sabah kahvaltısı için bir lokantaya girmiÅŸ. Sabahın erken saatleri olduÄŸu için oldukça kalabalık olan lokantada yer bulamayan köylü kasiyerin yanındaki küçük masaya oturmuÅŸ.
Garson gelince mercimek çorbası söylemiÅŸ, fakat bizim köylünün karnı çok acıkmıştır ve çorba gelene kadar ekmek sepetindeki bütün ekmekleri yemiÅŸ.. Çorba gelince onu da içmiÅŸ. Giderken kasada oturan Hacı AÄŸa’ya borcunu sorduÄŸunda Hacı AÄŸa: “EkmeÄŸin parasını ver de çorba bizden olsun” demiÅŸ.
Haz 18
Bir gün temel kayseriyi cok merak edip kayseriye gider.Kayseriye varinca yuksek bir bina temelin dikkatini ceker ve bakmaya baslar. O sirada uyanik bir kayserili temelin yabanci oldugunu gorur, yanina gelir ve sorar, Nereye bakiyorsun sen? Temel cevap verir ha su pinaya bakayrum. Kayerilide derki o bina benim, kacinci kata baktiysan o kadar para vereceksin bana der. temelde düsünür sonra 5. kata baktim der ve 5 milyon verir. kayserili parayi alip hemen kacar.
Temelde kendi kendine; bide bu kayserililere uyanik derler 13. kata baktim 5. kat parasi verdim enayiye…
Haz 18
Çanakkale Muharebesinde Kayseri`li bir nefer topunun başına nöbete gelmiş. Muharebenin şiddetli bir zamanı değilmiş, şurada bir abdest tazeleyim demiş. Tüfeğini de topun üzerine bırakmış.
-Topum, tüfeğimin emaneti sana, diyerek ilerideki çukura gitmiş. Bu sırada komutan gelmiş, bakmış ki topun başında kimse yok, bir de nefer tüfeğini topun namlusuna asmış. Çok hiddetlenmiş, şu tüfeğini alayım da hesabını versin bakalım diye kızıp köpürmüş ama tüfeği de topun namlusundan bir türlü sökemiyormuş. Komutan:
-Ulan uyanık Kayseri`li bu tüfeğe ne yaptı da sökülmüyor böyle diye düşünürken Kayseri`li de çıkagelmiş. Komutan açmış ağzını yummuş gözünü, demediğini bırakmamış.
-Şu tüfeği de nasıl yapıştırdıysan sök yerinden demiş. Nefer:
-Yapıştırmadım komutanım demiş. Topa yaklaşmış:
-Topum tüfeğimi geri ver demiş ve komutanın şaşkın bakışları arasında tüfeği almış. Komutanın gözleri yaşarmış, askeri kucaklamış ve onunla helalleşip yanından ayrılmış.
Haz 17
Padişahın biri:
- “Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın
vereceÄŸim!”
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
1.Yalancı:
- “Bir kuÅŸ, aslanı kapıp yuvasına götürdü.”
PadiÅŸah:
- “Bunun neresi yalan?..”
- “KuÅŸ kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..”
2.Yalancı:
- “KomÅŸu ülkede bir eÅŸeÄŸi kral yaptılar!..”
PadiÅŸah:
- “Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş.
Taç da pencerenin altındaki eÅŸeÄŸin başına geçmiÅŸ. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..”
3.Yalancı:
- “PadiÅŸahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra
geri döndü!”
PadiÅŸah:
- “Senin ok bir aÄŸacın üstüne düşmüştür. AÄŸaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiÅŸtir.”
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- “PadiÅŸahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın
almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver.
Yalan deÄŸil dersen borcunu öde!..”
Haz 12
Kayserilileri kızdiımak için,
eşek etinden pastırma yaptıklarını her fırsatta soyleyen biri yine bir
Kayseriliye
bunu sormuÅŸ :
-Sizde eşek etinden pastırma yaparlarmış
doÄŸru
mu?
Kayserili adamı rahatlatmış :
-Kayseri`ye gidecek misin?
-Yok, gitmeyecegim!
-O halde merak etme!
Haz 12
Kayserilinin biri berbere
gitmiş.Sırtını aynaya dönerek berber sandalyesine ters oturmuş.
Berber
:
-Efendim niçin ters oturuyorsunuz? diye sorunca şu cevabı vermiş
:
-Zabah
zabah Gayserili yüzü görmeğ istemem de!