Kas 03
Çok eskilerde türkiyede yaÅŸayan vatandaşımız uzun senler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuÅŸuyormuÅŸ…türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında..
telefonda sormuÅŸ
- eskiden çok karizmatik bir adam vardı ismi ecevitdi ve bir de çok klasik bir politikacı olan birisi vardı..demirel..şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar diye
bizimkisi cevaplamış
- ikisi de duruyor..ikisi de başımızda hala…yanlız bitakım deÄŸiÅŸiklikler oldu..birinin karizması gitti “tik” i kaldı…diÄŸeri ise klasiÄŸi gitti “*ik” i kaldı…onunla da anamızı belledi..biz de ona “baba” diyoruz artık …
Haz 12
Milletvekilinin biri bir köyu gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.
Yanındaki köylüye sormuş;
Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ?
Efendim, demiş köylü, o zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.
Akıllıca ,demiş vekil peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?
Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda
Haz 09
Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basin hergün kendisiyle ugrasiyordu. Nihayet :Â
-Öyle bir sey yapayim ki, gazeteciler mat olsun, diye düsündü ve ilan etti :Â
-Pazar günü saat 10′da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecek.Â
Pazar sabahi saat 10′da tüm basin mensuplari toplandilar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye basladi. Karsi kiyiya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehsetle açilmisti.Â
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su baslik okundu :Â
-Bakan yüzme bilmiyor!
Haz 09
Adamin biri Erzurum’a vali tayin edilmis. Gitmis, görevi devralmis. Halki ve çevreyi tanimak için çiktigi gezilerin birinde köy halkina sormus : -Simdiye kadar Erzurum’a tayin edilmis valiler içinde size en çok hizmet eden hangisiydi?Â
Köylünün biri cevap vermis :Â
-Sizden iki önceki valiydi ; Mehmet Pasa.Â
-Yaaaa, öyle mi, peki size ne gibi hizmetler yapti?Â
-Daha Erzurum’a gelirken, yolda, Bayburt’ta öldü!
Haz 09
Amerikalı bir hükümet yetkilisi Åžili’deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Åžili’ye gitmiÅŸ. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiÅŸ ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmiÅŸler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuÅŸ. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiÅŸ. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını ve bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiÅŸ, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiÅŸ. Hapishane görevlisi ‘efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduÄŸu için ÅŸimdilik mumla idare ediyoruz’ demiÅŸ.
Haz 09
Bir gün CumhurbaÅŸkanı çocuk parkından geçerken çocuÄŸun birinin uçurtmasını indirmeye çalıştığını ama bir türlü indiremediÄŸini görmüş ve yardım etmek istemiÅŸ. ÇocuÄŸa:Â
-’Ben sana yardım ediyim demiÅŸ.’ çocuk ise şöyle demiÅŸ:Â
-’Sen onu indiremezsin amca, çünkü üzerinde enflasyon yazıyor.’ demiÅŸ.
Haz 09
İçip kafayı bulan bir sarhoÅŸ, sokakta ‘öküz baÅŸbakan öküz baÅŸbakan’ diye sayıklıyormuÅŸ. İki polis adamı karakola götürmüşler. Sonra adam mahkemeye çıkmış. İdam cezası almış. İdam edilmeden önce cezasının nedenini sormuÅŸ:Â
-Bu ülkede demokrasi vardı hani? Herkes istediÄŸini söyler.Â
-Senin suçun o deÄŸil ki..Devlet sırlarını açıklamak…
Haz 09
Siyasal gerginliÄŸin dşında iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulastığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oÄŸlan, akÅŸam üstü okuldan gelmiÅŸ… Kapıdan girer girmez:Â
‘Anne!’ diye seslenmiÅŸ, ‘ben Alman oldum!’Â
Annesi:’O nasil söz? Sakın bir daha tekrarlama…’Â
‘Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik. Ben Almanım artık…
‘Annesi ’sus’ bakayım diye tiz perdeden bağırırken,babası da içerden duyup kosmuÅŸ. Bir tokat, bir tokat daha… Çocuk bir yandan yediÄŸi dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuÅŸmasını sürdürüyormuÅŸ:Â
‘Åžu dünyanin iÅŸine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!…’
Haz 09
ABD Başkanı Bill Clinton, İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit, bir gün, bir toplantıda bir araya gelmişler.
Tabii, 3 lider bir arada olur da, sormaz mı gazeteciler? Önce Clinton’a sormuÅŸlar:
“ABD’de bir memur ne kadar parayla geçinir? Siz kaç para veriyorsunuz?” Cevap vermiÅŸ Clinton:
“Valla ben, 2 bin dolar veririm. Bin doları ile geçinirler… Geri kalan bin doları ne yaparlar, nerede harcarlar, hiç sormam!”
Gazeteci, aynı soruyu Blair’e de sormuÅŸ… O da cevap vermiÅŸ: “Ben, memuruma 3 bin sterlin veririm. Geçinmesi için 2 bin sterlin yeterli. Artan bin sterlini ne yapar, nerede harcarlar, beni hiç ilgilendirmez!”
Her ikisinden bu cevapları alan gazeteci, bu defa da Ecevit’e sormuÅŸ aynı soruyu:
“Türkiye’de bir memurun geçim standardı nedir? Kaç para ile geçinebilirler? Siz kaç para veriyorsunuz?”
Ecevit ne dese beÄŸenirsiniz?
“Valla, Türkiye’de bir memurun geçinebilmesi için en az 300 milyon lira lâzım. Ama ben 150 milyon lira veriyorum!.. Geri kalan 150 milyonu nereden bulurlar, nasıl geçinirler beni hiç ilgilendirmiyor!”
Haz 09
Adamın birinin bir papaÄŸanı varmış.PapaÄŸan devamlı televizyonÂ
seyrediyormuÅŸ.Adamda iÅŸten eve evden iÅŸe giden bir kiÅŸiymiÅŸ.Bir günÂ
adam papaÄŸanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve iÅŸe gitmiÅŸ…Â
Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papaÄŸan bağırmayaÂ
baÅŸlamış. KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN POLİS V.S.Â
Ekip aracı hemen durup sesin geldiÄŸi yere ateÅŸ etmeye baÅŸlamış.EvÂ
darmadağın olmuÅŸ.Eve gelen adam hayretler içinde bakakalmış.NeyseÂ
diyerek evi yaptırmış. Ertesi gün aynı olay tekrarlayınca adam eviÂ
gözlemeye baÅŸlamış.Ekip aracı karşıdan görününce baÅŸlamış papaÄŸan yine slogan atmaya tabi polis te ateÅŸ etmeye. Durumu gören ev sahibi papaÄŸanı alıp tavuk kümesine atmış.PapaÄŸan kümeste baÅŸlamış volta atmaya bunu gören tavuklar gülüyorlarmış.Â
PapaÄŸanın kafasıda atmış, tavuklara dönüp şöyle demiÅŸ…Â
-Ne gülüyonuz lan ben sizin gibi fahiÅŸelikten yatmıyorum.Düşünce suçundan yatıyorum…